İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan bugüne kadar dövizi kontrol altında tutmak için yakılan rezerv miktarının 50 milyar dolar seviyelerinde olduğu belirtiliyor. Kısaca, AKP rejiminin ‘İmamoğlu operasyonunun’ maliyeti 50 milyar doları bile aştı. Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta tutuklanmasının ardından 41 lirayı aşan Dolar kuru, yapılan bu müdahalelerin ardından 38 lira bandına kadar çekildi. Rejimin yeni barajı 38 lira bandına koyduğu aktarılıyor.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yarın politika faziyle ilgili karar alacak. Politika faizi TCMB’nin 6 Mart 2025’teki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 250 baz puan indirimle 45’ten 42,5’e çekilmişti. Döviz kurunun baskılandığı bir dönemde faizlerin ‘indirilmesi’ mümkün gözükmüyor. Zira bu durumda doları yükselmesi dolayısıyla enflasyonun da beklentileri aşması muhtmel.
Geriye iki alternatif kalıyor; ya politika faizi yüzde 42,5’te sabit bırakılacak ya da TL üerindeki baskıyı azaltmak için yükseltilecek… Genel kanaat sabit bırakılacağı yönünde…
Hakan Kara: Her durumda da ekonomi yavaşlar
Bilkent Üniverstesi Öğretim Üyesi ve eski MB Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, konuyla ilgili paylaşımında, “Yarınki faiz kararı üzerine… İki seçenek var: 1) Hiçbir şey yapmamak ve ilerde daha sert tedbirler almak zorunda kalmak. 2) Politika faizini fiili faiz olan %46 civarına çekip, üst bandın esnekliğini korumak. Her durumda ekonomi yavaşlar, ama 2. seçenekte daha az yavaşlar. Yarın Merkez Bankasının 2. seçeneği uygulaması ve Hazine-TCMB koordinasyonu ile tahvil ve kur piyasasını destekleyecek ilave adımlar atılması halinde, yıl ortalarından itibaren yüklü faiz indirimleri için yeniden alan açılacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Mahfi Eğilmez: ‘Mış’ gibi yapmayın!
İktisatçı Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “TCMB Para Politikası Kurulu yarın toplanarak faiz konusunda karar verecek. Kendilerine tavsiyem politika faizini değiştirmemiş gibi görünmek amacıyla geçtikleri gecelik borç verme uygulamasından vazgeçmeleridir. Yapılacak şey; haftalık repo ihalesi yoluyla borç verme yöntemine dönerek bunun faizini yüzde 46’ya çıkarmaktır. Faizi artırmamış gibi görünmek uğruna geçmişte sıkça yapıldığı gibi politika faizi bazını değiştirmek, itibar kaybı yaratmak suretiyle, enflasyonun düşeceğine olan inancın yitirilmesine yol açıyor. Unutmamak gerekir ki merkez bankaları dünyada sürpriz yapması gereken en son kurumdur.” ifadelerini kullandı.
Mahfi Eğilmez, TCMB’nin resmi politika faizini yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya çıkarıp, şeffaf bir şekilde haftalık repo ihalelerine dönmesini öneriyor. Böylece “örtülü faiz artırımı” yerine net bir duruş sergileyerek ‘itibar kaybedilmemesi’ gerektiğini kaydediyor.
