Erdoğan’dan şok sözler: Bay bay Kemal’den almışlar sözü, molotofları hazırlamaya başlamışlar

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu’daki mitinginde de inanılmaz ifadeler kullandı. Muhalefeti terörize eden Erdoğan, “Hapisteki tüm PKK’lıları çıkaracağız diyorlar. Bu Selo kim? Diyarbakır’da 51 Kürt vatandaşımızın ölümüne neden olan kişi. Terörist! Onu çıkaracaklarmış. Bay bay Kemal de bunun taahhüdünü veriyor. Söylesene bay bay Kemal, Meclis’te HDP’yle neler görüştün? Neler konuştun? Söyle… Bay Bay Kemal’den almışlar sözü, şimdiden silahlarını doldurmaya, molotoflarını hazırlamaya başlamışlar.” dedi.

Tayyip Erdoğan’ın açıklamasından bazı bölümler şöyle:

  • Kamudan ihraç edilen PKK’lıları devlete geri dolduracaklarmış. Belediyeleri istedikleri kullanmaları için örgüte teslim edeceğiz diyorlar. “Suriye’deki askerlerimizi çekip oraya rahatça saldırabilmeniz için size bırakacağız” diyorlar. HDP mensuplarının örgütün parmak işareti ile selamlıyorlar.
  • Eline her mikrofon alan HDP’linin PKK’lının tehdit dolu açıklamalarına ne yazık ki elleriyle kalp işareti yaparak cevap veriyorlar. Bay Bay Kemal’den almışlar sözü, şimdiden silahlarını doldurmaya, molotoflarını hazırlamaya başlamışlar. Bu manzaradan bizim kadar CHP’li kardeşlerimin de utandığına inanıyorum.
  • Bunlar talimatı Kandil’den alıyor. Kandil’dekilerin zaten Allah’ı, dini, ezanı, kitabı yok. Kürt kardeşlerimi bunlar istismar ediyor. Kürt kardeşlerimin dindar olanları var, bunlarla mukayese edilmez. Bunlar Diyarbakır Anneleri’nin evlatlarını dağa kaçırdılar, taciz ettiler. Gelin diyorum ki “14 Mayıs’ta hesaplaşalım.”

3 YORUMLAR

  1. Dil öğrenme çabasındayım. Netflix’ten Kore ve ABD’deki sapık tarikatlarla ilgili belgeselleri izliyorum.
    İnananların, liderlerinin çelişkilerini, yalanlarını, hilelerini görmeleri kolay olmuyor…

    Bu sadece sapık tarikatlar için değil, ideolojiler için de siyasal partiler için de geçerli…
    Damadın dediği gibi: “Ay’a çift şeritli yol yapılacağını söylesek inanırlar” dedikleri seçmenleri var.

    250 kişinin şehit olduğu geceyi “Allah’ın lütfu” sayan,
    “Gökten ne yağmış da, yer kabul etmemiş; dönün artık” diye davet ettiği insanı önce “sahte peygamber” ilan edip,
    cemaate “altı ibadet, ortası ticaret, üstü hıyanet” noktasına getiren,
    bununla yetinmeyip sonradan ihdas olunmuş “iltibas” denilen bir suçla hepsini bir torbaya koyup, gazete-dergisine abone olan abisinden, bankaya para yatıran öğrencisinden, kermeste köfte satan ablasına kadar hepsini hapse atan, atamadıklarını da korkudan hareketsiz hale getirmeye çalışan, çalışanlarını KHK’larla işsiz bırakmakla kalmayıp “ağaç kökü yemekle” karşı karşıya getiren,
    yüz binden çok insanı, binden çok 1-6 yaş arası çocuğu hapse atmakla kalmayıp,
    Dünyada en çok hukukçuyu hapse atan, işsiz bırakan,
    Dünyada en çok akademisyeni hapse atan, işsiz bırakan,
    Dünyada ordusundan en çok subayı hapse atan, işsiz bırakan,
    Dünyada en çok polis ve emniyet görevlisini hapse atan, işsiz bırakan,
    Dünyada en çok öğretmeni hapse atan, işsiz bırakan,
    Dünyada en çok üniversite kapatan,
    Dünyada en çok üniversite diplomasını geçersiz sayan…

    “One minute” diye ayağa kalkıp, daha birkaç saat içinde “ona demedim, sunucuya dedim” diyen,
    ABD’den Yahudi ödülünü alan,
    Oğulcuğunun “gemicikleriyle” İsraille ihracatı arttırmaya çalışan,
    “Hayırsever işadamı” dediği Reza’yı iki Bakanıyla birden ödüllendiren,
    Bakanlarından Reza’nın önüne yatanların istifalarını kabul ederken, “her şeyi bilgisi dahilindeydi” diyene ödün veren, hele aynı ekipten “makaracı” Bakandan Büyükelçi çıkaran,
    Meclis’teki lojmanları sattırıp, kendine “Aksaray” pardon “külliye” diken,
    Dişisinden cevap alamayan Kauai kuşuna çok üzülen hassas kalpli eşi halka beyaz çay tavsiye ederken, kendisi otobüslerden siyah çay atan,
    Elindeki yüzüğünden başka şeyi yokken, eşi Manhattın’da mağaza kapatan,
    Kışlık için Ahlat’a, yazlık için Marmaris Okluk’a saray kuran,
    Mitinglerde Kuran ve risaleyi eline alıp siyaset yapan,
    Dünyada en çok Kur’an, hadis, tefsir, fıkıh kitabını yasaklı sayan,
    Alevi olduğunu söyleyen muhalefet liderini ayrılıkçılıkla suçlayan,
    Dindar gençlik yetiştireceğiz deyip, ateist, agnostik ve deist gençlik patlaması yaşatan liderlerinin çelişkilerini yalanlarını görmeleri için gören bir göze, işiten bir kulağa ve hisseden bir kalbe ihtiyaç var.

    Eski Başbakanları, MİT Başkanlarının “Suriye’den attırırız 8-10 füze” sözleri açığa çıkınca, “nasıl söylerler?” diye soracaklarına, “kim duyurdu?” sorusunu önceleyenler, elbette ki kendi liderlerine 7 Kasım sonrası, tezgahladığınız ‘iki şeçim arası’ oyununu yine mi sahneye koyma hazırlığına girdin? Bugünkü açıklamaların da halkta infial uyandırmak ve kamuoyunu manipüle ederek kışkırtarak sokağa dökmek mi?” diye soramaz…

    Kalem yazdı. Mürekkep kurudu. İyiye iyilikler, kötüye kötülükler kolaylaştırılıyor.
    Allah iyilerle birlikte iyi işler yapanlardan eylesin…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin