Erdoğan’dan ‘süreç’ açıklaması: ”Devlet olarak bir takvimlendirmemiz var”

Bişkek dönüşü uçakta basının sorularını cevaplayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir” sorusuna, ““Terörsüz Türkiye” sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz.” cevabını verdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamındaki temaslarının ardından dün Türkiye’ye döndü.

Bişkek dönüşünde uçaktaki basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Erdoğan, iktidarın “terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreci değerlendirdi. Erdoğan, “Sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir.”

F-35 AÇIKLAMASI: “BU MESELENİN GERİDE BIRAKILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Türkiye’nin Rusya’dan satın alınan S-400’ler nedeniyle çıkarıldığı F-35 programına dair konuşan Erdoğan, “Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz” dedi.

Erdoğan, “Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz” ifadesini kullandı.

“DENİZ TAŞIMACILIĞI İÇİN GÜVENLİK MEKANİZMASINA İHTİYAÇ VAR”

Karadeniz’de hedef alınan Türk ticari gemileri hakkında konuşan Erdoğan, “Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var” derken, Afrika kıtasında tahıl krizi başladığını söyledi.

Erdoğan, “Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var” diye konuştu.

“PUTİN SAVAŞIN BİTMESİNİ İSTİYOR”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesine ilişkin konuşan Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce sona ermesini istediklerini belirtti.

Erdoğan görüşmeye yönelik “Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti” dedi.

Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere de değinen Erdoğan, “Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Savaşa dair, “Bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir” diyen Erdoğan, Putin’in savaştan memnun olup olmadığına ilişkin soruya da “Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor” yanıtını verdi.

Erdoğan, “Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN ŞİÖ’YE ÜYELİĞİ BATI’YA SIRT ÇEVİRME ANLAMINA GELMEZ”

Erdoğan, Türkiye’nin ŞİÖ’ye üye olup olmayacağı sorusuna da “Önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez” diye konuştu.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin