Devlet Bahçeli’nin hedefinde ‘İBB’ var: “Korkunç bir rüşvet ağı kurulmuştur”

MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP’yi ve Özgür Özel’i hedef aldı. “Özgür Özel fitneye bedenlik ve sözcülük yapmaktadır.” diyen Bahçeli, “Provokasyon partisine dönen CHP çok yoğun şaibe ve şüphe altındadır.” ifadelerini kullandı. İBB’ye yönelik operasyonlara da sahip çıkan MHP lideri, “Korkunç bir rüşvet ve irtikap ağı kurulmuştur. Lüks otellerde kaçak toplantılar düzenleyenler ortadadır. Kamu malına el uzattılar.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. “Terör başka, Kürt kardeşlerim bambaşkadır. İkisini birlikte değerlendirenler katıksız vatan hainidir.” dedi. CHP’yi de İBB’ye yönelik operasyonlar üzerinden hedef aldı. Bahçeli’nin yazılı açıklamasından bazı bölümler şöyle:

  • Dalga boyu yüksek münakaşaların, dibi bulunmayan münasebetsizliklerin sürekli tahrik ve tamim edilmesine yönelik kırıcı, sıkıcı ve yıkıcı bir kara kampanya biteviye ilerleyiş halindedir. Ülkemiz genelinde karışıklık çıkarmak için müsait zaman kollayan, güven ve istikrar ortamını kundaklamak niyetiyle yanıp tutuşan; bunun provasını da sistemli, şiddetli ve sinirleri geren gayri ahlaki taktiklerle yapmayı deneyen kimliksiz ve kifayetsiz bir melez akıl devrededir.
  • Türkiye’miz her cephe ve cihetten tehdit edilmektedir. Bu tehdit alenidir, alçaktır, ahlaksızdır, alarm verici niteliktedir. Kanun tanımayan, demokratik erdemleri takmayan siyasi ve ideolojik bir güruh devletin egemenlik haklarıyla hukukun üstünlüğüne fütursuzca kafa tutmaktadır.
  • Tehdit saçan bu güruhun adını doğru koymak lazım gelirse; dışarıdan tembihli, içeriden tedarikli Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Provokasyon partisine dönen CHP çok yoğun şaibe ve şüphe altındadır. Hiçbir yama karşımızdaki siyasi yırtılmayı kapatacak ebat ve boyutta değildir.
  • Öyle ki CHP, kanayan yaradır, kaynayan kazandır, kaybolan zamandır. Bu sakil ve sakim siyaset anlayışında, sapla saman birbirine karışmış, temizlikle kirlilik iç içe geçmiştir. Doğru ile yanlış, helal ile haram, güzel ile çirkin, haysiyet ile habaset, hakikat ile hamaset yer değiştirmiştir.

Belediye yönetimi kokuşmuştur

  • Bu kapsamda muazzez milletimizin muhatap olduğu, CHP’nin maşa gibi kullanıldığı mahut gelişmelerle illiyet bağı bulunan, iç ve dış bağlantıları olduğunu değerlendirdiğimiz belli başlı beş ana gündem konusundan bahsetmek mümkün ve müsellemdir:
  • İlk olarak; CHP’nin ve yanında yöresinde hizalanan siyasi partilerin terörsüz Türkiye hedefinden duydukları açık veya gizli rahatsızlıklar ve hazım zorluklarıdır. Bilindiği üzere terörün sona ermesiyle Türkiye gücüne güç katacak, iç cephesinde ve mücavir coğrafi çevrelerde barış ve huzur kuşağı tesis edilecektir. CHP’nin, havanda su döven ve siparişle İYİ olduklarını zannedenlerin terör musibetinden kurtuluşa akıllarının yatmadığı, işlerine gelmediği, gönüllü olmadıkları az çok bilinen bir husustur.
  • CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Mersin’de yaptığı hezeyan dolu konuşmasının satır araları ve görevinden uzaklaştırılan, halen tutuklu bulunan Esenyurt Belediye Başkanı’nın tek suçunun Kürt olduğunu iddia etmesi bölücülüktür, kötü ve kötürüm bir siyaset dilidir.
  • Özgür Özel fitneye bedenlik ve sözcülük yapmaktadır. Terör başka Kürt kardeşlerim bambaşkadır. İkisini birlikte değerlendirenler katıksız vatan hainidir. Özgür Özel’in beyan ve duruşu, hayal mahsulü suçlamaları, Türkiye’nin iç denge ve dinamizmiyle siyasi istikrarını zedeleme çabaları düşmana bile şapka çıkartacak seviyesizliktedir.
  • Türkler ile Kürtler arasına nifak sokmak için emre amade bekleyen kim varsa vatan ve millete doğrultulmuş emperyalist silahtır. Mütecaviz ve mütehakkim emelleri olan ülkelere göz kırpan, yeşil ışık yakan, el sallayan, şifreli mesajlar ulaştıran CHP Genel Başkanı ve yönetiminin yolu yanlış, yöntemi sakat, kafa ve kalbi bozuktur.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni saran; örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması mucibince geçtiğimiz günlerde 50’ye yakın şüphelinin gözaltına alınmasıdır. Görünen odur ki, tuz kokmuş, belediye yönetimi kokuşmuştur.

İBB’ye tepki: Kirli çamaşırlar deşifre edilmiştir

  • Ekrem İmamoğlu’nun kasası olduğu iddia edilen, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yıllarından itibaren beraber hareket ettiği; tanık, müşteki ve etkin pişmanlıktan yararlanan işadamlarının ifadelerine göre imar, ruhsat, iskan karşılığı korkunç bir rüşvet ve irtikap ağı kurulmuştur.
  • Lüks otellerde kaçak toplantılar düzenleyenler ortadadır. Saraçhane’den daha çok pahalı otel odalarıyla lobilerinde vakit geçirenler kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet felsefesine aykırı hareket etmiştir. Ak koyun kara koyun tefrik edilmiştir. Bu toplantılar sırasında frekans kesici kullanıp güvenlik kameralarını bantlayan, yeri geldiğinde peçeteyle kapatan, toplantı bitiminde içinde ne olduğu muammaya dönen valizlerle bulundukları muhitten ayrılan kuşkulu yüzler bilinmektedir.
  • Özgür Özel’in itiraf ve iddiaları ise paçası tutuşan bir zavallının suç ve suçluyu örtbas etme aceleciliği olup aynısıyla şöyledir: “Erdoğan’a niye jammer çalıştırılıyorsa, geleceğin cumhurbaşkanına da ondan jammer çalıştırılıyor.”
  • Özgür Özel’in bu iddiaları siyasi ve düşünce namusu açısından yüz kızartıcıdır ve ahmakçadır. Emniyet Genel Müdürlüğü kimlerin frekans kesici kullanacağını 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanuna dayanarak açıklamıştır. Belediye başkanlarının böyle bir hak, yetki ve imtiyazlarının olmadığı netleşmiştir.
  • Dahası Ekrem İmamoğlu’nun Büyükşehir Belediyesi’nin pek çok ofis veya binası varken gizli toplantı yapma gereği duyduğu otelin mevcut yönetimi, bahsi geçen tarihte frekans kesici kullanılmadığını kamuoyuyla paylaşmıştır. Nitekim alayı birden suçüstü yakalanmış ve kirli çamaşırlar deşifre edilmiştir.
  • Beytülmala el uzatanlardan, tüyü bitmemiş yetimin hakkını siyasetin finansmanına harcayanlardan, para kulesi dikenlerden, sorgusu sırasında telefon ve numara gizleyenlerden, sorulara cevap vermekten devamlı kaçınanlardan, cezaevinde kurye avukat kullananlardan, tutuklu olmasına rağmen sürekli mesaj yayınlayanlardan, tanıklara baskı ve şantaj yapanlardan hesap sorulmayacak da kimden sorulacaktır?
  • Özgür Özel’in; “iktidarın iki hedefi var: Birincisi milletin iradesine çökmek, ikincisi de İstanbul’un rantına çökmek” ifadesi hukuksuzluğun zifiri karanlığına yuvarlanmış bir densizin sızlanışı, korku dolu bühtanıdır. CHP, emanete ihanet etmiş ve adaletle yüzleşmekten kaçmıştır. Fakat bu kaçışın faydası olmayacak, hiçbir makul ve makbul sonuca da yaramayacaktır.

Celal Şengör’e tepki: İstanbul’un tek bir taşından bile vazgeçmeyiz

  • Pek tabii ülkemizin beka düzeyindeki gündemi olan deprem meselesidir. 23 Nisan 2025 tarihinde Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem haklı olarak milletimizi ve bilhassa da İstanbullu kardeşlerimizi ziyadesiyle kaygılandırmıştır.
  • Böylesine can alıcı bir konuda ağız birliği halinde hareket etmek akademik ahlak ve edebin gereğiyken, bu yapılamamıştır. Bir deprem uzmanı akademisyenimiz tarafından, Kumburgaz çukurundaki fay hattının tamamen kırılmasıyla İstanbul’da başka bir deprem tehlikesinin kalmadığına dönük iyimser açıklaması yüreklere su serpmiş olsa bile, sıralı tedbirleri aksatmadan ve ara vermeden almak zorunluluktur.
  • İstanbul’un terk edilmesini isteyen işgal artıklarına ise diyeceğim şudur: Kanımızla, canımızla vatan yaptığımız İstanbul’u değil terk etmek tek bir taşından bile vazgeçmeyiz, sırt dönmeyiz. Fukara olan aklın sonucu ukala dildir. Bu dil müteyakkız zekadan mahrum, bağımsız vicdandan uzak, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla malul CHP kuryesi dilidir ve son derece tehlikelidir.
  • Bugünkü CHP yönetimi, milli birliğimiz, milli varlığımız ve bağımsızlığımız üzerinde hesabı olan ve kale kapımıza kadar dayanan zalimane mihrakların koçbaşı rolüne talip olacak kadar alçalmış ve başkalaşmıştır. Gelinen bu aşamada CHP demek, taviz, tahkir ve teslimiyet döngüsü demektir.
  • CHP demek, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, yağma ve talan demektir. CHP demek, kriz, kavga ve kaosa bel bağlayan utanmazlık demektir. Bu CHP’nin Türkiye’nin geleceğinde olması muhal bir hayaldir. Bilinmesini gönülden arzu ederim ki, kahırdan lütuf doğacak, süper güç Türkiye ülküsü kudret ve kuvvet bileşkesinde, milli birlik ve kardeşlik içinde bir dev misali ayağa kalkacaktır. O kutlu uyanış ve kalkışın şahitleri arasında Özgür Özel ve şürekâsı olmayacaktır.

1 Yorum

  1. Tercümesi: Yediler içtiler, bize bir şey koklatmadılar. İşin gerçeği ise; AKP’li belediyelerdeki hırsızlığın onda birinin bile İstanbul belediyesinde olmaması.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin