Gülistan Doku soruşturmasında ilk dalgada 2 tutuklama ve 2 adli kontrol kararının ardından 7 şüpheli daha adliyeye sevk edildi. Son sevk edilenler arasında Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer ve Zeinal Abakarov da yer aldı. İlk sevk grubunda eski polis Gökhan Ertok ile eski İl Özel İdaresi personeli Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesi’nde kameralarla ilgili görev yapan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı uygulanmıştı. Dosyaya aynı gün giren görüntü inceleme raporu da soruşturmanın seyrini etkileyebilecek yeni bir başlık açtı; raporda “eksik kamera kayıtları” bulunduğu ve bir kamera operatörünün standart dışına çıkarak araç takip edip kısa süre boş alan çektiği belirtildi.
Gülistan Doku dosyasında 14 Nisan’da başlatılan cinayet ve delil karartma soruşturması yeni bir aşamaya girdi. İlk gün adliyeye çıkarılan 4 şüpheliden eski polis Gökhan Ertok ile dönemin Tunceli İl Özel İdaresi personeli Erdoğan Elaldı tutuklandı. Munzur Üniversitesi’nde kameralardan sorumlu Savaş Gültürk ile Süleyman Önal ise adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Bugün ise soruşturma kapsamında gözaltındaki 7 kişi daha adliyeye sevk edildi. Bugün adliyeye sevk edilen isimler Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Uğurcan Açıkgöz, Ferhat Güven, Cemile Yüceer, Engin Yüceer ve Zeinal Abakarov oldu. BirGün’ün haberine göre gözaltına alınan 13 kişiden 7’si sabah saatlerinde adliyeye gönderildi, 2 kişinin ise işlemleri sürüyordu. Böylece dosyada ilk dalga kararların ardından ikinci sevk süreci başlamış oldu.

İlk tutuklama kararları dosyanın ağırlık merkezini de gösterdi. Gökhan Ertok, “kişisel verilerin yasadışı yollarla ele geçirilmesi”, “suçluyu kayırma” ve “suç delillerini yok etme” suçlamalarıyla tutuklandı. Erdoğan Elaldı ise Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi kapsamındaki “kasten öldürme” suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Bu iki karar, soruşturmanın yalnızca kayıp dosyası değil, doğrudan cinayet ve delil karartma ekseninde yürüdüğünü bir kez daha ortaya koydu.
Adli kontrolle serbest bırakılan iki isim de soruşturmanın önemli bir ayağında duruyor. Savaş Gültürk ile Süleyman Önal, Munzur Üniversitesi’ndeki kamera sistemlerinden sorumlu isimler olarak dosyada yer alıyor. Haklarında yurt dışı çıkış yasağı uygulanması, savcılığın görüntü zinciri ve kamera kayıtları başlığını soruşturmanın temel halkalarından biri olarak gördüğüne işaret ediyor.
Bu tabloyu daha da önemli hale getiren gelişme ise dosyaya giren görüntü inceleme raporu oldu. Raporda, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin 304 saat 34 dakikalık kamera kaydının ayrıntılı biçimde incelendiği ve “eksik kamera kayıtlarının bulunduğu” tespiti yapıldığı belirtildi. Aynı raporda, kamera operatörünün standart dışına çıkarak araçları takip ettiği ve kısa bir süre boş alanı çektiği de kayda geçirildi. Bu tespit, dosyada uzun süredir tartışılan “kamera zincirinde kopukluk var mı” sorusunu daha da büyüttü.
Raporda yalnızca teknik eksiklikler değil, olay gününe ilişkin dikkat çekici görüntü ayrıntıları da yer aldı. Buna göre 4 ve 5 Ocak 2020’ye ait bazı karelerde Gülistan Doku, Zeinal Abakarov, Mustafa Türkay Sonel ve bazı arkadaşları görülüyor. Raporda ayrıca saat 20.52’de Gülistan Doku’nun çalıştığı kafeden ayrılan 6 erkeğin bir otomobilin arkasında toplandığı, bu kişilerden bazılarının Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz olarak teşhis edildiği kaydedildi.
Aynı teknik incelemede, saat 22.32’de bir kamera operatörünün rutin dışına çıkarak iki aracı yakınlaştırıp takip ettiği, 22.34’te ise boş alanı çektiği belirtildi. Raporda bu hareketin kısa sürdüğü, ardından kameranın yeniden olağan seyrine döndüğü anlatıldı. Soruşturma açısından bu bölüm önemli, çünkü dosyada ilk kez görüntü akışının doğal seyrinin dışına çıkıldığı resmi rapor satırlarına girmiş oldu.
