‘Ege’de anne-baba ve üç çocuğu değil, insanlık boğuldu, sessiz kalan yönetimler boğuluyor’

MURAT KANİ, AMSTERDAM

İnsan Hakları Haftası sebebiyle, farklı coğrafyalarda zulüm ve haksızlık gören  insanların yaşadıkları, panel, seminer ve konferanslarla katılımcılara anlatılıyor. Hollanda’nın Enschede şehrinde sosyal ve kültürel faaliyetleri öne çıkan Ebru Vakfı, hafta münasebetiyle ‘Kutuplaşmayı Engellemek’ temalı bir panel düzenledi. Panel Ebru Vakfının partneri olan Tetem Derneği binasında gerçekleşti. Programda Amnesty İnternational yetkilileri de katıldı.

Panele konuşmacı olarak katılan Göç ve Mülteci Uzmanı Agnes Dinkelman, yaşanması muhtemel kitlesel göçleri engelleme adına gerçekleştirdikleri faaliyetleri dinleyicilerle paylaştı. Etkinlikte, Türkiye’deki zulümleri bizzat yaşayan mağdurlardan bazıları, başlarından geçenleri Hollandalı vatandaşlara anlattı.

YAŞANAN HUKUKSUZLUKLARDAN DOLAYI ÜLKEYİ TERKETTİK

Kardeşliğin Resimleri (Het Portret van Saamhorigheid) platform temsilcisi yaptığı açıklamada, şunları aktardı: ”Ülkemizde güzel bir yaşantımız ve imkanlarımız vardı. Her birimizin toplumda saygın bir yeri vardı. Türkiye’de yaşanan hukuksuzluktan kaçmak ve ülkemizi terk etmek zorunda kaldık. Buraya gelen insanların hepsi üniversite mezunu ve çoğumuz öğretmen. Bu acıyı ifade etmek mümkün değil ama bizi asıl üzen ve acımızı artıran hala bu hukuksuzluğun devam etmesi. Bizim gibi gelip demokratik bir ülkeye sığınabilenler şanslı, ama orada bir zaman yaşadığımız o ülkede yakınlarımız, sevdiklerimiz, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız hapiste ve biz onlar için bir şey yapamıyoruz! Daha bugün işte bir aile dramı daha yaşanıyor, bir aile Ege denizinde anne ve üç çocuğu ile beraber boğuldu. Boğulan sadece anne-baba ve üç çocuğu değil insanlık boğuluyor! Bu zulme dur diyemeyen yetkili ve etkililer boğuluyor.”

Temsilci sözlerine şöyle devam ett: ”Belki yaşadıklarımızı ifadeye vesile olur diye, ızdırapla, çileyle, acıyla çizilen bir resmin çok mana ifade edeceğini düşündük. Gerçekten sergideki resimlere baktığımızda buna şahit oluyoruz. Bakın burada her bir resmin hikayesini, çizen insanın yaşadıklarını ve resmin ifade ettiklerini anlatabilirim ama bu çok uzun olur. Buradaki her bir resmin yoğun duyguları ve çok acı yaşanmış karşılıkları var. Resim tekniği ve sanat açısın profesyonel çizimler değil belki resimler, zaten biz de profesyonel değiliz ama her bir resim için makale yazabilirim burada. Her biri çok mana ifade ediyor. O yüzden bütün arkadaşlarımıza, dostlarımıza bu sergiye gelmelerini ama mutlaka Hollandalı bir dostlarını, bir tanıdıklarını, bir komşularını getirmelerini özellikle tavsiye ediyorum. İfade edemediğimiz çok şeyi anlatma imkanı bulacaksınız. Bu bir fırsattır, sanat dili evrensel bir dildir. Bu dille yaşadıklarımızı anlatalım, zalimin zulmünü duyurmak ve engel olmaya çalışmak bir vecibedir, bir vazifedir. Buna vesile olacak dostlara şimdiden teşekkür ediyorum.

 

Panel, Hollanda’ya iltica etmiş Türk ailelerinin çocuklarının çizdiği göç temalı resim gösterimi ile sona erdi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin