Erdoğan’dan AİHM ve AB’ye ağır sözler: Terörperestler, terör seviciler!

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında ‘Serbest bırakılmalı’ diyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne eleştirmeyi sürdürdü. Avrupa’ya ve AİHM’e ağır sözler sarfederek, ‘terör perest, terörist sevici’ ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Bugün Avrupa’nın hangi şehrine giderseniz gidin terör örgütü yandaşları at koştururken, ülkesini ve milletini seven vatandaşımıza adeta nefes aldırmıyor. AİHM sen neredesin?” dedi.

48. Muhtarlar Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, Demirtaş’ın serbest bırakılmasına ilişkin AİHM kararına rağmen yargı üzerinde baskı kurmaya devam etti. Avrupa’ya gitmek zorunda kalan gazetecilere de laf atan Erdoğan, isim vermeden Can Dündar’ı zikretti. Dündar’ın Silivri’de tahliye olmasına “Yargı boş bulundu serbest bıraktı” değerlendirmesi yaptı. Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da yüklendi ve gezi olaylarıyla ilişkilendirerek hakaret etti: “Kendisi gibi gezi de projeydi”dedi.

Erdoğan’ın sözlerinden bir kısmı şöyle:

‘DÜNYADA DEMOKRASİNİ EN YAYGIN VE ETKİN OLDUĞU ÜLKEYİZ’

Dünyada demokrasinin böylesine yaygın ve etkin bir şekilde uygulanabildiği pek az ülke vardır. Siz bakmayın birilerinin Türk demokrasisini hakir görmeye çalışmasına. Gerçek demokrasi onların asla işine gelmez. Mesela AİHM dün ülkemiz aleyhine bir karar açıklamış. Neymiş? Türkiye terör örgütü PKK ile iltisaklı bir partinin eski genel başkanının yargılandığı davada özgürlük güvenlik ve seçim hakkını ihlal etmiş. Peki siz AB organlarından herhangi birinin, aynı zatın 6-8 Ekim 2014 tarihindeki olaylar sırasında insanları tamamı yalan olan beyanlarla galeyana getirip 50 masumun vahşice katletmesine yol açması konusunda herhangi bir beyanını duydunuz mu? Elinde sadece bu hadise sebebiyle aralarında Yasin Börü’nün de bulunduğu 50 insanın kanı için sergilenen gayretin milyonda biri acaba o masumlar için gösterilmiş mi? Belediye otobüsünde diri diri yakılan genç kızımıza, daha bir kaç önce patlatılan bombayla 11 aylık bebeğiyle birlikte hanım kardeşimize gösterilmeyen ilgi, onlara katledenlere adeta yağdırılıyorsa burada bir sorun vardır.

‘AİHM SEN NERDESİN?’

Bugün Avrupa’nın hangi şehrine giderseniz gidin terör örgütü yandaşları at koştururken, ülkesini ve milletini seven vatandaşımıza adeta nefes aldırmıyor. AİHM sen neredesin? Bunları görüyor musun? Bunlar hakkında verilmiş bir kararın var mı?

AB’YE AĞIR HAKARETLER

F…’cüleri baştacı yapan hiçbir ülkenin, kurumun demokrasinin adını ağzına almaya hakkı yoktur. Bunun adı özgürlük değil, düpedüz terör perestliktir, terörist seviciliktir. Buradan Avrupalı dostlarımızı ikaz ediyorum. O çok sevdiğiniz teröristler var ya, çıkarlarına dokunduğunuz gün emin olunuz sadece nefretlerini ve sloganlarını değil, silahlarını da size çevireceklerdir.

Diyoruz ki, siz varın kendi sırça köşklerinizde dilediğiniz kararları alın. Dilediğiniz oylamaları yapın. Biz demokratik hukuk devleti vasfımızdan asla taviz vermeden, ülkemizin ve milletimizin bekası için ne gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz.

‘GEZİ OLAYLARI CHP’NİN BAŞINDAKİ ZATIN KENDİSİ GİBİ BİR PROJEYDİ’

Tarih elbette milletimizin kahramanlığı cesaretiyle birlikte ana muhalefet partisinin her konuda nasıl ülkesinin karşısında yer aldığını da yazacak. Dün yine bu partinin başındaki zat çıkmış, Gezi olaylarını öven, Gezici vandalları yücelten, bunun üzerinden bizi itham eden zırvalar beyan etmiş. Düşünebiliyor musun? Gezi olaylarında teröristlerin finans kaynağı olan bir kişi. Şu anda içerde. Onun arkasında kim var? Meşhur Macar Yahudisi Soros. Bu adam dünyada milletleri bölmek, parçalamakla adeta birilerini görevlendiren, parası bol ve bu paraları da bu şekilde tüketen birisidir. Türkiye’deki temsilcisi de babadan zengin ve bu imkanlarını da bu ülkeyi parçalayıp bölen; işte bu özellikle terör eylemlerine karşı her türlü bu noktada desteği veren kişi.

YARGIYA MÜDAHALEYE DEVAM ETTİ

Şimdi içeride. Suçu olmayan herhangi bir şeye karışmamış olanı niçin kalksın da bizim yargımız içeri alsın? Bir kez daha tekrarlıyorum. Gezi olayları CHP’nin başındaki zatın kendisi gibi bir projeydi. Bu projenin adı Türkiye’nin ayaklarına pranga vurma ihaneti. Ne diyor bay Kemal biliyor musunuz? Diyor ki bunların hepsi akademisyen… Bunları davet etseydiniz onlar zaten gelirdi.

CAN DÜNDAR İÇİN: YARGI BOŞTA BULUNDU SERBEST BIRAKTI; KAÇIP ALMANYA’YA GİTTİ

Senin işte o beyefendi dediklerinden bir tanesi de yine köşe yazarıydı. 5 yıl 10 aya mahkum oldu. Fakat cezaevine göndermedi onu yargı. Tutuksuz devamını sağladı. Peki ne yaptı? Kaçıp Almanya’ya gitti. Şimdi almanya’da bu zat. Almanya’da Türkiye’nin aleyhinde her türlü kampanyayı yapıyor. El bebek gül bebek her türlü ödüllendirmeye tabii tutuluyor. Oradaki kampanyaları o idare ediyor. Bay Kemal, sen bunu görmüyor musun? Mahkum edilmiş bir adamı yargı boş bulundu serbest bıraktı. O da kaçıp Almanya’ya gitti. Müslüman bir kere sokulduğu delikten bir daha sokulmaz.

Gezi’yi övenler, gizli veya açık PKK’yı da över, F…’ye de destek verir. Bizzat yaşayarak gördük ki, Gezi Türkiye’yi kalkındıracak ne kadar iş varsa, proje varsa hepsinin karşısına dikilmenin adıdır.

‘AKADEMİSYEN, GAZETECİ, İŞADAMI, STK’CI HEPSİ SİNSİ; HEPSİ FAŞİŞT’

Aynı kesimlerin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığına yönelik her tehdide malzeme taşımak, taşeronluk yapmak konusunda yarıştığını görürsünüz. Adı ister akademisyen, ister gazeteci, ister iş adamı, ister STK yöneticisi olsun. Hiç fark etmez. Bunların hepsinin girdileri aynı yerden gelir, çıktıları da aynı yerden gider. Sinsilikte, yalanda, iftirada, alçaklıkta sınır tanımayan bu tipler zahirde demokrasiyi, özgürlükleri hatta sol jargonu ağızlarından düşürmezler. Ama hepsi birer faşisttir. Bunu da böyle bilelim.

Bunların bir başka ortak özelliği de, değerleriyle, tarihiyle, kılığıyla kıyafetiyle milletimizin adeta yeminli düşmanı olmalarıdır. Bazen kendilerini tutamayıp bu düşmanlıklarını kimi zaman ‘muhtar’ benzetmesiyle, kimi zaman ‘bidon kafalı, makarnacı, göbeğini kaşıyan adam’ bühtanıyla ortaya sererler.

Hatta daha da ileri giderler. “Okuma yazma bilmeyenle benim durumum aynı olabilir mi? Ben akademisyenim, profesörüm, ben nasıl olur da onlarla aynı tutulurum” bunu diyecek kadar da ileri giderler.

1 YORUM

  1. Ozellikle son iki paragrafta karaktersizlik ozelligini ortaya koymus.
    “Size (muhtarlar icin) bidon kafali diyorlar..” falan.
    Nifak tohumlari sacmak, bozgunculuk yapmak, fitne cikarmak…
    Ne kolay ve dahi cirkef bir siyaset…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin