Dolar nereye gider?

YORUM | ALİ DENİZ

Paranızı yönetirken kesinlikle duygularınızla hareket etmeyin. Olmasını istediğiniz şeyler ‘illa olacakmış’ gibi davranmayın. Soğukkanlı ve hadiselerin öncesine vakıf olun.

Türkiye’de henüz iktisaden ekonomik kriz yok. Bankaların battığı gün ‘ekonomik kriz’dir.

Bankalar da alacaklarını çevirebildikçe batmazlar. Dolar da bu durumda 10 TL olmaz. Bugünkü durumda da Merkez Bankası piyasadan dolar çekmedikçe de doların fiyatı artmaz. Hükümetin yıl sonu dolar hedefi 5,60. Bunu korumak için herşeyi yapacaktır. Merkez Bankasını da bu yolda her türlü kuralı yıkarak kullanmaktan çekinmeyeceklerini de yakın zamanda başkanı görevden alarak gösterdiler.

***

Geçen sene Bakan Berat Albayrak 3.6 milyar dolar Çin’den borç aldığını twitterden öyle bir duyurmuştu ki sanırsınız hibe aldık! Faizinden hiç bahsetmedi! 3.6 milyar dolar Türkiye gibi bir ülke için böylesine haber değeri taşımıyor ama gelin görün ki durum vahim. Bunu bile bulunca ekonomi yönetimi sevinçten şapkasını havaya fırlatıyor.

Ekonomi yönetimi icraatları ile aslında bir nevi ‘imdat’ kolunu çekiyor ama halkımız hükümetin icraatlarına değil de Erdoğan’ın söylediklerine bakmayı tercih için durum şimdilik idare ediliyor. Mehmet Şimşek ‘tulumbada su bitti’ dediğinde kıymetli halkımızın birçoğu bunu duymazlıktan gelmişti.

Daha birkaç hafta önce halkımız dolar 5.70 iken uykuya daldı, gece 6.40 oldu, birileri ne yapmış ne etmiş belli değil, sabah gene 5.70!

Bu nasıl bir ekonomi yönetimi? Daha önce böyle bir olay vaki değil. Her şeye yorum yapan sayın Erdoğan bu olay için tek kelime etmedi! Görünen o ki iktidar tarafında herkes durumdan memnun.

Bu konuda ekonomi çevreleri ‘özgürce’ yorum yapamıyorlar. Konuşan soluğu Silivri’de alıyor!

Bakın böyle ortamlar içerden bilgi sızdıranların bayram edeceği durumlardır. Birileri bu ülkenin ekonomisine göstere göstere operasyon çekiyor, çok paralar kazanıyor ama iktidarın sesi soluğu çıkmıyor. Neden acaba?

Halkın parasız olması, mevcut ekonomi yönetimi altında eziliyor olması iktidarın umurunda değil. İktidar neredeyse açıktan birilerine büyük paralar kazandırıyor. Parayı kaybeden milyonlarca halk kazanan ise belki birkaç yüz kişi.

***

Türkiye’de ekonomik kaidelere göre yorum yapmak zor. Salt ekonomi konuşamazsınız. Siyaset ekonomi ile içli dışlı. Herşey tam yolunda gidiyor derken Sayın Erdoğan çıkıp tuhaf ekonomi yorumları yapıyor ve birden bütün kuramlar çöküyor. Bunu geçen sene çokça yaşadık.

***

Dolar neden sabit duruyor?

Bunun birçok nedeni olabilir ama şu an en baskını bu senaryo:

Kimse inanmasa da Merkez Bankası 35 milyar doları olduğunu söylüyor.

Vatandaşların da bankalarda döviz tevdiat hesaplarında 200 milyar doları var. Bu rakam sürekli de artıyor. Vatandaşın dolara nasıl yüklendiğinin açık özeti bu!

Faizler düşürüldü ve enflasyon karşısında faizin bir getirisi kalmadı bu durumda doların yükselmesi gerekmekte ama neden yükselmiyor. Buraya dikkat: Yükseliyor derken 8-10 TL’den bahsetmiyorum! En başta söylediğim gibi bunun kısa dönemde oluru yok!

Bankalara yatan her dövizin %20’si munzam karşılık olarak Merkez Bankasına gönderilmek zorunda. Merkez Bankası da bu parayı bürüt rezervlerinde saklaması gerekiyor ama bunu yapmıyor ve aldığı parayı piyasaya sürüyor. Sonra bu dövizi de başka bir vatandaş alıyor bankaya yatırıyor. Aynı kısır döngü gene devam ediyor. Aslında olmayan bir döviz kağıt üzerinde dolaşıp duruyor.

Burada iktidarın beklentisi vatandaşların doların yükselmesinden ümidini keserek parasını bozdurması ve yatırım yapması yönünde.

Bu beklenti boş değil ama bu kadar da basit değil.

Yani geldik Bakan Berat Albayrak’ın ‘neymiş bu yapısal reformlar’ dediği konuya. Kendisi bunlardan haberdar olmadığı için vatandaşın parasını bozdurarak ekonomiye kazandıracağı hülyasından uyanması gerekiyor ama hiç ümit vermiyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin