Hüseyin Çelik’ten AKP’ye Suriye tepkisi: ”İktidar, Suriye Kürtlerini hangi vicdanla nasıl düşman ilan eder?”

Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlere yönelik politikasına tepki gösteren AKP’nin kurucularından eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt kardeşlerini terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.” İfadelerini kullandı.

Suriye’deki bütün Kürtleri PKK’nın uzantısı ve sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip düşman ilan etmeninin insani, vicdani ve hakkaniyete uygun olmadığına dikkat çeken Hüseyin Çelik, ‘‘’Terörist’likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş’Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir.’’ diye sordu.

X hesabından paylaşımda bulunan Hüseyin Çelik şu ifadeleri kullandı:

”Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt Kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.

Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek nasıl ki, doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK, PKK’nın uzantıları veya sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip onları düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir.

“Terörist”likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş’Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?

Arakan’daki, Myanmar’daki, Somali’deki, Filistin’deki, özetle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların derdi ile dertlenen, Gagauz yerindeki Hristiyan Türklere “soydaş” diye kucak açan Türkiye Cumhuriyeti ve onun muhafazakâr hükümeti, on yıllarca Baas Rejimi altında inim inim inletilen, en temel insanî haklarından mahrum bırakılan Suriye Kürtlerini hangi insaf, hangi vicdan, hangi akıl ile, sahiplenmek bir yana, nasıl düşman ilan eder?

Üstelik Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile…

Bu insanlarla onların duygudaşlığını bile bile….

Daha da ötesi, Millî Savunma Bakanlığı’mız, Suriye Hükümeti’nin istemesi halinde, Halep’teki çatışmalarla ilgili olarak onlara destek verebileceğini ilan ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ve Türk Milleti’nden beklenen ve yakışacak olan şey, Suriye’deki çatışan gruplar arasında arabuluculuk yapmak ve hakem rolü üstlenmektir.

Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz.

Kuzey Irak’taki Kürtlere de yıllar yılı düşmanlık edildi ama günün sonunda Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti son derece iyi komşuluk ve dostluk münasebetleri içindedir.

Japon atasözü der ki, “arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma ola ki geri dönme ihtimalin olur.”

Suriye Kürtleri ’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla “Terörsüz Türkiye” süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez.

Benden söylemesi…”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin