İçişleri Bakanlığı’ndan Musa Orhan açıklaması: Basın-yayın organları hakkında yasal işlem başlatılacak

İçişleri Bakanlığı’ndan cinsel saldırı sonucu hayatını kaybeden 18 yaşındaki İpek Er’e yönelik ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla hakkında dava açılan ve tahliye edilen Uzman Çavuş Musa Orhan ile ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Kurum içinde yürütülen idari süreçlerin haricinde, adli makamlarca devam eden iş ve işlemlere ilişkin bakanlığımızın herhangi bir yetkisi ve tasarrufunun olması hukuken ve fiilen mümkün değilken, gerek bakanlığımızın gerekse sayın bakanımızın tutuklanma veya adli kontrol kararlarında etki ve müdahalesinin olduğuna dair paylaşımları iyi niyetli olarak değerlendirmemiz, elbette ki mümkün değildir” denildi.

HABER YAPANLARA DAVA AÇILACAK

TELE 1 kanalına dava açılacağı belirtilen İçişleri Bakanlığı açıklaması şöyle devam etti:

”Bu acı olaydan siyasi bir rant devşirmeyi, kurumlarımızı ve adalet sistemimizi yıpratmayı hedefleyen TELE 1 adlı TV kanalının yanı sıra gayri ahlaki iftiraları atan terör örgütüne müzahir basın-yayın organları hakkında gerekli tüm yasal işlemler başlatılacaktır. Yaşanan bu üzücü olaydan dolayı Bakanlığımıza mensup polis memuru mesai arkadaşımızın da kardeşi olan merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.”

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Yaşadığı cinsel istismar olayından sonra intihara kalkışan ve 18 Ağustos 2020 tarihinde, tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybeden İpek Er ve bu olayın şüphelisi Musa Orhan hakkında sosyal medyada bir süredir yapılan yorumlarda, gerek bakanlığımız gerekse İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu hakkında mesnetsiz, hiçbir yasal ve fiili dayanağı olmayan, haksız ve iftiraya varan birtakım paylaşımların yapılması üzerine, aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.

Süleyman Soylu, Musa Orhan’ın tutuklanması için yürütülen kampanyayı hedef alarak “Elbette bu olayın bazı çevreler tarafından sürekli gündeme getirilmesinin temel nedeni HDP milletvekilinin ve diğer PKK’lıların yaptıklarının üstünü örtmektir. Tecavüze de şiddete de zerre kadar prim vermeyiz. Her ikisine de tabii ki hayır!,” demişti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin