Futbolun ispatlanamayan karanlık yüzü: Hatır şikesi 

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Futbolun ruhunu kirleten şikeyle ’sıfır tolerans’ gösterilse de hatır şikesi varlığını yeşil sahalarda devam ettiriyor. Öyle maçlar var ki, alenen, göz göre göre ’hatır şikesi’ yapılıyor. Sahaya yansıyan gerçeklere rağmen ispatı(!) yapılamadığı için bu maçlar futbol tarihine ’utanç’ olarak geçiyor. Futbolda artık yeni bir sezon başlıyor. Takımlar hazır. Her takımın kendine göre bir hesabı var; ya şampiyonluk ya da ligde kalma. Bir de futbolun karanlık yüzü olan ’hatır şikesi’ var. İşte herkesin gözünün önünde cereyan eden ama ispatlanamayan ’hatır şikelerinden’ birkaç örnek.

Şikeye ‘sıfır tolerans’ tanıyan UEFA’nın en gözde organizasyonundaki iki maç kafaları karıştırdı. Bunlar Şampiyonlar Ligi 2011-12 sezonunu Ajax-Real, Madrid ve Dinamo Zagreb-Lyon müsabakalarıydı. Son maçlar öncesi 8 puan ve +3 averajlı Ajax’ın ardından 5 puan ve -4 averajla 3. sırada yer alan Lyon, kendisine lazım olan 7 golü bularak adını bir üst tura yazdırdı. Real Madrid’e 3-0 yenilen Ajax’ın ise iki nizami golünün iptal edilmesi, tartışmayı alevlendirdi. Hollanda basını ve Ajax, maçlarla ilgili araştırma yapılmasını isterken; bazı yorumcular, dönemin UEFA Başkanı Michel Platini’nin Fransız ekibi Lyon’a yardım ettiğini öne sürdü. Ancak Platini, iddialar karşısında tek bir cümleyle konuyu kapattı: ’Bazen kaleciler kötü gününde olabilir.’

Futbolda buna benzer sis perdeleri her zaman olageldi. Hemen akıllara Almanya-Avusturya maçı geliyor. 1982’de İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası maçı. Cezayir, ilk maçında Almanya’yı 2-1 yenerek kupaya mükemmel başlamıştı. Cezayir ikinci maçında Avusturya’ya yenildi. Son maçında ise Şili’yi 3-2 yenerek bir gün sonra oynanacak Almanya-Avusturya maçının sonucunu beklemeye başladı. Almanya, gruptan çıkması için ‘dostu’ Avusturya’yı yenmeliydi. Ama 3 farklı galip gelirse Avusturya elenecek, gruptan Cezayir ile Almanya çıkacaktı. Almanya, 10. dakikada Hrubesch’in attığı golle 1-0 öne geçti.

Bu golden sonra ise topa sahip takım kendi sahasında top dolaştırmaya başladı. Maçı izleyenler iki takıma da tepki gösterdi. Almanların ARD televizyonu yorumcusu Eberhard Stanjek, ‘utanıyorum’ diyerek maçın bir bölümünden sonra yorumlamayı bıraktı. Avusturyalı spiker Robert Seeger de izleyicilerin televizyonlarını kapatmalarını istedi. Bu iki takımın kupa dışına çıkması gerektiğini savunan birkaç ülke FIFA’ya başvurdu. Bir sonuç çıkmadı. Almanlar ise ‘Kesinlikle bir anlaşma yok. Ancak sonuç bize yetiyordu ve enerjimizi de 2. tura saklamalıydık…’ açıklaması yaptı. Maçı stadyumda izleyen bazı seyirciler organizasyon komitesine başvurup paralarını geri istedi.

Buna benzer bir olay ise İsveç ile Danimarka arasında yaşandı. 2004 Avrupa Şampiyonası’nda Danimarka, İsveç, İtalya ve Bulgaristan C Grubu’nda yer aldı. İlk iki maçlar sonunda Danimarka, Bulgaristan’ı yenip İtalya ile berabere kaldı. İsveç de Bulgaristan’ı yenip İtalya ile yenişemedi. Son maçlara çıkarken İtalya’nın 2 beraberliği vardı. Danimarka ve İsveç’in gruptan birlikte çıkması için en az 2-2 veya daha yüksek skorla berabere kalmaları gerekiyordu. Bu durumda İtalya, zayıf Bulgaristan’ı isterse 10-0 yensin İsveç ve Danimarka ile aynı puanda olmasına karşın elenip evine dönecekti.

İtalyanlar, Danimarka-İsveç ortaklığının kendilerini saf dışı bırakacağını her mahfilde dile getirdi. Hatta İtalyan oyuncu Gattuso, ‘İsveç-Danimarka maçı en az 50 kamera ile çekilmeli!’ diyerek muhtemel ‘hatır şikesine’ işaret etti. İtalyanların haksız olmadığı maçın 2-2 bitmesiyle tescillendi. Öyle ki Danimarka’nın gollerini 28 ve 66. dakikalarda Jon Dahl Tomasson atarken, İsveç’in gollerini 47. dakikada Henrik Larsson penaltıdan ve 89. dakikada MattiasJonson attı. İsveç’e beraberliği getiren golün pasını ise Danimarka kalecisi Thomas Sörensen verdi. Bu maçın görüntülerini YouTube’den arayacaklar için küçük bir not: Boşuna uğraşmayın. Hemen her türlü görüntünün olduğu YouTube’da bu maçın görüntüleri yok!

Beşiktaş’ın efsanelerin Metin Tekin, bir röportajında sorulan ‘Hiç hatır şikesi yaptınız mı?’ sorusuna, ’Olmadı diyemem. Şike değil de, birkaç kez hatır için karşıda takımdaki arkadaşımı kıramadığım, sahada vites düşürdüğüm, hız kestiğim oldu tabii!’ cevabını vermişti. Rıdvan Dilmen’in bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı öncesi yanına gelerek kendisinden hatır şikesi yapmasını istediğini iddia eden Tanju Çolak ise, ’Rıdvan Dilmen benim en iyi arkadaşlarımdan biridir. Bir gün Galatasaray-Fenerbahçe maçından önce yanıma gelerek, Fenerbahçe’nin ligde puana ihtiyacı olduğunu, Galatasaray’ın puan durumunun iyi olduğunu söyleyerek maçta gol atmamamı istedi. Ben de puan durumumuz iyi olduğu için tamam dedim. O günlerde takımda sözüm geçtiği için 3-4 tane arkadaşa da Fenerbahçe maçında fazla sıkmayın dedim.” diye konuştu. Maç günü gelip maça çıktıklarını, kendisinin ve arkadaşlarının fazla sıkmadan oynadıklarını, Fenerbahçe’nin 15. dakikada Şenol’un attığı golle 1-0 öne geçtiğini söyleyen Tanju Çolak, ’Fenerbahçeli futbolcu Müjdat gol atıldıktan sonra Galatasaraylı taraftarların olduğu bölüme doğru gelerek el hareketi yaptı. Bunun üzerine Rıdvan’ın yanına gelerek hatır şikesinin bittiğini söyledim. Rıdvan niye bitti Tanju deyince Müjdat’ı gösterdim. Sonra maça tekrar başladık. Ben 10 dakika sonra bir gol attım. Maç 1-1 bitti.’ ifadelerini kullandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin