Kafka’nın davasından Gergerlioğlu’nun davasına

YORUM | NURULLAH ALBAYRAK 

Franz Kafka, dünyaca ünlü Dava adlı eserinde “ulaşılması mümkün olmayan bir otoritenin aldığı hukuksuz ve keyfi bir karara karşı sıradan bir bankacı olan Joseph K.’nın mücadelesini” anlatır. Joseph K. neden gözaltına alındığını dahi bilmez. Dönem “korku çağıdır” ve onun hakkında açılmış bir dava vardır. Joseph K. önceleri içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışır, çünkü yaşadıkları anlamsızdır. Ne gibi bir suç işlediği ya da hangi yasa gerekçe gösterilerek tutuklandığı kendisine söylenmez. Sonra fark eder ki toplumda hiç kimse sürecin farkında değildir, ancak karşılaştığı herkes onun suçlu olduğunu kabul eder.

Kafka’nın Dava’sını okuyanların aklına, Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi’si de gelebilir. Marquez romanında, “işleneceğini herkesin bildiği bir cinayeti,  Santiago Nasar’ın öddürülmesini” anlatır. Aslında Santiago Nasar ve Joseph K.’nın ortak bir noktası yoktur. Neden bu iki eser birbirini çağrıştırır? Bu sorunun cevabı her iki toplumun duyarsızlığında yatmaktadır, tıpkı bizim ülkemizde var olan duyarsızlık gibi. Marquez, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı zihniyetin zamanla nasıl bir toplumsal duyarsızlaşmaya dönüştüğünü resmeder.

Her iki eserin de resmettiği toplumu uzaklarda aramaya gerek yoktur. Sadece kafalar kaldırılıp etrafa bakıldığında var olan duyarsızlığı iliklere kadar hissetmek mümkün. İnsanlar, kendi mahallesi, camiası, cemiyeti, partisinden olmayan kişilerin yaşadığı zulüm insanlığa karşı suç bile olsa duymuyor ve görmüyor. Küçük çocuklar, bebekler Meriç’te boğuluyor ama insanlar yaşanan bu felaketi umursamıyor. İnsanlar gündüz vakti ailelerinin yanından kaçırılıyor ama yok böyle bir şey diyerek yaşananları duymazlıktan gelmeyi tercih ediyor.    

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

2013 yılı sonunda ortaya çıkan ve 2016 yılının ikinci yarısından itibaren artarak devam eden zulüm yönetimi bir yandan masumlara yönelik her türden hukuksuzluğu meşru göstermeye çalışmış, diğer taraftan ise toplumu aşama aşama duyarsızlaştırmıştır. Oluşan duyarsızlık neticesinde de hakkı, hukuku, ahlakı, vicdanı, insanı/insanlığı savunacak mekanizmalar birer birer kapatıldı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu Kafka’nın romanlarına konu olmuş birisi değil, Marquez’in eserlerinde de adına rastlanmaz. Hatta herhangi bir romanın şimdilik kahramanı da değildir. Ama yaşadıkları ve içinde bulunduğu toplumun karakteri/dönüşümü eserlere konu olacak kadar önemli. Sayın Gergerlioğlu, içinde bulunduğumuz dönemde yaşanılan zulme ses çıkaran, insan haklarını savunmaya çalışan sadece birkaç insandan birisidir. Sadece ve sadece, insan haklarını savunduğu için, masumların, mazlumların, haksızlığa uğrayanların sesi olduğu için, insanlar kaçırılıyor buna son verilsin dediği için, kadınlara yönelik yürütülen çıplak arama rezaletine son verin dediği için hedef olmuştur.

Sadece attığı bir tweet gerekçe gösterilerek dava açılmış, milletvekili dokunulmazlığı dikkate alınmadan yargılamaya devam edilmiş ve yine attığı bir tweet gerekçe gösterilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir. Teamüllere de aykırı olarak Yargıtay tarafından dosya öncelikli olarak incelemeye alınmış ve ifade hürriyeti yok kabul edilerek karar onanmıştır. Yargıtay’ın onama kararı sonrasında Cumhurbaşkanlığı dosyayı Meclise göndermiş ve Gergerlioğlu’nun vekilliği düşürülmüş, ardından Pazar sabahı gerçek dışı iddialarla Meclis lavabosunda abdest aldığı esnada onlarca polis tarafından sürüklenerek gözaltına alınmış ve tüm bu olanlar duyarsızlaşmış bir toplumun gözü önünde yaşanmıştır.

Siyasi iktidar sesi gür çıkan son insan hakları savunucusunun da sesini kısmayı hedeflemektedir. Gergerlioğlu bu ülkede insana, insan hakkına, adalete, hukuka, ahlaka, vicdana inanan her bir birey için, siyasi görüşüne, inancına, camiasına bakmaksızın mücadele etmiştir.

İnsan hakkına, adalete, hukuka, vicdan gibi değerlerden birine, birkaçına ya da tümüne saygısı ve inancı olan her bir birey Gergerlioglu’nu savunmalıdır. Eminim ki zulüm sahipleri de bir gün insan haklarının savunulması ihtiyacı hissedecekler ve Gergerlioğlu o gün onların da hakkını savunacaktır. Gergerlioğlu’nun davası insan haklarını savunmaktır… Mağdurun, hepimizin hakkını savunmaktır… Gergerlioğlu bu ülkenin bir değeridir ve bu değere sahip çıkmak bu ülkenin hanesine çok büyük bir kazanç olarak yazılacaktır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin