Hipertansiyondan değil sebep olduklarından korkun!

Baş ağrısı, burun kanaması, nefes darlığı, halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren yüksek kan basıncı yani hipertansiyon, bunların dışında bir şikâyete yol açmaz. Bu sebeple ‘sessiz katil’ olarak da adlandırılan hipertansiyon, fark edilip kontrol altına alınmadığında ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor hatta hayati tehlike arz ediyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü vesilesiyle bu sinsi hastalığa dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gülsüm Bingöl, risk grubunda olanlar başta olmak üzere herkesin hipertansiyona karşı duyarlı olması gerektiğini söylüyor.

Kan basıncı yani halk arasında bilinen adıyla tansiyon, kalbin pompa hareketiyle vücuda gönderdiği kanın damar duvarlarında yaptığı ba­sıncın ölçümüdür. Hipertansiyon ise damar duvarlarındaki kanın oluşturduğu bu basıncın devamlı olarak yüksek olmasıdır. İşte tansiyonun bu yüksek hali, sıklıkla uzun süre hiç belirti vermeden vücutta önemli hasarlara yol açıyor.

Peki risk grubunda kimler var? Ailesinde yüksek tansiyon olanlar (Genetik yatkınlık), Kalp damar hastalığı olanlar, Diyabet yani şeker hastalığı olanlar, Hamileler, İleri yaştaki bireyler, Fazla kilosu olanlar, Hareketsiz kişiler, Çok fazla alkol tüketenler, Yağlı ve tuzlu besinleri sık tüketenler, Diyette yetersiz potasyum, kalsiyum, magnezyum ve protein alanlar, Sigara içenler, Uyku apne sendromu olanlar, Böbrek hastaları, Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesiciler, steroidler, bazı zayıflama haplarını ve psikiyatrik ilaçları kullanan bireyler, Tiroit, paratiroit, böbrek üstü bezi, hipofiz hastalıkları olanlar.

Hastalıkları beraberinde getirebilir

Hipertansiyonun hasar oluşturduğu başlıca organlar kalp, beyin, gözler, böbrekler ve atardamarlardır. Hedef organlarda hipertansiyona yanıt olarak öncelikle bazı savunma ve dengeleme mekanizmaları başlar ancak bu süreçte tansiyon tedavi edilmeyip, yüksek kalmaya devam ederse geri dönüşümsüz kalıcı hasarlar oluşur.

  • Kalp yetersizliği: Hipertansiyonda yüksek basıncına karşı çalışmak kalbin iş yükünü artırır. Büyük çoğunluğu kastan oluşan kalp, bu iş yükünü karşılayabilmek için kalınlaşır. Zamanla diyastolik (gevşeme) fonksiyon bozukluğuna sistolik (kasılma ) fonksiyon bozukluğu eklenir.
  • Kalp krizi: Hipertansiyon hem koroner ateroskleroz yani damar sertliği gelişimini hızlandırır hem de artan kas dokusu koroner dolaşımda değişikliklere yol açar.
  • Aort anevrizması: Aortun bir veya daha fazla kısmında meydana gelen lokal genişlemelere anevrizma denir. Aort anevrizmasının önlenmesi için yüksek tansiyonun kontrol altına alınması önemlidir.
  • İnme: İnme geçirme riski, hipertansiyonu olanlarda, olmayanlara göre 4-5 kat daha fazladır.
  • Böbrek yetersizliği: Hipertansiyon damarları etkileyen bir hastalık olduğu için kalp ve beyin gibi böbrekleri de hedef organ olarak seçer.
  • Görme bozuklukları: Yüksek tansiyon gözün retina denilen tabakasında damar sertliği, kanama ve hasara yol açabilir.

Yüksek tansiyon hastalarına öneriler:

  • Eğer tansiyon değerlerini yüksek ölçüyorsanız doktora başvurun.
  • Hangi evrede olursa olsun yaşam tarzı değişikliği yapmayı ihmal etmeyin.
  • Az yağlı ve az tuzlu sağlıklı yiyecekler tüketin.
  • İdeal vücut ağırlığınızı koruyun.
  • Fiziksel olarak hareketli yaşayın.
  • Sigarayı bırakın, alkolden uzak durun.
  • Stresi mümkün olduğunca azaltın.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin