Devleti değil, siz en iyisi Ak Parti’nin adını ve tüzüğünü değiştirin!

(Ön not: Bu yazıdaki kalın harflerle, bold yazılmış kısımlar AKP’nin tüzüğündeki yalanlardır. Satır aralarındaki gerçeklere dikkat kesilelim lütfen!)

Parti tüzüğünü yeni değiştirdiler. Tatmin olmadılar. Yakında bir kongreyle yenilenir. AKP tüzüğünden bahsediyoruz. Ocak 2016 tarihli bu tüzük ne vadetmiştir millete? Ne bu tüzük? Hani siyasi parti ya bu, Baas değil. Yazılanlar milyonlarca insandan oy almak için verilen sözler ya, bağlayıcı ya. Seçmen de buna bakıyor ya. Biz de bakalım…

Madde 1: Adı Adalet ve Kalkınma Partisi’dir.

Öyle değil. Adalet sizlere ömür. Memlekette 15 Temmuz’la uzaktan yakından ilişkisi olmayan 60 bine yakın kişi tutuklandı. 17 bin kadın, 600 çocuk, ihtiyarlar, lohusa, hamile kadınlar, engelli vatandaşlarımız hapiste.

Kalkınma? Havuz, damat, Cengiz-Kolin-Limak denkleminde; ‘akrabayı koru kolla’ seviyesinde ilerliyor. Reel ekonomi durma noktasında. Katar’dan gelen sıcak para ile top çeviriyor, her projeyi 20-30 yıllığına milletin omzuna yükleyerek gerçekleştiriyoruz. 2015’te 6,5 milyar, 2016’da 10,6 milyar dolar yabancı sermaye çıkışı yaşandı.

Madde 2: Başta Anayasa, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi olmak üzere TBMM tarafından onaylanmış uluslararası belgeler, Siyasi Partiler Kanunu, seçim kanunları, diğer ilgili kanun ve mevzuat çerçevesinde faaliyette bulunulacaktır.

Koca bir yalan. 23 Temmuz 2016’da ilki yürürlüğe konan OHAL (şu ana kadar 4 kez uzatıldı) düzenlemesiyle uluslararası sözleşmeler askıya alındı. Anayasa başta Tayyip Erdoğan olmak üzere Binali Yıldırım ve danışman Ayhan Oğan’a varıncaya kadar, milletvekilleri ve bürokratlar tarafından her gün ihlal ediliyor. İnsan hakları öldü.

Madde 3: Adresi Balgat, amblemi ampuldür.

Yanlış. Adresi artık 1150 odalı Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı. Yapım maliyeti 4,5 milyar lira. Saatlik maliyeti 148 bin TL. Amblemi birkaç ay önce ampulle karışık cumhurbaşkanlığı arması olarak değiştirildi.

Madde 4: Türk Milleti’nin en önemli yönetim kazanımının, Cumhuriyet olduğuna ve egemenliğin, kayıtsız ve şartsız milletimize ait bulunduğuna inanır.

Fasa fiso. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet skandalında suç üstü yakalanılınca milli iradenin yerine gazete ilanları ile ‘sağlam irade’ ikame edildi. İlanları örtülü ödenekten veren, o gün için cürmü bir ofis tutmaya bile yetmeyen Sivil Dayanışma Platformu başkanı da tanıdık: Ayhan Oğan. Şimdi ne diyor: “Yeni devlet kuruyoruz, kurucumuz Erdoğan’dır”

Madde 5: Türk Milleti’nin Ülkesi ve Devletiyle bölünmez bütünlüğünü savunur. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşmak hatta onu AŞABİLMEK için faaliyette bulunur.

Aşma işi bizi aşar. Ancak görünen o ki, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yıkma, yerine yeni bir devlet kurma, bu devleti anayasasız, yasasız, içe kapalı bir küçük aile ve hatta çete devletine çevirme süreci başarıyla sürdürülmektedir.

Madde 6: “İnsan” merkezlidir. En üstün hizmetin, insana hizmet olduğuna inanır. İnsanın mutluluğu, huzuru, güveni ve sağlığı çalışmalarının hedefini teşkil eder.

Kocaman bir yalan. Gallup’un araştırmasına göre küresel mutluluk endeksinde Türkiye sondan üçüncü. BM Mutluluk Endeksi’nde 69. Afrika ülkeleri bizden daha mutlu, umutlu. İnsan merkezli mi? O da ne!? İnsan olanlar, örneğin duyarlılık gösterip, işini aşını geri isteyen, açlık grevi yapmaya kalkan Semih Özakça ve Nuriye Gülmen gibi insanların, kendileri de yedi sülalesi de tutuklanıyor. Cemaat mensupları? Onları kategori dışında görüyor iktidar. Henüz suç bile uyduramadıkları, iddianameleri hazır olmayan binlerce kişi varken, badem içi renkte Guantanamo elbiseleri hazırlanıyor.

Madde 7: İnsanların farklı inanç, düşünce, ırk, dil, ifade etme, örgütlenme ve yaşama gibi doğuştan var olan tüm haklara sahip olduklarını bilir ve saygı duyar.

Duymaz. Tek tipten yanadır. ‘Dindarlık’ mühimdir. Kindarlık daha önemlidir. 141 vakıf, bin 600 civarında dernek, sendika kapatıldı. 15 üniversite, 2 bin 341 eğitim ve öğretim kurumuna kilit vuruldu. Halkın haber alma hakkını savunan 178 medya kuruluşu, yayınevi, ajanslar Cemaat, Alevi, Zaza, Kürt, sağcı, solcu ayrımı yapılmadan kapatıldı.

Madde 8-9: Birey devlet ilişkilerinde her türlü ayrımcılığı reddeder. Bütün siyasal hakların ancak özgür kullanımı ile mümkün olabileceğine, özgür siyasal hak kullanımının ise, çoğulcu ve katılımcı hür demokratik düzen içinde hayat bulabileceğine inanır.

Elinden gelse, AKP dışındaki bütün siyasi partileri kapatır. Kendisinden olmayan belediyelerin faaliyetlerini askıya alır. Sadece iki KHK ile altı ayda Diyarbakır dahil 80 belediyeye kayyım atandı. 60 belediyenin eş başkanı tutuklu. Kaymakamlar, valiler kayyım oldu. Silahların gölgesinde encümen toplantıları revaçta. Çöpler toplanacak dediler, milleti, milyonlarca Kürt seçmenin oylarını çöp yerine koydular. HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte 12 milletvekili aylardır tutuklu.

Madde 10: Millet adına egemenlik yetkisi kullanan yasama, yürütme ve yargı erkleri ile devlet şeması içinde kamusal işlev gören bütün kişi, kurum ve kuruluşların; yetki kullanımlarında ve görev ifa etmelerinde, ikinci maddede atıf yapılan belgelerde yer alan hukuk devleti normlarına uygunluğu gözetir.

Yalan. Tek norm, Karadeniz’deki çay toplama gezilerine katılmaktır. 16 Nisan referandumundan sonra Erdoğan’ın fiili olarak tek elden kullandığı, yasama-yürütme-yargı yetkisi resmi olarak verildi. Baştan sona her şeye kendisi karar veriyor. Alternatifini yapan da yok. Binali Yıldırım düşük profilli başbakan, bakanlar kurulu artık Saray’da, yüksek yargı yaz tatilinde. Dönmeye niyeti yok. Anayasa Mahkemesi bir günde 71 bin bireysel başvuruyu sonuçlandırarak insanları, haklarını, hukuku, anayasayı sıfırladı.

Madde 11: Piyasa ekonomisinin, tüm kurum ve kurallarıyla tesisini amaçlar. Devletin ekonomi içindeki rolünü, düzenleyici ve gözetici fonksiyonları ile tanımlar. Gelir dağılımındaki dengesizliği ve işsizliği, ülkemizin en önemli sosyoekonomik sorunu olarak görür.

Kesinlikle hikâye. Seven Nişanyan’ın tabiriyle devlet değil, gangster çetesi yönetimde. Onun 12 bin lirasına el koymuşlar. Kendi ağızlarıyla itiraf ettiler. Anadolu insanından gasp edilip TMSF’ye geçen binlerce şirket var. 45 milyar TL’den daha büyük sermaye tek hâkim imzası ve Erdoğan emriyle ele geçirildi. İşsizlik!? O da tavan yaptı malum; 3.8 milyon kişi işsiz. Olsun, Fatih Terim 1 milyon 193 bin TL işsizlik maaşı alıyor ya. Ülkenin geri kalanı bu haberi okumak ve sindirmek suretiyle de mutlu. Karnı doyuyor. Kimse nankörlük etmesin. Herkes Terim olamaz ki…

Biz baktık. Bu kadar yeter. Tüzük, parti, son durum böyle. Anayasaya, yasalara, evrensel hukuk ilkelerine zaten değer vermiyor AKP ve Erdoğan. Zakkum kökünün bakiyesi de çıkıp ‘yeni devlet kuruyoruz’ açıklaması yapıyor. Tüzüğe bir zahmet Ayhan Oğan ile danışmanlık yaptığı Tayyip Erdoğan da baksın.

(Son not: Daha detaylı okuma yapmak isteyenler, akıl sağlıklarını korumak kaydıyla, https://www.akparti.org.tr/site/akparti/parti-tuzugu adresine bakabilir.)

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin