HDP dahil kimse Kürtler’den oy istemiyor!

Yorum | Ebubekir Işık

24 Temmuz seçimlerine doğru yol aldığımız bu günlerde seçim güvenliği konusunda muhalefet partileri br araya gelse de, 1980’lerden bu güne Türk siyaset tarihinde belki de ender rastlanacak bir seçim dönemine giriyoruz. AK Parti başta olmak üzre, seçimlere girecek hemen hiç bir siyasal parti Kürtlerden destek talep etmemekte. Bu genellemeye HDP’yi de kısmen dahil etmek mümkün. Nasıl mı? Anlatalım…

Cumhur İttifakı Kürtler’den Oy Alır mı?

Çözüm sürecinin 2015 yılında PKK ve AK Parti marifetince sona erdirilmesinden bu tarafa, Erdoğan yönetiminin gerek Türkiye sathında gerekse de Irak ve Suriye’de Kürtlerin siyasal kazanımlarını ortadan kaldırmak için süreklilik arz eden bir kalkışma içerisinde olduğu hepimizin malumu.  Erdoğan’ın 25 Eylül 2017 Irak Kürdistanı bağımsızlık referandumuna karşı İran ve Irak merkezi hükümetini de yanına alarak ortaya koymuş olduğu tavır ve Suriye’nin kuzeyinde başlatmış olduğu askeri operasyonlar, Kürtlere karşı adeta ‘Yurtta harp, cihanda harp’’ motivasyonu ile hareket ettiğini ve bu eğilimin bir sure daha devam edeceğini gösteriyor.

***

Erdoğan yönetiminin  Kürt fobisinden kaynaklı olarak Ekrad’ın desteğini büyük ölçüde kaybetme riski ve Milliyetçi Hareket Partisi ile kurduğu Cumuhur ittifakı, doğal olarak yaklaşan 24 Temmuz seçimlerinde Kürtlerden ciddi bir destek beklenmemesi gerektiği sonucunu doğurmuş durumda. Bu nedenle, AK Parti’nin önceki seçimlere kıyasen ciddi bir enerji ortaya koymak suretiyle Kürtlerden destek talep etmediği de artık son derece açık.

Zaten Kürtler CHP’nin gündeminde bile değil

CHP’nin arkaik Türk ulusalcı refleksleri ve üniter devlet fetişizmini detaylıca burada tekrar ifade etmeye gerek görmüyorum. Fakat, Kürt siyasal hareletinin Erdoğan yönetimince bu kadar yıpratılması ve eşbaşkanları dahil yüzlerce seçilmiş siyasetçinin tutuklanması noktasında CHP’nin en az AK Parti kadar Kürtlere karşı jakoben ve  kategorik reflekslerle hareket ettiğini bilmekteyiz. Bugünde aynı siyaset geleneğinin devamına şahit oluyoruz.

***

Sol spektrumda kendisine belkide en yakın ve en demokratik parti olan HDP ile bir ittifak kurmaktansa, koyu milliyetçi eğilimleri ile bilinen ve geçmişi faaili meçhullerle dolu olan Meral Akşener’in partisi ile kurulmuş olan birliktelik, konjonktürel olarak bir takım hayırlı sonuçlara gebe olsa da, bu durum aslında CHP’nin içersinde bulunduğu Kürt fobisinin hep diri tutulduğunun somut bir dışa vurumu. Bu bağlamdan hareketle, CHP’nin 24 Temmuz seçimlerinde Kürtlerin oylarına talip olmadığı, Kürtler ile birlikte anılmak istemediği ayan beyan ortada.

İYİ Parti Kürtlere İYİ Gelmez!

İYİ Parti seçim stratejisini AK Parti ve MHP’den dökülecek merkez sağ seçmen ve milliyetçi oylar üzerinde kurmuşa benziyor. Bu bağlamdan hareketle, Meral Akşener ve kurmaylarının ortaya koyduğu seçim stratejisine baktığımızda FETÖ ile mücadeleye devam etme iradesi ile birlikte Türkiye’nin üniter yapısının ne pahasına olursa olsun korunacağı; ve dolayısıyla Kürtlerin on yıllardır talep ettikleri yerel yönetimlerin güçlü olduğu bir demokratik düzen arayışını kategorik olarak reddeden bir parti profile karşımıza çıkmakta.

***

Bu yönüyle, Meral Akşener’in Kürt oylarına talip olmadığı ve böylesine bir uğraş içerisine girmeyeceğini şimdiden ön görmek mümkün. Kaldı ki İYİ Parti’nin kadrosuna baktığımızda Türkiye halklarının çeşitliliğinden hiç nasibini almamış son derece tek renkli ve memleketin doğu-güneydoğusunu yok sayan bir liste ile hareket edildiğine şahit olmaktayız. Bu açıdan İYİ Parti’nin söylemde olmasa da, kadro seçimi, siyasal söylem ve manifesto diline baktığımızda Kürtlerin siyasal taleplerini kategorik olarak dışlayan bir milliyetçi parti profiline sahip olduğunu görmekteyiz.

HDP’nin Muhafazakar Kürtlerle İmtihanı

24 Temmuz erken seçiminin resmi olarak açıklandığı bu günlerde HDP ve bileşenlerinin yaptığı siyasal çalışmalara baktığımızda sol-sosyalist partilerin yanısıra, Kürdistani siyasal hareketler ve sivil toplum örgütleri ile bir araya gelme uğraşı içerisinde olduğunu görmekteyiz. Fakat, AK Parti’ye geçmişten bugüne oy veren muhafazakar Kürtlerin desteğini almak noktasında ciddi bir iradenin ve bu iradeye bağlı olarak geniş katılımlı bir siyasal faaliyetin yürütülmediğinin altını çizebiliriz.

***

Bunun ile birlikte AK Parti’yi destekleyen muhafazakar Kürtler ile ortak duygu ve söylemlere sahip Altan Tan, Osman Baydemir, Mehmet Ali Alan gibi isimlerin yanlızca AK Parti’nin hışmına uğramadığı, benzer şekilde HDP içersinde çok fazla öne sürülmedikleri de bilinen bir gerçek. Bu haliyle, HDP’nin 2015 Kasım seçimlerinden bu tarafa kendisini farklı kesimlerden destekleyen seçmenin önemli bir kesimin desteğini kaybettiği düşünüldğünde, HDP’ye gerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerekse de genel seçimlerde asıl ivmeyi kazandıracak olan seçmen kesiminin muhafazakar Kürtler olduğu son derece açık. Anacak, ne hikmetse HDP ve bileşenleri bu realiteyi Kürt siyasal hareketinin geleneksel bir takım pozisyonlarına kurban etme yolunu tekrar tercih etmişe benziyorlar.

2 YORUMLAR

  1. Sayın Işık. Erken seçim tarihinde bir yanlışını var.24 Temmuz değil;24 Haziran’da olacak.

    İyi Parti belirttiğiniz gibi tek renkle yola çıktı ve devam ediyor. Mbps sen şimdilik hiç bir farkı yok.Aynı yolu takip etmekle bu gidişle de akıbeti belli.

  2. Ve bu arada uzun zamandır siz ve diğer yazarların tüm yazılarını büyük bir titizlikle takip ediyorum. Zaman zaman küçük de olsa bu bloktan düşüncelerimi paylaştığımız ve bu fırsatı biz okurlara sunduğunuz için teşekkürler…..

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin