“Eşimi görüşe tekerlekli sandalyeyle getirdiler, kan kaybından ölecek”

KHK'lı fizik öğretmeni Asuman Birinci, 26 aydır Antalya L Tipi Cezaevi'nde tutuklu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724

Antalya L Tipi Cezaevi’nde 26 aydır tutuklu bulunan KHK’lı fizik öğretmeni Asuman Birinci, sağlık durumunun ağırlaşması nedeniyle bugünkü açık görüşe tekerlekli sandalyeyle getirildi. Rahmindeki miyom nedeniyle yaklaşık bir aydır aralıksız kanama geçiren ve kan değerlerinin hayati seviyeye düştüğü belirtilen Birinci’nin, doktor kontrolü ve ameliyat için hastaneye sevk edilmediği öne sürüldü.

Eşini ve annelerini bitkin halde gören Eyüp Birinci ile çocukları büyük üzüntü yaşadı. Görüş sonrası çocukların gözyaşlarına boğulduğunu anlatan Eyüp Birinci, eşinin günlerdir tedavi edilmediğini ve hastaneye sevk edilmesi için yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını söyledi.

Asuman Birinci, KHK ile kapatılan Antalya Körfez Dershaneleri’nde çalışmak, çocuklarını kapatılan bir kolejde okutmak ve Bank Asya’ya para yatırmak gerekçeleriyle yargılandığı davada verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasının ardından 28 Mayıs 2024’te gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

“ÇOCUKLAR ANNELERİNİ GÖRÜNCE HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI”

TR724’e konuşan Eyüp Birinci, açık görüşte yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Bugünkü açık görüşte (16 Temmuz 2026) ben de çocuklarım da büyük bir şok yaşadık. Eşimi görüşe tekerlekli sandalye ile getirdiler. Hiç yerinden kalkamıyordu. Rengi benzi atmıştı. Zorla konuştu. Çocuklar annelerinin durumunu görünce çıkışta hüngür hüngür ağladı.”

“BİR AYDIR KANAMASI DURMUYOR, HASTANEYE GÖTÜRMÜYORLAR”

Eşinin rahminde miyom bulunduğunu ve bu nedenle ciddi kan kaybı yaşadığını belirten Birinci, hastaneye sevk taleplerinin karşılanmadığını söyledi.

“Eşimin rahim bölgesinde miyom var. Bu nedenle aşırı kanaması oluyor. Sürekli kan kaybediyor. Kan değerleri çok düşük. Hayati sınırlarda. Bir aydır kanaması hiç kesilmemiş. En son Kurban Bayramı’nda doktora götürmüşlerdi, o zaman bir tedavi uygulandı. Doktor, bir ay sonra kontrole gelmesini söyledi. Kaç gündür uğraşıyoruz, kontrol zamanı gelmesine rağmen hastaneye sevk yapmıyorlar. Bir an önce hastaneye sevk edilmesi ve ameliyat olması gerekiyor. Revirde sadece tansiyonunu ölçüp tekrar koğuşuna gönderiyorlarmış.”

Haziran ayında yapılması gereken doktor kontrolüne de götürülmediğini belirten Birinci, doktorun verdiği randevunun da kullanılmadığını söyledi.

“En son Kurban Bayramı’nda hastaneye götürülmüştü. Doktorlar, ‘Bir ay sonra tekrar kontrole gelsin’ demişti. Haziran ayında yeniden hastaneye sevk edilmesi, kontrolünün yapılması gerekiyordu. Randevusu olmasına rağmen yine götürmediler.”

“HERKES SORUMLULUĞU BİRBİRİNİN ÜZERİNE ATIYOR”

Cezaevi yönetimi ve jandarma arasında sorumluluğun birbirine bırakıldığını ifade eden Eyüp Birinci, bugün cezaevi müdürüyle görüşmek istediğini ancak buna da imkan bulamadığını anlattı.

“Bugün 15 Temmuz, aynı zamanda ziyaret günüydü. Çıkışta müdürle görüşmek istedim fakat müdür yoktu. Jandarmaya, ‘Kolluk kuvvetlerinin götürmediği söyleniyor, hastanın durumu çok kötü’ dedim. Onlar da, ‘Bizimle ilgisi yok. Doktor sevk yazısını gönderdiğinde biz götürürüz.’ dediler. Sürekli bahane uyduruyorlar, herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atıyor.”

“YERİNDEN KALKAMIYOR, ARKADAŞLARI KOLUNA GİRİYOR”

Eşinin durumunun her geçen gün ağırlaştığını belirten Birinci, temel tedavisinin dahi yapılmadığını söyledi.

“Kadın on gündür her geçen gün daha da perişan oluyor. Artık diğer organları da iflas etmeye başlamış, hiçbir şeyi düzgün çalışmıyor. Çok kötü ve çok halsiz durumda. Kan değerleri iyice düşmüş.”

“Artık yerinden kalkacak hali kalmadı. İhtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor. Koğuştaki arkadaşları koluna girerek yardım ediyor. Bir ilaç verilecek ama onu bile vermiyorlar. ‘Devlet karşılamıyor’, ‘Cezaevinin bütçesi yok’ gibi gerekçeler öne sürüyorlar. En temel ilaç tedavisini bile sağlamıyorlar.”

“ÖLMESİNİ Mİ BEKLİYORLAR”

Eşinin acilen hastaneye sevk edilmesi gerektiğini vurgulayan Birinci, yetkililere şu sözlerle çağrıda bulundu:

“Yere yığılıp kalmasını mı bekliyorlar, ne bekliyorlar bilmiyorum. Ölmesini mi bekliyorlar bilmiyorum.”

KHK’lı öğretmen Asuman Birinci’den çarpıcı mektup: Bir elimde kelepçe, bir elimde serum, başımda jandarmalar

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin