İstanbul Barosu, baro üyesi avukat Yunus Özayar’ın İstanbul Esenyurt’ta bir karakolda fiziksel saldırıya uğradığını duyurdu. “Karakolda şiddete son” diyerek yazılı açıklama yapan İstanbul Barosu; “meslektaşımızı darp eden emniyet görevlileri açığa alınmalıdır” çağrısında bulundu.
Baronun açıklamasına göre olay, 11 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 21.20 sıralarında meydana geldi.
Özayar, trafik kazasına karışan yabancı uyruklu müvekkiliyle görüşmek üzere Esenyurt Yunus Emre Şehit Kenan Kumaş Polis Merkezi’ne gitti.
AVUKATIN TALEBİ KABUL EDİLMEDİ
Görüşmenin ardından dosyayı incelemek isteyen avukata, dosyanın mevcut olmadığı, müvekkilinin herhangi bir işlem yapılmaksızın Pazartesi gününe kadar tutulacağı ve sonrasında geri gönderme merkezine sevk edileceği bildirildi.
Açıklamada, Özayar’ın müvekkili hakkında gözaltı kararı olup olmadığını ve savcılık talimatını sorması üzerine herhangi bir talimat bulunmadığının söylendiği belirtildi. Nöbetçi savcıyla görüşme talebinin de karşılanmadığı ifade edildi.
“ZORLA KARAKOLDAN ÇIKARILDI”
Baro, bu süreçte üçü üniformalı, biri sivil dört polis memurunun Özayar’a fiziksel saldırıda bulunduğunu, zor kullanılarak karakoldan çıkarıldığını ve yeniden içeri alınmadığını açıkladı.
Darp sonucu fenalaşan Özayar’ın 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığı, ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak darp raporu aldığı ve tedavisinin ardından taburcu edildiği belirtildi.
İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi, avukata yönelik şiddetin savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesine yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayarak saldırıyı kınadı.
“POLİSLER GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILSIN”
Açıklamada, olayla ilgili etkin ve tarafsız bir cezai ve idari soruşturma yürütülmesi, kamera kayıtlarının korunması ve sorumlu polislerin derhal açığa alınması talep edildi.
Baro ayrıca, söz konusu polisler görevden uzaklaştırılana kadar ilgili polis merkezinden gelen zorunlu müdafi taleplerine avukat görevlendirmesi yapılmayacağını duyurdu.

Polislerin görevden uzaklaştırılmaması halinde ilgili polis merkezinden gelecek zorunlu müdafi taleplerinin karşılanmayacağı kararının hukukla bağdaşır yani varmı?Bu düpedüz hakkım derken mokum demekten başka şey değil..Türkiyenin en sorunlu kurumları sadece yargı ve güvenlik güçleri değil,Avukatlar/Barolar da geri kalmıyor.