Futbol artık ‘Almanların kazandığı oyun’ değil

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Euro 2020’de son 16 tur heyecanı noktalandı. Gruplarla beraber 16 ülke evine dönerken, 8 ülke Wembley’deki kupa yolculuğuna devam etti. Son 16 turunda sürpriz sonuçlar ortaya çıktı. ‘Ölüm grubu’ denen ve favorilerin toplandığı F Grubu’ndan gelen 3 ekip de, çeyrek final görmeden evine döndü. Son Dünya Kupası sahibi Fransa, son Avrupa şampiyonu Portekiz ve futbolun ‘panzeri’ Almanlar ilk 16 turunu geçemedi. Yıllarca üst seviyelerde görmeye alıştığımız Alman milli takımı için futbol “sonunda mutlaka kazandıkları”bir oyun değil artık.

LÖW’ÜN BÜYÜK PLANI

İngiliz futbol efsanesi Gary Lineker’in tarihe geçen, “Futbol 22 kişinin bir topun peşinde koştuğu, sonunda Almanların kazandığı oyun” sözü Euro 2020’de de kendini gerçekleştiremedi. Doğrusu Almanya kupanın favorileri arasında gösterilmiyordu. Nedenleri oldukça fazlaydı. 2006’dan beri takımın dümeninde oturan Joachim Löw, turnuva sonrası görevi bırakacaktı. 15 yıllık milli takım kariyerinde 2014 Dünya Kupası vardı. Bir de kaybedilen Euro 2008 finali. Löw’ün başarılı kariyerine düşen siyah leke 2018 Dünya Kupası olmuştu. Almanya ilk kez kupaya grup aşamasında veda etmişti. Euro 2020 bir anlamda onun telafisi olacaktı. Yine Löw vedasını zirvede yapmak istiyordu. Ama olmadı.

Euro 2020’ye Hollanda’nın önünde grup lideri olarak gelen Almanların dikensiz gül bahçesinde yürüdüğünü söylemek mümkün değildi. Hollanda’yı deplasmanda yenerken, sahasında 4-2 yenilmesi pek hayra alamet olmadı. Nitekim UEFA Uluslar Ligi’nde İspanya’ya 6-0 yenilmesi, ülke futbolunun sorgulanmasına yol açtı. Yetmez gibi Dünya Kupası eleme gruplarında Kuzey Makedonya’ya hem de sahasında 2-1 yenilmesi, Euro 2020 ümitlerini kırıyordu. Elbette sadece elde edilen sonuçlar değildi moralleri bozan. Grupta Fransa ve Portekiz’in varlığı Almanlara, 2018 Dünya Kupası kabusunu hatırlatıyordu. Nitekim gruptaki ilk maçta Fransa’ya 1-0 yenilmekten daha acı olan, ortaya konan futboldu. 90 dakika mahkum oynayan bir Almanya vardı.

25 YILLIK HESAP

Portekiz karşısında alınan 4-2’lik galibiyet sorunlara bir nebze pansuman oldu. Makine gibi işleyen milli takım ilk kez Portekiz karşısında sahne aldı. Fransa mahkumiyetini unutturup, Macaristan karşısına mutlak favori olarak çıkma morali verdi. Kağıt üzerinde mutlak favori olduğu maçta beraberliği zor kurtardı. İki kez Macarlar öne geçti. Almanya kalesi sık sık tehlike yaşadı. Kabus gibi geçen 90 dakika 2-2 bitince Almanya, “ölüm grubundan” ikinci çıktı.

Almanya-İngiltere eşleşmesi 25 yıllık bir hesabın da kesileceği maç olacaktı. Almanya’nın son kez Avrupa’nın zirvesine çıktığı Euro 96’ya İngiltere ev sahipliği yapmıştı. Almanlar, yarı finalde İngilizleri penaltılarla geçip finale adını yazdırmıştı. İngiltere adına son penaltıyı kaçıran isim ise, Euro 2020’de saha kenarında görev yapan Gareth Southgate’di. Seyircisi önünde Almanların kupayı kaldırmasını seyreden İngilizler rövanş peşindeydi.

İki güçlü futbol ülkesinin müsabakası, turnuvanın en sıkıcı maçlarından biri oldu. Tedbiri elden bırakmayan iki ekibin mücadelesinde gülen son 15 dakikada iki gol bulan İngilizler’di. Gruplarda iki golle 7 puana ulaşan İngilizler, gol orucunu Almanlar karşısında da devam ettirdi. Sterling ve Kane fileleri havalandırdı. Turnuvanın bir numaralı gol kralı adayı Harry Kane ilk golünü ancak 4’üncü maçında kaydetti.

YENİ FUTBOLCU GELMİYOR

Lukas Podolski’nin “Yeterince hırslı ve savaşçı değillerdi. Oyuncuların yüzünde hiçbir ifade yoktu, bir mimik bile göremedim. Dünya yansa umurlarında değil gibiydi. Gol atmak için gereken azmi gösteremediler,” sözleri Almanların içine düştüğü durumu özetliyordu. Gerçekten de hiçbir varlık gösteremediler. Löw, 2018 Dünya Kupası sonrası kestiği, Euro 2020’de yeniden kadroya aldığı Matts Hummels ve Thomas Müller’den beklediği verimi alamadığı gibi elenmenin kahramanları da onlar oldu. Hummels, grupta Fransa’ya 3 puanı getiren golü kendi kalesine attı. Müller ise İngiltere karşısında beraberlik şansını heba etti.

Löw’ün zirvede veda beklentisi hüsranla sonuçlandı. Sorun sadece Löw’le sınırlı değil. Löw bırakınca yerine Bayern Münih’te kısa sürede büyük başarılara imza atan Hans-Dieter Flick gelecek. Flick’in Bayern performansı ümitleri tazeliyor. Dahası 2006-14 arasında milli takımda Löw’ün yardımcılığını yapması görev için biçilmiş kaftan olduğunu gösteriyor. Ama sorun, alttan yeni Alman yeteneklerin çıkmamasında. Timo Werner, Chelsea’den sonra milli takımda da hüsran oldu. Yıllardır forvete hasret kalan Almanlar, daha uzun süre golcü çıkaramayacak gibi. Umut bağlanan Leroy Sane, savruk ve ciddiyetsiz oyunuyla ilk 11’de yerini alamadı. Rakiplerini boğan, 90 dakika saat gibi işleyen Almanlar’dan eser yoktu.

2018 Dünya Kupası hezimeti, Euro 2020’de de tekrarlandı. Futbol, artık Almanların kazandığı oyun olmaktan çıktı. Almanya’nın toparlanması için önünde fazla uzun süre yok. 2022 Dünya Kupası, ya ayağa kalktıkları ya da çöküşün tescillendiği turnuva olacak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin