Gidişata engel olabilecek kimse yok mu?

YORUM | TARIK TOROS 

Ülkede 30 yaşa kadar olan insanlar, dünyanın farkına varmaya başladığı yaşlardan bu yana Erdoğan iktidarından başka şey görmedi.

***

1988-2000 yıllarında üniversite artı gazetecilik için Ankara’daydım.

Görevleri başındayken Turgut Özal’ı Kenan Evren’i dünya gözüyle gördüğüm, Erbakan, Türkeş, Ecevit ve Demirel’i muhabir olarak yıllarca takip ettiğim için kendimi bahtiyar sayarım.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Mühim bir deneyimdi.

Sonraki AKP yıllarının, Ankara gazeteciliğine katkısı önceki dönemden ayrılır.

Daha kısırdır, genç arkadaşlar kusura bakmasın.

Öncesinde basın AKP dönemiyle kıyaslanmayacak ölçüde hürdü, parlamento çok sesliydi.

Tek başına iktidarı da gördük, geldiler ve gittiler.

Koalisyonları da.

***

Rusya’da muhalif bir lider var: Navalny.

Kremlin bağlantılı bir şebeke tarafından zehirlendi.

Almanya’da tedavi görüp sağlığına kavuştu.

Tutuklanacağını bile bile ülkesine döndü, hapse atıldı.

Eş zamanlı olarak, Putin’in sarayını anlattığı belgesel, taraftarlarınca yayına sokuldu ve son baktığımda 82 milyon izlenmeyi geçmişti.

Müebbet hapsi garantiledi.

***

Öncesinde iddiası olmayan, hatta kimi fikirleriyle demokratlığı tartışılan bir isim Navalny.

Şu anda, dünyada en popüler Rus muhalif lider.

Tutuklanınca protestolar başladı, en az 2 bin kişi gözaltına alındı.

Bir gencin sözleri dikkat çekiciydi:

-19 yaşındayım. Putin hayatım boyunca iktidardaydı, ülke için herhangi bir umut göremiyorum. Fakirlik ve devlet terörü var. Navalny’ye yaptıkları çok çirkin ve yasa dışı.

***

Çocuk haklı.

Putin 1999’dan beri Rusya’nın başında.

Gidecek gibi de görünmüyor.

Birkaç kere sistemi kendi liderliğini sağlama alacak biçimde değiştirdi.

Halen de yüzde yüz içine sinmiş değil.

***

Otoriter yönetimler böyledir.

Dışarıya “demokratik” görüntü verirken…

İçeride kanunları sürekli değiştirmek zorunda kalırlar.

Şu an, AKP-MHP ortaklığının yapmaya çalıştığı da bu.

***

2015’e gelindiğinde…

Erdoğan’ın siyaseten çıkış yolu kalmamıştı.

Önünü Bahçeli açtı.

Kürt siyaseti dışlandı, bir daha da kafayı kaldıramadı.

Akşener “tehlikesi” belirince bu defa Erdoğan, Bahçeli’nin yardımına koştu.

Sonrasında Bahçeli’nin teşekkürü “başkanlık sistemi” oldu.

***

İkili bugün, seçim ve siyasal partiler yasalarını bir kez daha değiştirerek iktidarlarını sürdürme derdindeler.

Seçim 2023’te olmayacak, bu kesin.

Vaktinde seçim olursa Erdoğan aday olamıyor.

Yasalar hemen çıksa bile uygulama için 1 yıl geçmesi gerekiyor, 2021’e yetişmiyor.

Tabi Anayasa ve yasalar pas pas edilmişken..

Halen belli yasalara uyulmak zorunda kalınması da garip ya, neyse.

2016 başkanlık referandumunda mühürsüz oyları sisteme sokan bir Yüksek Seçim Kurulu vardı, unutmayalım.

***

Peki Türkiye’de bu gidişe engel olabilecek kimse yok mu?

Siyasal anlamda yok.

Toplumsal anlamda var: Halk.

Bakmayın, kimi salak sokak röportajlarına…

Türkiye toplumunun kayda değer bölümü yaşananların farkında.

Erdoğan, yasal olarak iktidarını garanti altına alabilir.

Siyasi sistemi kilitleyebilir.

Muhalefeti sindirebilir.

Dünyayı iki ileri bir geri, oyalayabilir.

Gelgelelim…

Halktan bu kadar emin değil.

***

Peki halk gücünün farkında mı?

-Değil, maalesef.

Farkına vardığı gün, rejim için sonun başlangıcı olacak.

İhtimal?

-Zayıf.

2 YORUMLAR

  1. Tarık Bey, ben görenlerin az sayıda insan olduğu kanaatindeyim. Onların bir kısmı CHP’ye bir kısmı Saadete, bir kısmı İyi Partiye, Gelecek Partisine, DEVA’ya olmadı MHP’ye gider. Böyle bir dağılım da seçim sonuçlarını değiştirmez.

    Türkiye’deki rejimin destekçisi Batı desteğini çekmedikçe hiçbir şey değişmez. Erdoğan iktidardan gidince adım gibi eminim demokrasi anlamında hiçbir şey değişmeyecek. Sadece yapılan katliamlara, hukuksuzluklara uluslararası meşruiyet artacaktır.

    Türkiye’ye böylesine büyük bir Batı desteğini ben hiçbir zaman görmedim. Görünüşte destek yokmuş gibi ama söylemde yok, eylemde tam destek var. Türkiye hem Çin, hem Rusya, hem AB’nin desteğini hiç bu kadar almamıştı. Onca sürtüşmeye rağmen Macron bile hizaya geldi. Biden’in göreve gelmesi de dağ fare doğurdu olayına benzeyecek. CAATSA’yla Erdoğan’a hiçbir şey olmaz. Savunma Sanayi Müsteşarınna ona buna yaptırım uygulamak dalga geçmektir.

    Dünya’nın görmek istediği Türkiye buydu zira. Diktatör tarafından yönetilen, antipatik, halkının parası siyasi rüşvetlerle sömürülen (Sömürgecilik yöntem değiştirmiş zaten var. Erdoğan soyup paraları Alman, İngiliz, İsviçre Bankalarına yatırıyor. Tıpki Gaddafi’nin Libya’nın paralarını yatırdığı gibi), şantajla boyun eğdirilen bir Türkiye liderliği var.

    Sömürgeci Batı, Erdoğan giderse böyle bir fırsatı bir daha nasıl bulacak? Dünya’da hiçbir iddiası olmayan tepe tepe kullanılan bir ülke var ellerinde. Bakın Alper Ender Beyin yazısında kullandığı fotoğrafa. Alman AB Komisyonu Başkanı Diktatörün kaba saba, diplomasiden yoksun bir Bakanıyla görüşmekten ne kadar mutlu!

    Halk anlayacak, ümitliyim ama ne zaman? Ülke elden gittiğinde anlayacak. Artık anladığında iş işten çoktan geçmiş olacak. Bu Beyefendiler ve çocukları artık başka ülkelerde adalarda keyif çatıyor olacaklar.

  2. Halk olarak çok şeyin farkındayız, farkındayız da.. korkumuz, çok şeyin farķında olduğumuzun farkına vardıklarında, bozuk düzenin sonu gelmeden, bizden ilk farkettiklerini ak toroslarla Toroslar’da toplarlar da sonlarını getirirlermi diye endişe ediyoruz.

    Hani biz de, sizin gibi ilk fırsatta, çoluk çocuk maaile, akrabai taallukat yurtdışına hicret etme imkanı bulsak, farkında olanlardan olduğumuzu farkettirmeden hicret etmeyi yeğleriz elbette ama ne çare!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin