Cezaevi koğuşunda okunan ve gardiyanın fikrini değiştiren sabah ezanı

Tr724 Yazar İlahiyatçı Cemil Tokpınar, 11 ay cezaevinde kalan arkadaşının yaşadığı ilginç bir ezan hatırasını paylaştı. Tokpınar’ın anlattığına göre, hafızlık eğitimi alan ve müzikle de ilgilenen arkadaşı tutukluluk döneminde, sabah ezanlarını koğuşta sesli olarak okudu.

Diğer koğuşlardaki tutukluların da pencereleri açarak dinlediği ezandan etkilenen bir de gardiyan vardı. Gardiyan bir gün duygularını şöyle ifade etti: “Ben ezan dinlemem, dışarıda okunan ezanlar da hiç dikkatimi çekmezdi. Ama senin okuduğun ezan başka. Onda ayrı bir içtenlik, ayrı bir etki var.”

Tokpınar, tutuklu arkadaşının tahliye olduktan sonra aynı halet-i ruhiyeyle okuyup kaydını gönderdiği ezanı ve olayın ayrıntılarını sosyal medya hesabından paylaştı:

“Hafızlık eğitimi almış, aynı zamanda müzikle de ilgilenen bir arkadaşım, son dönemin mazlumlarından biri olarak kaldığı Medrese-i Yusufiye’de her gün sabah ezanı okur ve ardından namazı cemaatle kıldırırmış. Eminim, daha birçok hatıra ve gözleri dolduran, unutulmaz hikâyeler dinleyeceğiz tüm Yusuf’lardan.

11 ay cezaevinde kalıp tahliye olan bu güzel kardeşimin unutamayacağı hatıralardan biri de, karanlık hapishane koğuşunda okuduğu, sabâ makamındaki bu ezanlar olmuş. Kendisinin dışarı çıktıktan sonra aynı halet-i ruhiyeyle okuyup bana gönderdiği o ezanı sizinle paylaşıyorum. O, ezana başladığı zaman komşu koğuştaki mazlumlar pencereleri açar, kim bilir kendilerini İstanbul’un hangi camiinde hayal ederek huşu ile dinlermiş.

Bu sabah ezanının tiryakilerinden olan bir gardiyan ona duygularını şöyle ifade etmiş: “Ben ezan dinlemem, dışarıda okunan ezanlar da hiç dikkatimi çekmezdi. Ama senin okuduğun ezan başka. Onda ayrı bir içtenlik, ayrı bir etki var.”

Rabbim tüm ezanlar hürmetine mazlum, mağdur, mehcur ve garip bütün kardeşlerimize acilen fereç ve mahreç nasip eylesin! Âmin.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin