Dört yaşındaki bir çocuk daha annesinden koparıldı

SEVİNÇ ÖZARSLAN

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Gülen cemaatine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Hatice Tekcan, 27 Mart’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.

TR724’ün edindiği bilgilere göre, 4 yaşında bir kız çocuğu bulunan Tekcan’ın, tutuklanmadan önce evladıyla vedalaştığı anlara ait görüntüler sosyal medyada kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Küçük bir çocuğun annesinden koparılmasına yönelik tepkiler, KHK uygulamalarının yol açtığı insani sonuçları bir kez daha gündeme getirdi.

Evinden gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Tekcan, Çarşamba Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Olay, iktidara yakın medya organlarında “başarılı bir operasyon” olarak servis edilirken, Samsun İl Jandarma Komutanlığı’nın süreçte “titiz bir çalışma yürüttüğü” ifade edildi.

Hatice Tekcan’ın tutuklanma fotoğrafı iktidar medyasına böyle servis edildi.

Ancak kamuoyunda yükselen eleştiriler, özellikle çocuklu annelerin tutuklanmasının yarattığı mağduriyetlere dikkat çekiyor. Uzmanlar ve insan hakları savunucuları, KHK süreçlerinde yaşanan bu tür uygulamaların hukuk ve vicdan açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

AİHM KARARI: BU EYLEMLER SUÇ DEĞİL.  

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 26 Eylül 2023 tarihinde açıkladığı KHK’lı öğretmen Yüksel Yalçınkaya kararı, bu tür suçlamalara ilişkin önemli bir içtihat ortaya koydu. Karara göre, Bankaya para yatırmak, derneğe üye olmak, ByLock kullanmak, Gazeteye abone olmak, çocukları kapatılan okullara göndermek, ankesörlü veya kontörlü telefonlardan aranmak gibi günlük hayatın içindeki eylemler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinde yer alan “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi kapsamında suç olarak değerlendirilemez.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin