Davutoğlu kurtulabilecek mi?

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni partisini ve parti programını açıkladı. Partinin vadettiklerine bakılırsa Gelecek Partisi iktidara geldiğinde, yıllardır ülkede hasret kaldığımız demokrasi, insan hakları, özgürlük, adalet gibi şeyler ülkeye fazlasıyla gelecek ve bunları herkese dağıtacaklar. Adaletin bini bir para olacak anlayacağınız. Hele basın özgürlüğü konusunda çok ama çok hassas davranacaklar.

Davutoğlu’nun partisinin hedefi, can ve mal güvenliğini, inanç ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme, eleştiri ve gösteri özgürlüğünü tam anlamıyla sağlayan bir hukuk düzeni kurmakmış.

Biliyorsunuz Davutoğlu iktidarda iken bu söylediklerinin yüz seksen derece tersini yapmıştı, birçok şirkete kayyım atamış, mallara el koymuş, Zaman ve Bugün medya gruplarını gasp etmişlerdi. Ancak bu kez iktidara gelirlerse ülke haktan, hukuktan adaletten, düşünce özgürlüğünden geçilmeyecekmiş.

Evet siyasal İslamcılar, konuştuğunda dünyanın en hakkaniyetli, en ahlaklı, en hakperest sözler duyuyoruz ama iktidar kullandıklarında dünyanın en ahlaksız, en yalancı, en riyakar mahluklarına dönüşüyorlar.

Recep T. Erdoğan’a da sorsanız ülke zaten her böyle. Yani demokrasinin, insan haklarının, basın özgürlüğünün, bireysel özgürlüklerin zirvesinde. Hatta ülke kurulduğu günden bu yana hiç bu kadar hukukun üstünlüğüyle yönetilmemişti. Konuşmalarını dinlediğinizde bütün İslamcılar gibi Erdoğan da kusursuz, hatasız, saf, temiz, hakkaniyetli ama böylesine temiz bir adamın etrafı terörist ile sarıldığı için uyguladıkları bütün politikalar dine ve evrensel değerlere aynıyla uygun politikalar.

Erdoğan gerçeklik duygusunu kaybettiği için bu söylediklerine kendisi çok inanıyor olabilir. Basının çok özgür olduğuna, hukukun üstünlüğünü getirdiklerini, üstünlerin hukukuna son verdiklerini sahiden zannediyor olabilir. Hâlâ dünyayı yöneten üç kişiden biri olduğunu da düşünüyor olabilir. Dediğim gibi onun kafasında gerçeklik duygusu kaybolduğu, için başka bir evrende yaşıyor olabilir.

Peki ya zihni melekeleri henüz yerinde olan Ahmet Davutoğlu’nun vaatlerine ne demeli. Önceki gün Ahmet Davutoğlu’nu dinlerken bir kerede daha inandım ki siyasal İslamcılar sözün içini öyle bir boşalttılar ki ağızdan çıkanların anlamı da, inandırıcılığı da kalmadı. Toplumdaki deizmin ve ateizmin bu kadar yaygınlaşmasının en büyük sebeplerinden birisinin bu olduğunu düşünüyorum. Söylerken en ağdalı, en cafcaflı en üst perdeden cümleler, uygulamada ise söyledikleri şeylerin taban tabana zıddı uygulamalar. Ağızdan çıkan söz hiçbir zaman bu kadar itibarsızlaşmamıştı.

Bununla birlikte bana öyle geliyor ki Ahmet Davutoğlu’nun partileşmesinin arkasında AKP’ye alternatif olmak, daha doğru politikalarla iktidar olup siyasal İslam’ın itibarını kurtarma kastı yok. Davutoğlu kendisine ve ekibine yapılması kuvvetle muhtemel operasyonun önüne geçmek için böyle bir hamle yaptı. Bugüne kadar yola çıktığı herkesi yarı yolda bırakan Recep T. Erdoğan’ın Davutoğlu ve ekibine karşı da bir operasyonun eli kulağındaydı. Bana öyle geliyor ki bu operasyonla birlikte bugün kendisi için büyük bir yüke dönüşmüş Suriye meselesini de Davutoğlu’nun üzerine yıkacak ve Esed ile görüşmelere bahane bulacaktı.

Davutoğlu partileşerek ve Erdoğan’a siyasi rakip haline gelerek olası bir operasyonun önüne geçti. Bundan sonra yapılacak her operasyon kendi tabanları dahil herkes tarafından siyasi olarak algılanacak ve yapılacak her itham inandırıcı olmaktan uzak kalacak.

Davutoğlu ve ekibi belki siyaseten kendini kurtaracak ama İslamcı olarak yola çıkanların sözlerindeki boşluk, anlamsızlık uygulamalarındaki tutarsızlık devam edecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin