İstikrarın nimetleri [Sefer Can]

Türkiye’de rejimi değiştirecek referanduma giderken tarafların stratejisi netleşmeye başladı. AKP siyasi muhalefeti bloke edecek adımları her zamanki gibi başarıyla atıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar ‘yavru muhalefet’ diye kızdırdığı MHP artık iktidarın bir parçası. Erdoğan olsa ‘yavru AKP’ derdi. Parti olarak çok konuşmaya gerek yok ama tabanın bu teslimiyetçi tavrı onaylamama ihtimali az değil. CHP ise önüne yumak atılmış kedi gibi günlerdir Osmanlı tartışması yapıyor. Erdoğan, Ana muhalefetin bu halini o klasik müstehzi gülüşüyle seyrediyor muhtemelen.

AKP, işsizlik, ekonomi ve güvenlik üzerinde duran bir konseptle kampanya yapacak. O konuların yumuşak karın olduğunu onlar da tespit etmiş demektir. Akıllı muhalefet, rakibinin zayıf noktalarına çalışır. CHP ise tersine AKP tabanını kemikleştirecek işler yapmaya devam ediyor. Anlaşılıyor ki sandıktan ‘hayır’ çıkarsa, kurumsal değil toplumsal muhalefet başaracak. Yine de çıkmamış candan umut kesilmez CHP, toplumun nabzını yakalayabilir. Bunu, vatandaş mesajlarına karşı alıcıları açık vekiller yapabilir. Lakin CHP hantal bir gemi manevra yaptırmakta zorlanırlar. İktidar HDP için ise kolayını buldu. Biraz öne çıkanı tutuklayıveriyorlar, iş bitiyor.

AKP 15 yıldır tek başına yönettiği ülkede, işsizlik, güvenlik ve ekonomiyi nasıl sorun olmaktan çıkaracağını anlatırken zorlanmayacak. Çünkü terör, Genelkurmay başkanıyken kendini Antalya’da tapu kadastro Müdürü sanan Kenan Evren döneminin eseri! Ekonomiyi İsmet İnönü batırdı! İşsizlik ise Tansu Çiller’in bıraktığı miras! AKP çok başlılık ve istikrarsızlığı ortadan kaldırarak bu sorunları çözecek! Fıkra gibi ama Binali Yıldırım ‘çift başlılığı ortadan kaldırmak istediklerini’ açıkladı. Biz de onlara yardımcı olalım; tek başlı ve istikrarlı yönetimin nimetlerini sayalım, bakarsınız kampanyada kullanırlar.

İSTİKRAR EN ÇOK DIŞ POLİTİKADA İŞE YARIYOR!

z6Tek başlı ve istikrarlı bir dış politikada manevra kabiliyetiniz acccayip artıyor. İstediğin zaman ‘kardeşim Esad’ istediğin zaman ‘katil Eset’ diyebiliyorsun. İngiltere’yi Kıbrıs’tan 10 bin askerle çıkarma yapıp 15 Temmuz’da ülkeyi işgal etmek için pusuda beklemekle suçlayabiliyorsun. İki gün sonra aynı İngiltere’nin savaş uçağı projesini finanse etmek için 100 milyon Pound verebiliyorsun.

Ankara bombasını Erdoğan’ın Azerbeycan gezisini sabote etmek için Rusya’nın patlattığını ileri sürüp ‘Putin’in parmak izi’ manşeti arttırabiliyorsunuz. Çok geçmeden Putin bölgedeki abiniz oluyor, Halep’te teröristlere birlikte operasyon yapıyorsunuz!

Aynı salonda bir yıl önce çekilen fotoğrafın altına “Birinci Dünya Savaşı’ndaki müttefikimiz Almanya ile birlikte o günkü düşmanımız bugün de terörle mücadeleye destek vermeyen İngiltere ve Rusya’ya mesaj” diye yazıyorsunuz. Bugün tıpatıp benzeyen karenin altına tam tersini iddia ettiğinizde ‘bi dakka ya bizimle alay mı ediyorsunuz?’ diye soran olmuyor.

İÇ POLİTİKADA HER KAPIYI AÇAN ANAHTAR

z5İstikrarlı ve çok başlılıktan kurtulmuş bir ülkede iç politika da çok kolay ve verimli hale geliyor. Oy avcılığı yapmak adına önce Kürt milliyetçisi HDP ile koalisyon kurabiliyorsun. Vekilleri postacı gibi kullanıp Abdullah Öcalan’la Kandil’deki örgütü arasında mektup taşıtabiliyorsun. ‘Seni Başkan yaptırmayacağız’ diye yan çizerlerse masayı devirip hepsini örgüte yardımdan tutuklayabiliyorsun. Ardından tam ters istikamete dönüp Türk milliyetçisi partiyle kol kola girebiliyorsun. Kimsenin tutarlılık sorgulamasına kalkışmasına izin vermiyorsun.

Yüzde 50 oy alıp seçim kazanmış bir başbakanı devirmen bir haftayı bulmuyor. Seçilmiş sınıf başkanını değiştirsen işiteceğin itirazların binde biri bile çıkmıyor. “Ahmet (Davutoğlu) sen kalk, Binali (Yıldırım) sen otur” diyorsun, iş bitiyor. Başbakan görevden almak bakkaldan yumurta almaktan daha kolay oluyor. İçişleri bakanı için birkaç dakika yetiyor. ‘Abrakadabra püf’, adam yok oluyor; kendisinden bir daha haber alınamıyor.

İSTİKRAR EN ÇOK EKONOMİYE YARIYOR

Ekonomide tek başlı yönetim mucizevi sonuçlar veriyor. Milli geliri bir gecede yüzde 30 artırabiliyorsunuz. İstatistik Kurumuna emir veriyorsunuz parametreleri değiştiriyorlar; hoop oldu da bitti maşallah! İstikrarlı ülkelerde Merkez Bankası muadillerine fark atıyor. Mesela faizi artırmadan yükseltebiliyor. Gizli devalüasyon yapabiliyor ve bunu halka onları mutlu edecek şekilde sunabiliyorsunuz.

İstikrar ve tek başlı yönetimin faydaları saymakla bitmiyor. Sanki marifetmiş gibi kötü haberleri vermeye kalkan gazeteleri, televizyonları kapatıp halkın uykusunun bölünmesine engel olabiliyorsunuz. Binlerce özel okula el koyup devletin derslik ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Açılışına bakanlar ve başbakanla birlikte katıldığınız bankaya para yatıranları tutuklatıp iddianamesiz altı ay hapiste tutabilirsiniz. İçinde suç geçmeyen iddianamelerle gazetecileri yargılayıp aynı kişiye birbirine taban tabana zıt iki suçlamayı da yöneltebilirsiniz.

Ne diyorsunuz! Zaten var mı bunlar! O halde şimdi yapamadığı neyi yaparak Erdoğan, işsizliği, ekonomik çöküşü ve terörü durduracak? Yoksa zaten yapabildikleri mi asıl sorun? İyi düşünün son kez soruluyor, bir daha bu imkanı da bulamayabilirsiniz!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin