Kamu hastanelerinde kriz büyüyor; anjiyo için bir yıl sonrasına randevu!

Kamu hastanelerinde randevu krizi hayati tetkiklere erişimi de zorlaştırdı. Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde BT koroner anjiyo yapılması gereken bir hastaya 15 Nisan 2027’ye randevu verildiği belirtildi. MR, ultrason, mamografi ve endoskopi gibi işlemler için de yurttaşlara aylar sonrasına gün veriliyor. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Talat Kırış, bu tablonun hayati risk yarattığını söyledi.

Kamu hastanelerinde randevu bulmak giderek zorlaşırken, kriz artık yalnızca poliklinik muayeneleriyle sınırlı kalmadı. Birgün’ün haberine göre Kalp, onkoloji ve yan dallar başta olmak üzere hayati branşlarda hastalar randevu için uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Muayene sonrası istenen tetkiklerde de benzer tablo yaşanıyor; anjiyo, MR, ultrason, mamografi ve endoskopi gibi kritik işlemler için yurttaşlara aylar, hatta bazı örneklerde bir yıl sonrasına gün veriliyor.

Randevu krizinin son örneklerinden biri Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde yaşandı. Sosyal medyada paylaşılan ve bir kalp hastasına ait olduğu belirtilen belgeye göre, BT koroner anjiyo yapılması gereken hastaya 15 Nisan 2027 tarihi için randevu verildi. Aynı iddiaya göre, sırayı öne çekmek isteyen hastadan “katkı payı” adı altında bin 800 TL talep edildi.

Sorun yalnızca BT koroner anjiyo ile sınırlı değil. Kamu hastanelerinde MR, ultrason, mamografi ve endoskopi gibi işlemler için de uzun bekleme süreleri oluştu. Randevu bulamayan hastalar ya yüksek ücretli özel hastanelere yönelmek zorunda kalıyor ya da tetkik ve tedavi sürecinin gecikmesini bekliyor. Bir yurttaş annesine endoskopi için beş ay sonrasına gün verildiğini aktarırken, başka bir yurttaş mamografi sırasının ücret karşılığında erkene çekildiğini söyledi.

Muayene süresi 5 dakika!

Kamu hastanelerinde hastalara ayrılan muayene süresinin 5 dakikanın bile altına düşmesi ve bir yılda 1 milyara yakın başvuru yapılması sistemdeki yoğunluğu artıran başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle onkoloji, kalp ve yan dal polikliniklerinde randevu bulmak hastalar açısından ayrı bir sorun haline geldi.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Talat Kırış, sağlık sistemindeki tıkanmanın hayati risk yarattığını belirtti. “Bugün maalesef 5 dakikada bir hasta bakılan polikliniklerin yanında, önemli tetkikler ve cerrahi girişimler için de uzun zamana randevu verildiğini görüyoruz.” diyen Kırış, BT koroner anjiyografinin basit bir tarama testi olmadığını anlattı. Bu tetkikin sonucuna göre acil müdahale gerekebileceğini söyledi. Kırış, kendi sağlık geçmişini de hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

  • “Buradan çıkan sonuç hastaya acil müdahale gerektirebilir. Bu durumu bizzat yaşamış biri olarak sorunun çok ciddi olduğunu söyleyebilirim. 1 buçuk yıl önce BT anjiyografiyi takiben acil olarak koroner by pass ameliyatı olmuş bir hekimim. Her ne kadar her hastada aynı durum söz konusu olmasa da bu tetkiki beklerken bir hastanın bile zarar görmesi, olmaması gereken bir durumdur. Kaldı ki ameliyat gerekmese bile buradan elde edilecek sonuçla düzenlenecek medikal tedaviden ya da uygulanacak koroner stent tedavisinden de hasta yoksun kalacak ve yine yaşamsal risk de dâhil, gelişebilecek ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilecektir.”

Prof. Dr. Talat Kırış, randevunun öne çekilmesi için yurttaşlardan katkı payı alınmasının ya da hastaların özel sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Sağlık alanında kamusal kapasitenin daraltıldığını söyleyen Kırış, çözüm için birinci basamaktan başlayan planlama, sağlığa bütçeden daha fazla pay ayrılması, mevcut kamu sağlık kuruluşlarının ve devlet üniversitesi hastanelerinin modernleştirilmesi ile ihtisas hastanelerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Kırış, iktidarın sağlık politikalarını da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

  • “İktidar bir yandan içlerinde özelleşmiş kalp hastaneleri de olan aktif çalışan bir çok hastaneyi kapatarak bir yandan da kamusal sağlık alanını daraltarak bu sıkıntılara zemin hazırlamıştır. Her zaman söylediğimiz gibi daha iyi bir sağlık sistemi mümkün. Birinci basamaktan başlayarak yapılacak planlamalar, bütçeden sağlığa daha fazla pay ayrılması, mevcut kamu sağlık kuruluşlarının ve özellikle devlet üniversitesi hastanelerinin modernleştirilmesi, ihtisas hastanelerinin arttırılması, bu yolda atılacak ilk adımlar olmalı.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin