Kalender Özdemir ve hapiste kalp krizi geçirip ölenler…

SEVİNÇ ÖZARSLAN – HABER YORUM

Marmara (Silivri) Cezaevinde tutuklu olan İBB Yatırımlar Şube Müdürü Kalender Özdemir 22 Ağustos’ta kalp krizi geçirdi. Ancak bu ‘hayati olay’ üç gün sonra ortaya çıktı.

Neden? Çünkü hastaneye kaldırıldığı ne ailesine, ne avukatına, ne de başka kimseye haber verilmedi. Düşünün kalp krizi geçiriyorsunuz, Allah korusun canınızdan olabilirsiniz, ama yanınızda ailenizden kimse yok. 

Orada ölseniz ancak o zaman haber verilir. O da mecbur oldukları için. Özdemir’e yapılan tabi ki bu çok büyük haksızlık. Hasta haklarına aykırı, yaşam hakkını ihlal var.

Kriz geçirdikten sonra da sizi taburcu ediyorlar ve cezaevine dönüyorsunuz. Koğuş ortamında tekrar kriz riski yüksek.

Kandemir Özdemir ve Ekrem İmamoğlu

Henüz hakkındaki iddiaların hiçbiri ispatlanmamış bir insan tutuksuz yargılanabilecekken bunu yapmıyorlar. Bile bile insanları ölüme gönderiyorlar.

Kalender Özdemir’in eşi Hülya Özdemir de haklı olarak isyan ediyor:

“Beş buçuk aydır Silivri zindanlarında, hiçbir suçu ispatlanmamış bir insan tutuluyor. Cezaevinde geçirdiği kalp kriziyle ölümden döndü. Kalbine 3 stent takıldı. Ama yetmedi. Sanki suçluymuş gibi, sanki kaçacakmış gibi, sanki yaşam hakkı bu ülkenin lüksüymüş gibi! Bu bir adalet meselesi değil artık. Bu açık bir siyasi intikam, sistematik bir sindirme politikasıdır.”

Hülya Özdemir söylediklerinde çok haklı. İktidar kendine birini ya da bir grubu düşman olarak belirlediğinde hiçbir kural tanımıyor. Çoluğundan çocuğuna, hastasından yaşlısına herkesi kılıçtan geçiriyorlar. Adalet yok, insanlık yok, merhamet yok.

Kandemir Özdemir’in başına gelenlerini son yıllarda cezaevlerinde çok gördük. Birçok insan sağlık hizmetlerine geç ulaştığı ya da ulaşamadığı için hayatını kaybetti. 

Onlardan biri de ihraç HSYK üyesi Teoman Gökçe’ydi. Gökçe’yi Ankara Sincan T Tipi Cezaevinde penceresinde tel örgülerin olduğu 10 metrekarelik küçücük bir hücreye kapattılar. 16 ay orada yaşamak zorunda kaldı. Sonunda dayanamadı ve 2 Nisan 2018’de hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Daha da vahimi Anayasa Mahkemesi gibi bir kurum, Gökçe’nin ölümünde ihlal yok diye karar verdi.

Teoman Gökçe’nin kalp krizi geçirdiği hücrenin penceresi…

KHK’lı akademisyen Şükrü Tuğrul Özşengül (56) de aynı şekilde altı yıl Silivri 8 Nolu Cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra 30 Temmuz 2022 cumartesi sabahı kalp krizi geçirerek vefat etti. Üstelik bu ikinci krizdi.

Yargılandığı 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 4. ve 5. celselerinde mahkemeye durumunun ciddi olduğunu da anlatmıştı. İlk kalp krizi geçirdiğinde gardiyanların nasıl müdahalede bulunacağını bilmediğini, yoğun bakımda elini kolunu kıpırdatamadığı halde kelepçe takıldığını, yüksek tansiyonla tekrar cezaevine gönderildiğini ve ilaçlarının zamanında alamadığını, hepsini söyledi. Ama dinleyen olmadı. Hiçbir ‘muhalif’ gazeteci de yaşadığı haksızlığı gündeme getirmedi.

Yaşam hakkı ihlal edildiği için cezaevine vefat eden böyle çok fazla insan var.

2,5 yıl Dinar Cezaevinde kalan KHK’lı ziraat mühendisi Cemil Dilber 22 Mart 2019’da,

20 ay Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan KHK’lı beden eğitim öğretmeni Yusuf Paçacı (39) 16 Nisan 2019’da,

18 ay Mersin Tarsus Cezaevinde yatan KHK’lı öğretmen Seyfettin Kurtçu 24 Aralık 2020’de,

Sincan Cezaevinde 40 gün hücreye kapatılan KHK’lı polis müdürü Zeki Güven (48) 1 Temmuz 2018’de,

5 yıl Denizli T Tipi Cezaevinde kalan KHK’lı Binbaşı Ertuğrul Yavaşça (52) 17 Nisan 2025’te,

Dokuz yıldır Kayseri 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan Deniz Harp Okulu 2003 mezunu Binbaşı Erkan Şirin 30 Mayıs 2025’te,

KHK’lı matematik öğretmeni Gökhan Açıkkollu (42), işkence gördükten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü C4 Nezarethanesinde 5 Ağustos 2016’da kalp krizi geçirerek öldü.

Kanserden, şeker hastalığından, zatürreden ölenleri söylemiyorum bile.

Hepsinin yaşam hakları ihlal edildi. Hiçbiriyle doğru dürüst ilgilenilmedi. Nasıl olsa ocu bucu denildi. Ölüp gitsinler diye bakıldı.

Oysa bir insan hayatı, her şeyden ama her şeyden daha kıymetli. İktidar hırslarından, mahalle kavgalarından, hukuk dahil her şeyi gözden çıkaran o adalet koltuklarından…

Onlar da suçsuzdu. Hepsi siyasi intikam uğruna tutuklandılar.

Ne oldu? Kimin eline ne geçti?

Ölenler öldü, geride acılı aileleri kaldı ama olan yine Türkiye’ye oldu.

Bugün herkes ülkede adalet, adalet diye haykırıyor.

Sevinç Özarslan: ‘Türkiye’nin yakın geleceği farklı mağduriyetlere gebe’

3 YORUMLAR

  1. Dokuz yıldır Kayseri 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan Deniz Harp Okulu 2003 mezunu Binbaşı Erkan Şirin kalp krizi geçirerek vefat etti.

  2. Zulüm sürecinin mağdur ve mazlumlarına Rabbim sonsuz inayeti ile muamele eylesin. Makamları Firdevs Cenneti olsun. İla cennete zümara 🤲🇹🇷
    Zulmeden zalimlerde, Rabbimin vaad ettiği şedit azaba tez vakitte kavuşsun. İla cehenneme zümara 🔥

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin