AYDOĞAN VATANDAŞ | HABER İNCELEME
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 24 Temmuz 2024 tarihli vasiyetnamesine yönelik itiraz davasında, Herkul.org sitesinin eski editörü Osman Şimşek’in yeminli tanıklığı mahkemeye sunuldu.
Dava dosyası, Pensilvanya Monroe County Common Pleas Mahkemesi Orphans’ Court (Yetimler Mahkemesi) bölümünde 61 O.C. 2025 numarasıyla görülüyor. Davacı Mesih Gülen, vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz eden basvurusunu desteklemek amacıyla “İmza Gerçekliği Hakkında Tanık Beyanı” başlıklı yeni bir belgeyi 1 Ağustos 2025 tarihli dilekçesiyle mahkemeye iletti.
Söz konusu tanık beyanı, mirasın en büyük paydaşlarından biri olan Herkul Foundation, Inc.’in, Mesih Gülen’in öne sürdüğü ‘dolandırıcılık’ ve ‘usulsüz düzenleme’ iddialarına itiraz ettigi 31 Temmuz 2025 tarihli başvurunun ardından geldi.
Herkul Foundation adına açıklama yapan Tarık Kocaman, mahkemeye sunduğu beyanında, vakıf adına hareket etme yetkisine sahip olduğunu belirterek, dava dilekçesinde yer alan bilgilerin kendi bilgisine göre doğru olduğunu ifade etti. Beyan, Pennsylvania Eyalet Kanunu uyarınca yalan beyanda bulunmaya ilişkin yaptırımlara tabi olarak verildi.
Vakfın avukatları, mahkemeye sundukları resmi dilekçede, davacının iddialarının hem hukuki gerekçeden hem de somut gerçekten yoksun olduğunu vurgulamış ve davanın tamamen reddedilmesini talep etmişti.
Herkul Vakfı’nın sunduğu belgelerde, dolandırıcılık (fraud) suçlamalarının Pennsylvania Yetim Mahkemeleri Kuralı 3.3(c) uyarınca “belirgin şekilde ve detaylarıyla” ispatlanması gerektiği hatırlatıldı. Ancak Mesih Gülen’in dilekçesinde;
- Gülen’e herhangi bir yalan bilgi verildiğine dair hiçbir somut beyanın bulunmadığı,
- Kim tarafından, ne zaman, hangi amaçla bu bilginin verildiğinin belirtilmediği,
- Ve en önemlisi, Fethullah Gülen’in vasiyeti hazırlarken bu iddialar nedeniyle yönlendirildiğine dair herhangi bir kanıt sunulmadığı ifade edildi.
Vakıf avukatları, sadece “Gülen İngilizce bilmiyordu” demenin dolandırıcılık anlamına gelmeyeceğini, çünkü vasiyetin ne olduğunu anlamadan imzaladığına dair bir veri olmadığını aktardı. Davacı Mesih Gülen, Fethullah Gülen’in İngilizce bilmediğini öne sürerek vasiyetin geçersiz olabileceğini ima etmişti.
Herkul Vakfı’nın cevabında bu iddiaya şöyle karşılık verildi: “Vasiyetin geçerli olması için tek şart, vasiyetçinin belgenin sonuna imzalamasıdır. Sayın Gülen’in bu imzayı attığı tartışmasızdır.”
Varsayıma dayalı iddialar!
Ayrıca vasiyetin içeriğinin kendisine anlatılmadığına dair hiçbir bilgi veya şahit beyanı sunulmadığı da vurgulandı. Bu nedenle “İmza attı ama neye attığını bilmiyordu” iddiasının tamamen varsayıma dayalı olduğu belirtildi.
Bu bağlamda, Fethullah Gülen’in vasiyeti; yasal olarak düzenlenmiş, şahitler huzurunda imzalanmış, noter onayından geçmiş ve içeriğinde herhangi bir usulsüzlük belirtisi olmayan bir belge olarak tanımlandı.
Sonuç bölümünde, Herkul Vakfı avukatları, Mesih Gülen’in sunduğu dilekçenin; yasal dayanaklardan yoksun, somut bir olaya dayanmayan, sadece hukuki sonuçlar içeren soyut iddialardan ibaret olduğunu belirtti. Ayrıca dilekçede, Fethullah Gülen’in 20 diğer yasal mirasçısının hiçbirinin sürece dahil edilmediği de hatırlatılarak, davanın usulen de sorunlu olduğunu kaydetti.
“Davanın tümden reddedilmesi gerekmektedir!”
Herkul Foundation, mahkemeye şu çağrıda bulundu: “Söz konusu iddialar hem hukuki hem de maddi yönden yetersizdir. Dilekçede, dolandırıcılıkla ilgili kanıtlanabilir hiçbir gerçek yoktur. Bu nedenle, mahkemenin davanın tümünü reddetmesi gerekmektedir.”
Mesih Gülen’in 1 Ağustos 2025 tarihli dava dilekçesinde ise Osman Şimşek’in merhum Gülen’in özel sekreteri, yardımcısı, tercümanı ve evrak sorumlusu olarak 25 yıldan uzun süre görev yaptığı belirtildi. Şimşek’in bu süre boyunca Gülen’in imzasını taşıyan belgeleri düzenli olarak tercüme ettiği ve arşivlediği ifade ediliyor.
Osman Şimşek ise Mesih Gülen tarafından mahkemeye sunulan 17 Temmuz 2025 tarihinde noterden tasdik ettirdiği yeminli beyanında, imzanın ‘sahte’ olduğunu düşündüğünü söyledi. Fethullah Gülen’in İngilizce bilmediğini, İngilizce belgeleri okuyup yazamadığını ve imza atmadan önce tüm belgelerin Türkçeye çevrilmesini zorunlu tuttuğunu; 24 Temmuz 2024 tarihli belgede yer alan imzanın, Gülen’in bilinen ve doğrulanmış imzalarıyla özellikle “F” harfinin büyük harfle yazılışındaki biçim açısından tutarsızlık gösterdiğini; 25 yılı aşkın süredir Gülen’in kişisel ve resmî yazışmalarını bizzat yönetmiş biri olarak, imzanın sahte olduğu ve Gülen’in söz konusu vasiyeti bilerek imzalamadığı ya da onaylamadığı kanaatinde olduğunu ifade etti.
Mesih Gülen, bu beyanın duruşmada kullanılacağını ve Osman Şimşek’in mahkemede bizzat tanık olarak dinlenmesinin talep edilebileceğini belirtti.

Cevdet abiden Allah razı olsun