Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği, huzurevlerine kabul ve yerleştirme koşullarını yeniden düzenledi. Yeni kurallarla 70 yaş üstüne doğrudan başvuru imkânı tanınırken, 60-69 yaş grubuna sağlık raporu şartı getirildi. Uzmanlara göre düzenleme bakım ihtiyacını karşılamaktan çok başvuruyu sınırlayan bir çerçeve oluşturuyor. Artan yoksulluk, uzun bekleme listeleri ve yüksek özel bakım ücretleri nedeniyle yaşlı bakımının sosyal bir kriz alanına dönüştüğü uyarısı yapılıyor. Ülke genelinde yaklaşık 460 huzurevi bulunduğu, kamu, özel ve diğer kamu kuruluşları dahil toplam huzurevi nüfusunun 30 bini aştığı aktarılıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yeni huzurevi yönetmeliği, yaşlı bakım hizmetlerine erişim koşullarını yeniden şekillendirdi. Düzenlemeyle birlikte 70 yaş ve üzerindeki kişiler için doğrudan başvuru hakkı tanınırken, 60-69 yaş grubunun kabulünde sağlık raporu şartı getirildi. Yönetmelik ayrıca bakım hizmetlerini dört ayrı seviyeye ayırdı.
Yeni sistemde yaşlılar; bağımsız bireyler, gözetim ihtiyacı olanlar, sürekli bakım ihtiyacı olanlar ve ileri düzeyde bakım gerektiren bireyler olarak sınıflandırılıyor. Kimsesiz ve bakıma muhtaç kişilerin ise öncelikli grup olarak değerlendirileceği belirtiliyor. Başvurularda ruh sağlığının yerinde olması, bulaşıcı hastalık bulunmaması ve bağımlılık geçmişinin olmaması gibi koşullar da aranıyor.
Huzurevi sayısı ihtiyacı karşılamıyor
Düzenlemeye yönelik en sert eleştiriler, yaşlı bakımına erişimin zaten ciddi biçimde daraldığı bir dönemde yeni koşulların yükü daha da artıracağı yönünde. Ege Geriatri Derneği Başkanı Psikolog Mevlüt Ülgen, bakım ihtiyacının hızla arttığını, ancak kamunun sunduğu desteğin bunun çok gerisinde kaldığını belirterek, “Evde bakım desteğine ihtiyaç duyan yaşlı oranı genel nüfusta yüzde 16,4’e, 75 yaş üzerinde ise yüzde 26,9’a ulaştı. Buna karşın son bir yılda evde bakım desteği alanların oranı yalnızca yüzde 2,5.” diyor.
Ülgen, ülkedeki huzurevi kapasitesinin ihtiyacı karşılamadığını da vurguladı. Kamu kurumlarında yıllarca sıra beklendiğini, özel huzurevlerinin ise büyük bölüm emekli için erişilemez hale geldiğini söyleyen Ülgen, “Özel huzurevlerinin ücretleri 80-100 bin TL aralığında. Emekliler için erişilebilir değil. Yeni yönetmelik sorunu çözmek yerine talebi sınırlamaya yönelik. Kamu adeta topu taca atıyor” dedi.
20 bin kişi huzurevi sırası bekliyor
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şube Başkanı Tufan Fırat Göksel de düzenlemenin sosyal adalet açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Yaklaşık 20 bin kişinin huzurevi sırası beklediğini ifade eden Göksel, bazı başvurularda bekleme süresinin 15 yıla kadar çıkabildiğini söyledi. Göksel, “Eskiden huzurevi bir tercihti, bugün zorunluluk. İnsanlar emekli maaşıyla kira ödeyemediği için huzurevine başvuruyor” dedi.
Göksel’e göre sorun sadece kurum kapasitesiyle sınırlı değil. Türkiye’nin giderek yoksullaşan ve yalnızlaşan yaşlı nüfusla karşı karşıya olduğunu belirten Göksel, “Sorun yalnızca huzurevi kapasitesi değil. Yoksullaşarak yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız. Evde bakım, evde sağlık ve sosyal destek mekanizmaları yetersiz. Gelir eşitsizliği çözülmeden ne kadar kurum açarsanız açın başvuru artmaya devam eder. Yaşlılık Türkiye’de giderek sınıfsal bir meseleye dönüşüyor” ifadelerini kullandı.
Son veriler de bu tabloyu destekliyor. 65 yaş ve üzeri nüfusun son 5 yılda yüzde 20,5 arttığı, yaşlı nüfusun 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştığı belirtiliyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki yaşlı kadınların oranı yüzde 24,2, yaşlı erkeklerin oranı ise yüzde 22,3 seviyesinde.
