İktidar kazanıyor ama ülke kaybediyor!

Yorum | Erhan Başyurt

AK Parti’nin ya da Erdoğan’ın en büyük şansı, güçlü bir muhalefetin ve güçlü iktidar alternatifinin karşısında hiçbir zaman olmaması.

Bunun iki nedeni var; muhalefet partilerinin dar düşünce kalıpları ve iktidarın zamanında muhalefeti ‘tanzim’ operasyonları…

***

24 Temmuz’dan sonra yaşananlara bir bakın!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay’da rakibi olan isim Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterdi.

Neden?

Eğer Türkiye’yi idare edecek kadar iyi idiyse, CHP’yi neden teslim etmediniz?

Yeterli değilse neden aday gösterdiniz?

Görünen o ki, Kılıçdaroğlu mezhep ön yargıları nedeniyle aday olamadı.

Tercihi İnce değildi ama baskın seçime hazırlıksız yakalanma ve İnce’nin yakın olduğu etkin mercilerin bastırmasıyla onu aday gösterdi.

Sonuç ortada…

***

Cumhurbaşkanlığı sonucunu CHP’nin göstereceği adayın belirleyeceğini adaylar açıklanmadan çok önce nedenleriyle bu köşede ele almıştık.

İnce’nin, ikinci tura kalsa bile Erdoğan karşısında şansının düşük olduğunu da…

İnce, tabanını hareketlendirmeyi başarınca Akşener’in şansı da kalmadı.

Akşener zaten geniş tabanlı bir kadro kuramayıp kendisini MHP çizgisine hapsederek, ulusalcıları vitrine alarak ilk hatayı yapmıştı. Böylece parti kurmadan yakaladığı rüzgarı arkasına alamadı…

Muhalefet, AK Parti’nin aşırı özgüvenle halkın güvenini kaybettiği ve resmi olarak bile yüzde 42’ye düştüğü bir zemini fırsata dönüştürmeyi bir kez daha başaramadı.

***

İnce, seçim gecesi ‘adam kazandı’ mesajını atıp, ’10 milyon oy farkı vardı’ beyanını verip, sonra da ‘ikinci tura kalsak kazanabilecek miydik ki?’ diyerek gerçek niyetini gösterdi.

Eğer bir ‘komplo teorisi’ üretilecekse, ‘’İnce’yi aday gösterten çevrelerin de İnce’nin de hedefinin Erdoğan’ı değil Kılıçdaroğlu’nu devirmeyi amaçladıklarını’’ rahatlıkla söyleyebiliriz.

İnce CHP’nin yüzde 23 aldığı seçimde yüzde 30 oy almasını gerekçe göstererek, rakibi olduğu halde kendisini aday gösterme erdemini gösteren Kılıçdaroğlu’nu yıkmak için imza toplamaya başladı.

Siyasette vefa olmaz!

***

Akşener’in durumu da farklı değil.

Partisi Meclis’te beşinci sırada ama kendisi Cumhurbaşkanı adayı olduğu için milletvekili olamadı.

Partisinin aldığı oy garip şekilde MHP’nin de altında…

MHP’den değil AK Parti’den oy almış gibi görünüyor.

Ancak milliyetçi kesimin oyu yüzde 17’yi hiç aşamamıştı, şimdi yüzde 22’yi geçmiş görünüyor.

MHP üzerinden hile yapıldığı iddiaları doğru değilse, Türkiye’de milliyetçilik dalgası ciddi şekilde yükselişe geçmiş demektir.

Akşener’in Cumhurbaşkanı adayı olarak aldığı oyların partisinin 3 puan altında olması, parti içinde haklı eleştirilerin yükselmesine neden oldu.

Sonuçta kavgalı bir değerlendirme toplantısının ardından Olağanüstü Kurultay kararı çıktı.

Akşener, yeniden aday olacağını kendisi bizzat henüz açıklamadı.

Son seçimin en büyük kaybedeni bireysel olarak kendisini ‘F…ö’ zırvasına hapseden Akşener’dir…

***

Muhalefet kendi iç sorunları ile boğuşurken, iktidar da hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor.

Uyum yasalarını istediği gibi KHK ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile çıkarıyor, MHP desteğiyle OHAL’i daimi hale getiriyor, ‘tek adam’ rejimini keyfi şekilde inşa ediyor.

Ekonomide kriz, dış politik sorunlar, adaletin ayaklar altında çiğnenmesi gündem bile olmuyor.

CHP ve HDP yeniden seçilen ve dokunulmazlık kazanan vekillerini hapisten kurtarmak aciz…

İktidar, totaliter rejimlere doğru ilerleyişini sürdürüyor.

Başta dediğimiz gibi, AK Parti ve Erdoğan’ın en büyük şansı, zayıf muhalefet ve zamanında yapılan ‘tanzim’ hamleleri…

İktidar kazanıyor ama ülke kaybediyor!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin