Crab Publishing

YORUM | MEHMET ALİ ÖZCAN 

Türkiye öyle bir ülke oldu ki, kitap okumayı özendirmesi, kitap satışlarını artıracak projelere destek vermesi gereken Milli Eğitim Bakanı, 15 Temmuzdan sonra 300.000 kitap yaktıklarını utanmadan söyleyebilmektedir. Neredeyse bütün dünyanın lanetle andığı Hitlerin Nazileri bile 25.000 kitap yakmışken, buna ne denir bilemiyorum.

Sadece bu bilgi bile Türkiye’de iktidarda olan AKP’nin, kitaba ve bilgiye yaklaşımını net olarak ortaya koymaktadır. Yakılan kitapların içeriğine bakacak olursak işin daha vahim olduğu görülür. Hadi Hizmet Hareketine mensup yazarlarına ait kitaplara yapılanları makul karşılayalım (!), yahu Kur’an mealleri, hadis külliyatları ve çocuk kitaplarından da bu kadar korkulur mu?

Bırakın yaşı sayısınca kitap okumuş olmayı, bir elin parmakları sayısınca kitap okumayanların yönettiği ülkede bunlar çok normal icraatlardır. İlim ve irfandan uzak bir güruhun iktidar olduğu bir ülkede takdir edersiniz ki ilim ve irfan ehli düşman olarak algılanır ve terörist ilan edilir. Yayınladıkları kitapların da içeriğine bakmadan hepsi imha edilir.

Kitap ve okuma alışkanlığı öyle bir virüstür ki, girdiği bünyeden ancak Azrail vasıtasıyla çıkar. Tedavisi olan bir hastalık değildir o. Bazılarında nezle gibi geçici bir süreliğine nüksetse bile, ehlinin tedavi olmayı kabul etmeyeceği dermansız bir derttir; okuma alışkanlığı ve kitaplar…

Kendilerini ifade edebilme adına bütün imkânları ellerinden alınan ve dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda kalan Hizmet Hareketi mensupları kitap okuma konusunda Türkiye ortalamasının üstündedirler. Her ne kadar şimdilerde bu konuda sıkıntı çekiyor olsalar da büsbütün ölmüş-bitmiş değiller.

Vatanından, sevdiklerinden ve kitaplarından sürgün edilen birkaç gönüllünün kurduğu, sınır tanımayan bir yayınevi var; Crab Publishing. Fiziki olarak hiçbir araya gelmemiş ve buna ihtiyaç duymadan da güzel işler yapılabileceğini ispatlarcasına 9 ayda 17 kitap yayınlamışlar.

Hepsi mülteci olan gönüllüler, hem ekonomik hem de teknik sebeplerden şimdilik sadece e-kitap formatında yayıncılık yapıyorlar. Şartlar uygun olduğunda ise uluslararası çapta bir yayıncılık yapmayı hedeflemişler.

Şu anda, yayınlanan kitaplardan para kazanma gibi bir hedefi yok ve elde edilen geliri de mağdur insanlara yardım olarak aktarıyorlar. Kurucusundan yayın yönetmenine, editörlerinden kapak tasarımcısına, teknik işleri takip edeninden sosyal medyacısına kadar hiç kimse yaptıkları iş karşılığında ücret almıyor. Bununla birlikte şimdiye kadar çalışmalarını yayınevine gönderen yazarlar da telif ücreti almamışlar.

Bu, Hizmet Hareketine gönül vermiş insanların yabancı oldukları bir davranış değil. Çünkü onlar, yaptıkları şeyin karşılığını bu dünyada alma derdinde olmayan bir Peygamberin (sav) açtığı yolda ilerlemektedirler. Bu yolda muhtaca yardım edilir, Allah yolunda olan herkese arka çıkılır, başkasının sırtından geçinilmez, maddi-manevi beklentiye girilmez, kimsesizlere kimse olunur, sadece ve sadece Allah rızası peşinde koşulur.

Yayınevini kuran ekip çıkış noktalarını, yaşanmakta olan sürece ayna tutma, olayları sıcağı sıcağına kaleme alma, duygu ve düşüncelerin unutulmamasını sağlama, yaşatılan zulmü farklı yöntemlerle kayda alma ve tarihe not düşme, yapılan bu çalışmalarla mağdurlara sahip çıkma ve ümit verme şeklinde özetliyorlar.

Bugüne kadar yayınlanan 17 kitaptan 10 tanesi son dönemde Hizmet Hareketi mensuplarının yaşadıkları süreçle ilgili… Kamp hatıraları, medrese-i Yusufiye günlükleri, yaşanılan hukuksuzluklar, Hizmet Hareketine yönelik eleştiri ve çözüm teklifleri, karartılan hayatlar, mağdurlara yönelik yapılan hizmetler, yaşanan güzel olaylar, mahkeme koridorları, haberler… Bütün bunlar ve daha fazlası hatıra, günlük, deneme, şiir, hikâye ve roman formatında kaleme alınıp kitaplaştırılmış. Bunlarla birlikte akıl oyunları, biyografi, roman, bilim-felsefe ve dini içerikli kitaplar da var.

Şu anda tasavvuf şiirleri, hayatımızdaki fizik, çocuk edebiyatı, deneme, mizah, roman alanlarında 8 kitap üzerinde çalışmalar devam ediyormuş. Yayınevi yetkilileri, kendileriyle irtibata geçip çalışmalarından bahseden ve Crab Publishing’in varlığını duyunca çalışmalarını hızlandırdığını belirten çok sayıda yazarın olduğunu söylüyor.

Yeni bir hayat kurmanın eşiğindeki insanların bütün sıkıntılarına rağmen “Yıkılmadık, ayaktayız” ve “Allah var, gam yok” diyerek mülteci kamplarında, uber yaparken, dil ve iş kurslarına katılırken, gönüllü olarak böyle bir çalışmanın içine girmiş olmaları takdire şayan bir durum.

Yaklaşık olarak 2 haftada 1 kitap çıkarmış olan böyle bir ekip, gelecekte daha güzel işlere imza atacaktır. Hizmet Hareketine mensup böyle gayretli insanların varlığını bilmek, gelecek adına insana ümit veriyor.

Bir zamanlar Türkiye’nin ümidi olan insanlar, artık dünyanın ümidi olma yolundalar. Ne diyelim… Yolunuz açık olsun…

Yayınevinin e-mail adresi: [email protected] ve Twitter hesabı @crabpublishing

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin