Eğitimde acı tablo: Her üç öğrenciden biri maddi yoksun!

PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, okuma, fen ve matematik puanlarını artırırken sosyoekonomik açıdan avantajlı ve dezavantajlı öğrenciler arasındaki fen başarısı farkı 81 puana ulaştı. Öğrencilerin yüzde 34,3’ü maddi yoksunluk yaşadığını, yüzde 53’ü ise sınavdan önceki iki hafta içinde en az bir tam gün okula gitmediğini bildirdi. Veriler, Türkiye’nin genel PISA puanlarındaki artışa karşın öğrencilerin ekonomik koşullarına bağlı başarı farkının devam ettiğini ortaya koydu.

OECD’nin PISA 2025 sonuçları, Türkiye’de öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimlerindeki ortalama puanları yükselirken sosyoekonomik koşullara bağlı başarı farkının sürdüğünü gösterdi. Türkiye, önceki sonuçlara göre okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte ise 9 puanlık artış kaydetti ve OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla yükselten ülkelerden biri oldu.

Ancak sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25’lik gruptaki öğrenciler ile en dezavantajlı yüzde 25’lik gruptaki öğrenciler arasındaki fen bilimleri performans farkı 81 puana ulaştı. 2015-2025 döneminde Türkiye’de iki grup arasındaki fark genişlerken OECD ülkelerinin genelinde azaldı.

Rapora göre sosyoekonomik durum, Türkiye’de fen bilimleri performansındaki farklılığın yüzde 10’unu açıklıyor. Buna karşılık dezavantajlı öğrencilerin yüzde 13’ü, ekonomik koşullarına rağmen fen bilimlerinde Türkiye’deki en başarılı yüzde 25’lik öğrenci grubuna girmeyi başardı. OECD ortalaması yüzde 12 olarak hesaplandı.

HER ÜÇ ÖĞRENCİDEN BİRİ MADDİ YOKSUNLUK YAŞIYOR

PISA 2025 kapsamında öğrencilerin ekonomik ve sosyal yoksunluk koşulları da incelendi. Türkiye’de herhangi bir yoksunluk yaşadığını bildiren öğrencilerin oranı yüzde 41,6 oldu. Öğrencilerin yüzde 34,3’ü maddi, yüzde 18,9’u ise sosyal yoksunluk yaşadığını bildirdi. Maddi yoksunluk; temel kıyafet ve ayakkabılara ekonomik nedenlerle erişememe, yeni kıyafet alamama veya banyo ve duş imkânından yoksun olma gibi göstergeler üzerinden ölçüldü.

PISA’ya katılan ülkelerin genelinde herhangi bir yoksunluk yaşayan öğrencilerin fen bilimleri puanı, yoksunluk yaşamayan öğrencilerden ortalama 52 puan düşük kaldı. Maddi yoksunluk yaşayan öğrencilerde fark 64, sosyal yoksunluk yaşayanlarda ise 53 puana çıktı.

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 53’Ü EN AZ BİR TAM GÜN DEVAMSIZLIK YAPTI

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 53’ü, PISA sınavından önceki iki hafta içinde en az bir tam gün okula gitmediğini bildirdi. Aynı oran OECD ülkelerinde yüzde 22 olarak hesaplandı. Türkiye’de tam gün devamsızlık oranı 2018’de yüzde 52, 2022’de ise yüzde 53 düzeyindeydi. Öğrencilerin yüzde 49’u da aynı dönemde en az bir kez okula geç kaldığını belirtti. Öğrencilerin yüzde 28’i ise “okulun zaman kaybı olduğunu” düşündüğünü söyledi. OECD ortalaması yüzde 24 oldu.

OKULLARDA PERSONEL VE MATERYAL EKSİKLİĞİ

PISA verilerine göre Türkiye’de öğrencilerin yüzde 8’i, okul yönetimlerinin öğretmen yetersizliğinin eğitimi aksattığını bildirdiği okullarda öğrenim görüyor. Öğretmen dışındaki personel eksikliğinde oran daha yüksek. Öğrencilerin yüzde 43’ü, okul yöneticilerinin personel yetersizliğinin eğitimi en azından belirli ölçüde aksattığını bildirdiği okullarda eğitim görüyor. OECD ortalaması yüzde 39.

Öğrencilerin yüzde 24’ü ders kitabı, bilişim teknolojileri, kütüphane veya laboratuvar malzemeleri gibi eğitim kaynaklarında eksiklik bulunan okullarda öğrenim görüyor. Bina, okul bahçesi ve ısıtma gibi fiziki altyapı sorunlarının bulunduğu okullarda okuyan öğrencilerin oranı ise yüzde 14.

AKRAN ZORBALIĞI YÜZDE 21,4

Rapora göre Türkiye’de öğrencilerin yüzde 21,4’ü ayda birkaç kez veya daha sık en az bir tür akran zorbalığına maruz kaldığını bildirdi. OECD ortalaması yüzde 20 oldu. Kendisiyle alay edildiğini söyleyen öğrencilerin oranı yüzde 15,7, başka öğrenciler tarafından tehdit edildiğini belirtenlerin oranı yüzde 3,2 olarak kaydedildi.

AİLE DESTEĞİNDE GERİLEME

Anne-babasının ya da velisinin haftada en az bir kez okulda ne yaptığını sorduğunu söyleyen öğrencilerin oranı 2022’de yüzde 66 iken 2025’te yüzde 63’e geriledi. Okulda yaşadığı sorunları ailesiyle haftada en az bir kez konuştuğunu belirten öğrencilerin oranı da yüzde 53’ten yüzde 43’e düştü. OECD, aile desteğindeki gerilemenin PISA’ya katılan ülkelerin ve ekonomilerin büyük bölümünde yaşandığını belirtti.

EĞİTİM SEN: EKONOMİK DURUM BAŞARIYI CİDDİ BİÇİMDE ETKİLİYOR

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, avantajlı ve dezavantajlı öğrenciler arasındaki 81 puanlık farkın ekonomik koşulların eğitim başarısındaki etkisini ortaya koyduğunu söyledi. Birgün’ün haberine göre Irmak, geçen yıl okul çağındaki 632 bin çocuğun eğitim dışında kaldığını, bunların yüzde 95’inin ekonomik açıdan dezavantajlı ailelerden geldiğini belirterek Bakanlığın kamusal eğitim ve sosyal devlet politikaları kapsamında bu gruplara yönelik önlem alması gerektiğini savundu. Irmak, “Sosyoekonomik olarak avantajlı öğrencilerin, dezavantajlı öğrencilerden 81 puan daha yüksek sonuç alması, ekonomik durumun çocukların başarısını ya da başarısızlığını çok ciddi bir şekilde etkilediğini ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin