Gazze’de, daha önceki İsrail saldırılarında hasar gören bir apartmanın çökmesi sonucu 5’i çocuk en az 20 kişinin hayatını kaybettiği ve onlarca kişinin hâlâ kayıp olduğu açıklandı.
Sivil savunma teşkilatına göre, her katında dört daire bulunan altı katlı bina, gece saatlerinde Gazze kentinin Tel el-Hava bölgesindeki yakındaki evlerin ve çadırların üzerine çöktü. Çöken binanın devasa bir beton yığınına dönüştüğü ve kurtarma ekibinin çaresizce arama yaptığı belirtildi.
Birleşmiş Milletler’e göre, Gazze’deki binaların ezici çoğunluğu düzenlenen İsrail saldırılarında hasar gördü veya yıkıldı. Sivil Savunma Teşkilatı Sözcüsü Mahmud Basal AFP’ye yaptığı açıklamada, yıkılan binanın daha önceki İsrail saldırılarından dolayı yapısal hasar aldığını belirtti. Basal, enkaz altından “20 şehidin cesedinin çıkarıldığını” söyledi. “Ölenler arasında beş bebek bulunuyor, onlarca kişi ise hâlâ enkaz altında sıkışmış durumda” diye ekledi.
Basal, kurtarma operasyonlarının devam ettiğini ancak “İsrail işgalinin gerekli ağır makine ve ekipmanın Gazze Şeridi’ne girmesini engellemesi nedeniyle sınırlı ekipman ve temel araçlara” dayandığını söyledi. Basal, binanın 2024 ve Mart 2025’te birden fazla kez vurulduğunu ve Gazzelilere geri dönmemeleri yönünde uyarılar yapıldığını ifade etti. “Başka seçenekleri yok. Ne çadır ne de ev bulunabildiği için çökme riskine rağmen çatlak, hasarlı binalarda yaşıyorlar” diye konuştu.
Hamas yönetimi altında faaliyet gösteren ve rakamları Birleşmiş Milletler tarafından güvenilir kabul edilen Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, ardından gelen İsrail askeri harekatında 73.700’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Gazze’de çok sayıda Filistinlinin evsiz kalması ve inşaat malzemelerindeki büyük eksiklikler nedeniyle birçok Gazze sakini, güvensiz binalara taşınma riskini göze aldı. Gazze’nin sivil savunma teşkilatı, bölgede çökme riski taşıyan yaklaşık 2.000 bina tespit etti. Hamas bünyesindeki Gazze Hükümeti Medya Ofisi ise bölgenin yeniden inşasındaki gecikmelere dikkat çekti. Yapılan açıklamada, “Halkımızın başına gelen bu felaketten tamamen ve doğrudan İsrail işgalini ve uluslararası toplumu sorumlu tutuyoruz” denildi.
