AKP’nin TBMM’ye sunduğu yükseköğretim düzenlemesi, üniversitelerde görev yapacak öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını birlikte zorunlu hale getirmeyi öngörüyor. Mevcut sistemde kamu görevine ilk kez veya yeniden atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılıyor. Teklif yasalaşırsa öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri için kolluk ve istihbarat kayıtlarını da kapsayan daha geniş inceleme uygulanacak. Düzenleme, öğrenci affı maddeleriyle aynı kanun teklifinde yer aldı.
AKP’nin TBMM’ye sunduğu kanun teklifinde, üniversite kadrolarına yapılacak atamalara ilişkin dikkat çeken bir düzenleme yer aldı. Teklif, yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanlarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından geçirilmesini öngörüyor. Düzenleme yasalaşırsa akademik atamalarda yalnızca arşiv araştırması yapılmayacak. Öğretim elemanları, öğretmenlerde olduğu gibi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının birlikte uygulandığı gruplar arasına alınacak.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca kamu görevine ilk kez veya yeniden atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması yapılabiliyor. Arşiv araştırmasında kişinin adli sicil kaydı, hakkında devam eden veya sonuçlanan soruşturma ve kovuşturmalar, aranıp aranmadığı, kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığı gibi kayıtlar inceleniyor.
Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasına ek olarak daha geniş veri taraması içeriyor. Bu kapsamda kolluk kuvvetleri ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları veya yabancılarla ilişkiler ile terör örgütleri ya da suç örgütleriyle eylem birliği, irtibat veya iltisak değerlendirmeye konu olabiliyor.
İrtibat ve iltisak hukuku!
Güvenlik soruşturması, yalnızca adli sicil kaydının incelenmesi anlamına gelmiyor. Düzenleme kapsamında akademisyen adaylarının devam eden soruşturmaları, kolluk ve istihbarat birimlerindeki kayıtları, yabancı kurumlarla ilişkileri ile “irtibat ve iltisak” değerlendirmeleri de incelemeye konu olabilecek. Böylece hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan adayların da ataması engellenebilecek. Atama kararı, üniversite bünyesinde oluşturulacak komisyonların değerlendirmesine bağlanacak. Düzenleme, akademik yeterliliğin yanında idarenin güvenlik değerlendirmesini de zorunlu şart haline getirecek.
Akademik kadrolar için ne değişecek?
Teklifin kabul edilmesi halinde üniversitelerde görev yapacak öğretim elemanları için güvenlik soruşturması atama şartı haline gelecek. Öğretim elemanı kavramı; profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi ve uzman gibi akademik kadroları kapsıyor. Akademisyenler için güvenlik soruşturması, halen genel ve zorunlu bir atama şartı olarak uygulanmıyor. Gizlilik dereceli birimlerde çalışanlar, kritik projelerde görev alanlar veya askeri yükseköğretim kurumlarında görev yapacak personel açısından ise farklı düzenlemeler bulunuyor. Yeni teklif, bu uygulamayı yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanlarının tamamına yaymayı hedefliyor.
Atamayı kim değerlendirecek?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında toplanan veriler, ilgili kurum bünyesinde oluşturulan değerlendirme komisyonu tarafından inceleniyor. Komisyonun değerlendirmesi sonrasında atama işlemi tamamlanıyor ya da adayın ataması yapılmıyor. Ataması yapılmayan adayların idari yargıya başvurma hakkı bulunuyor. Muhalefet, düzenlemeyi akademik kadrolarda “sadakat soruşturması” riski yaratacağı gerekçesiyle eleştiriyor. Düzenlemeyi savunanlar ise kamu güvenliği ve idari istikrar gerekçesini öne çıkarıyor. Teklifte ayrıca daha önce öğrenci affından yararlanamayan öğrencilerin yeniden üniversiteye dönmesini sağlayacak düzenlemeler de yer alıyor.
