İki fiş, bir ülke!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Amerikan başkanlarının eşleri Barbara Bush ve Nancy Reagan kocalarının görev süreleri dolduktan sonra yazdıkları kitapta White House –Beyaz saray ile ilgili çok çarpıcı bilgiler vermişlerdi. Bayan Bush, Beyaz Saray’ı “dünyanın en pahalı oteli” olarak nitelerken Nancy Reagan yaşadıkları binada kendilerine fatura çıkarılmasına nasıl bozulduğunu yazar kitabında. Beyaz Saray’da ikamet eden başkanlar misafirlerinin masraflarını ceplerinden ödedikleri gibi, diş fırçası, sabun gibi kişisel bakım eşyalarının da ücretlerini ödemek zorundalar. Hillary Clinton Beyaz Saray’dan ayrıldıklarında borç içinde ve beş parasız olduklarını hatırlatmıştı!

Bizde ise durum epey farklı….

Şu satırlar Türkiye’de yasaklı olan Wikipedia’dan:

TBMM Lokantası: Türkiye Büyük Millet Meclisi Lokantası, ‘TBMM Yemekhanesi veya Meclis Restaurantı, TBMM binası içinde bulunan bir yemekhanedir. Kuruluş amacı “milletvekillerinin huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir şekilde karınlarını doyurabilmesi” olarak özetlenebilir. Vekiller bunun yanında ziyaretçileriyle de lokantada yemek yemekte, vatandaşlara Meclis Lokantası’nda yemek ısmarlanması seçim kampanyalarında vaat olarak kullanılmaktadır. Lokantadaki fiyatlar dışarısına kıyasla ucuzdur; bu nedenle 2016 yılında menüdeki fiyatlar kaldırılmıştır.

Bundan kısa süre önce Binali Yıldırım TBMM lokantasında yandaş medyaya gövde gösterisi yaparken ağzından önemli bir veriyi kaçırmıştı: Meclis lokantasında tam 550 çeşit yemek çıkıyor!

Bir milletvekili 22 bin 200 TL maaş aldığı bir ülkede Meclis lokantasının -bilinen en son-  fiyat listesi (artık fiyatlar menüden silindi, sadece fişlere bakarak anlayabiliyoruz) ise şöyle:

Bakın mesela şu fiş Meclis lokantası’ndan:

Maaşları o kadar yüksek olan insanların bu kadar ucuza yemek yemeleri elbette çok önemli bir takım bozukluklara sebep oluyor. Nitekim böylesi düşük faturaları öderken mutlu olan vekiller bol bol bahşiş vererek Meclis garsonlarını mutlu ederek teşekkür etmeyi bir yöntem olarak geliştirmişlerdi. Ancak bu da bir bozukluğa sebep oldu. Garsonlar bahşişten dolayı birbirlerini rencide etmeye, hatta hır gür çıkmaya başlamıştı. Asgari ücretli bir insana, 15 liralık yemek fişini öderken 85 lira bahşiş bırakmak, takdir edersiniz ki çok sağlıklı bir yöntem değildi!

Asgari ücreti belirleyenlerin yaşadıkları ortamda lokanta yemek fiyatları böyle olunca, asgari ücretin neden düşük olduğu sorusunu sormak anlamsız sanırım.

Asgari ücretliler eğer üç öğün yemeklerini TBMM restoranında yerlerse, oldukça rahat bir hayat yaşadıkları gibi, ev-araba almak için para bile biriktirirler elbette!

Bu bilinen son fiyatlı menüsüydü Meclis Lokantası’nın ondan sonra kaloriler yeterli görüldü:

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir makalede dünyanın en fakir ülkelerinin yöneticilerinin dünyanın en zenginleri arasında olduklarını yazıyordu. Ve maalesef bu ülkelerin neredeyse hepsi doğu toplumları ve Müslüman ülkelerdi!

Halkları sefalet içinde yaşarken, şahsi varlıkları milyarları bulan yöneticiler…

İşin garip taraf bu tablonun fakir halkları da rahatsız etmemesi ve “itibardan tasarruf olmaz” gibi argümanlarla kendi milyarder yöneticilerini savunmaları…

Madalyonun bir de farklı bir yüzü daha var.

Asgari ücret 1500 lira filan.

4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 200 civarı…

Dünyanın en şahane havalimanını açtık diye övünüyor başta siyasiler olmak üzere halkımız.

Bu dünyanın en büyük hava limanında kaç tane restoran var dersiniz?

Sadece bir adet!

Sahipleri ise tanıdık isimler.

Yeni havalimanın sahipleri arasında Erdoğan’ın oğlunun ve kızının olması kimseyi rahatsız etmiyor nedense!

Günde bilmem kaç milyon insanın yolculuk yaptığı bir limanda herkesi tek restorana mahkum etmek nasıl bir mantığın ürünüdür anlayabilmek için bu restoranın fiyat listesine bakmak yeterli.

Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş Doruk Izgara denilen yeni havalimanın tek restoranında yemek yedi. Yediklerinin görselini de sosyal medya hesabından paylaştı.

Görüldüğü üzere dünyanın en dandik plastik tabağına konmuş 4’er adet sarma ve bir miktar patates salatası ve kısır. Hani TBMM Restoranı’nda olsa en fazla 50 kuruş fiyat konulacak bir menü. Doğu Orcan isimli vatandaş bu iki plastik tabağa yaklaşık 90 TL ödedi.

Hepsi bu kadar değil tabi, buyrun vatandaşın fişi:

Fişin üzerindeki Akıncı Restoran’ın akıllara neyi getirdiğini söylemeye gerek var mı bilmem!

Hedefi tam 12’den vurmayı yine başaran bir okçunun başarısıydı bu!

İsterseniz yanyana koyup tekrar bir göz atalım:

Bir ülkedeki iki lokanta. İki kitle ve iki fatura…

Bundan sonrası sosyologlar ve bilim insanları çözsün ben karışmam ama aklımda bir soru kaldı onu sormam lazım:

TBMM restoranın paket servisi var mıdır acaba?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin