İskelenin anlattıkları!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Epey zaman önce görmüştüm karikatürü. O zaman için de çok anlamlı gelmişti ama sanki bugünleri birebir görmüş gibi çizmişti sanatçı.

Önce izah edeyim sonra görselini koyacağım elbette.

Belgesel kanalı izleyen bir adam, klasik anlamda aslanların zebralara saldırısını izliyordu ama seslendirme bir garipti. Saldırgan aslanları masum, kurban zebraları suçlu gibi anlatıyordu karikatür. Adam hayretle neler olduğunu sorarken, çerçevenin kenarında bir aslan meselenin iç yüzünü izah ediyordu:

“Neyşınıl’ı satın aldım!”

Kemal Ekşioğlu on Twitter: "Neyşınıl'ı satın aldım http://t.co/j1U1tnzmwB"

Olay şu:

Yazının tepesinde görselini gördüğünüz İstanbul Adalar’daki muhteşem iskele yapısı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’de iken, mahdum hazretlerinin vakfı olan TÜGVA’ya 10 yıllığına kiraya verilmiş.

Olabilir…

İstanbul, malum; özellikle bugünlerde yurtsuz kalan öğrencilerden dolayı ev kiraları uçmuş gidiyor.

Penceresiz 7 metrekarelik odaların fiyatı 2 bin TL’den başlıyor.

TÜGVA, bu tarihi bin metrekarelik mekân için ne kadar kira ödüyor biliyor musunuz?

Aylık 2 bin TL.

Normal şartlarda değil o mekânı, o mekânda bir masayı bile aylık o paraya kiralayamazsınız…

Ama kralın oğlu olunca tüm mantık, devletin hakkı filan hikâye oluyor.

Bu kadar da değil.

TÜGVA, bu mekânı kiraya alır almaz, başkalarına devrediyor.

Sözde vakıf adı altında bu mekânda kutlamalar, düğünler, nişanlar, toplantılar düzenleniyor ki, bir organizasyon bedeli ile bir yıllık kira karşılanır hani.

İBB bu durumu fark ettiği an, hukuk yoluna başvuruyor.

Hukuk bir süre dirense de artık öyle bir noktaya geliyor ki, belediyeyi haklı görüyor ve tahliye kararı veriyor.

Birincisi muazzam bir ucuzluk var. Resmen peşkeş çekilmiş iskeledeki yapı.

İkincisi, sözleşmeye aykırı olarak üçüncü kişi ve kurumlara kiraya verilmiş.

Tutulur tarafı yok yani.

Tahliye kararına direniyor vakıf.

Adalar kaymakamlığı ise işi ağırdan alıyor. Belgeler gelmedi, diyor, hık diyor, mık diyor.

Sonunda ısrarla süreci takip ediyor belediye ve tahliye etmeye gidiyor.

Bu esnada devreye içişleri bakanlığı giriyor ve belediye zabıtalarını engellemek için emniyeti görevlendiriyor.

Ve Türkiye tarihinde ilk kez, devletin polisi, devletin zabıtasıyla karşı karşıya geliyor ve tartaklama filan yaşanıyor.

Bu esnada iktidar medyası ne yapıyor biliyor musunuz?

“Neyşınıl” gibi davranıyor. Buyurun siz inceleyin…

El koymada eşkiyalara taş çıkaran bir zihniyetin paçavraları, hakkını arayan insanları eşkıyalık ve zorbalıkla suçluyor.

Şimdi bir düşünelim…

Küçücük bir iskele binasını, yüzde yüz haksız olmalarına, hukuk tamamen aleyhlerine karar vermesine rağmen hak sahibine teslim etmeyen bir zihniyet var iktidarda.

Tüm gücü ve kadroyu elinde tutuyor.

Ve bazı romantikler ise bu zihniyetin seçimi kaybetmesi durumunda kendiliğinden gideceğini filan zannediyor.

Ve soruyorum:

Küçük bir iskeleyi teslim etmeyenler, koca ülkeyi kolay kolay bırakır mı zannediyorsunuz?

Hakikaten halen bu kadar saf mısınız siz?

BU YAZIYI YOUTUBE’DA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

1 YORUM

  1. HAYRETTİN KARAMAN hocama sorular:
    Hayrettin hocam, önce selam ve hürmetlerimi sunar, o mübarek ellerizinden öper, sağlığınız için duacı olduğumuzu arz ederim.
    Hocam, siz bizim büyüklerimizin büyüğü, hocalarımızın hocası, alimlerimizin alimisiniz. Fıkıhta yıldız değil, kocaman bir güneşsiniz. Bu sebeple güzel ülkemizde bizleri rahatsız eden bazı meseleler hakkında size sorular sormak, fetvanızı duymak istiyoruz.
    Hayretin hocam, İstanbul´da yine CeHaPe´nin temsil ettiği tek parti zihniyeti hortladı, TÜGVA´mızı anasının ak sütü gibi helal İskele mekanından atmak istiyorlar. Size sorularım şöyle:
    1. Güzel Türkiye´mizde hala bir mahkeme nasıl olur da şu dinsiz CeHaPe´nin bir başvurusunu haklı bulur? Bu mahkeme heyetinin “Fetö“cülükten çoktan Silivri´ye gönderilmesi gerekmez miydi?
    2. Yeni Şafak´ımız güzel manşet atmış: “Eşkiya şehre indi”. Bu başlık biraz muğlak olmuş ama neyse. Eşkiya var, eşkiya var. Eşkiyanın durduğu yer önemli, haklı davanın arkasında mı, batıl davanın arkasında mı, asıl oraya bakmak lazım. Hocam yanlış tarafta duran eşkiyalığın hükmü nedir dinen?
    3. Kira bedeli düşükmüş, şuymuş, buymuş. Hocam TÜGVA vakfımız ülkemize dini bütün bir gençlik yetiştirme derdinde, davası çok büyük. Böyle büyük bir davanın yanında üç beş kuruşluk kira bedelinin böyle mesele yapılması tabii ki doğru değil. Bunu yapanların CIA ve Mossad´ın subliminal fısıltıları altında dış güçler adına hareket ettiği o kadar açık ki! Hocam polisler orada mekanı koruma yerine bu güruhu çoktan dağıtmalı, ağız burun kırıp ana avrat düz gitmeli değil miydi? Hocam İstanbul Emniyet Müdürümüz hakkında da görev ihlalinden fetvanız nedir?
    4. Hocam, yerli ve milli halkımız ülkenin tapusunu Reisimize vererekten zaten problemi çözmüştür. Şimdi çıkmış CHP küçük bir İskele´den mesele çıkarmaya çalışıyor. Sineğin kanadı küçüktür ama mide bulandırıyor işte. Bazı haber siteleri de bu İskele meselesinden Türkiye düşmanlığı yapıyor. Hocam bu siteleri okumak caiz midir?
    5. Değerli hocam, Hazar diye bir adamın beni son derece rahatsız eden bir yazısını okudum. Neymiş, İskele gösteriyormuş ki, AK Partimiz seçimle gitmezmiş, Saray´ı vermezmiş. Sanki onlara Saray´ı vereceğiz alır mısınız diye soran oldu. Hocam anlaşılıyor ki, bu güruh seçim meselesi üzerinde daha bir süre tepinecek. Benim size bir din alimi olarak sorum şöyle: Hocam bunlar sanki imanın şartı gibi seçim de seçim diyor. Halkımız yine bize görev onayı verecek orası garanti de, seçime sanki bir iman şartı imiş gibi muamele edenlerin dinen hükmü nedir? Bu dinen fasıklık değil midir? Bunları falakaya yatırsan kaç falaka vurulması gerekir?
    NOT: Hocam bir de küçük bir ricam var sizden. Bizim oğlan Ortaokul terk, ama yine de okuma yazmaya çok meraklıdır kerata. Hatta geçenlerde Yeni Şafak gazetemizin üzerinde pudra şekeri alırken sizin yazıya da denk gelmiş, hatta yazının yarıdan fazlasını okumuşmuymuş neymiş. O mübarek sakalına gurban olduğum güzel hocam benim, sizin gastede bir iş ayarlayabilir miyiz bizim oğlana? Garantisini ben veriyorum, oğlum yerli ve millidir, okulda İngilizce´ya acayip bir antipati geliştirmişti, bu dil yerli ve milli değil, ben bunu öğrenmem diye.
    Bunu duyunca oğlumla o kadar gurur duydum ki hocam!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin