KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “PKK’nın kongresini toplayarak feshini kararlaştırması geciktirilemez.” sözlerinin ardından konuştu. Bayık, “Öcalan dışında kimse kongreyi toplayamaz. Kongre’yi bizzat Önder Apo’nun toplaması, yönlendirmesi ve yönetmesi gerekiyor. Öcalan için özgür çalışma koşulları ortaya çıkarılmazsa geliştirmek istediği süreç gelişmez. Devletin atacağı adım, bunun için gerekli yasal değişiklikleri yapmadır. Kongrenin toplanması için ateşkes koşullarının sağlanması gerekir. O zaman işte kongre toplanabilir, çağrıyı yerine getirebilir.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün yaptığı açıklamada, “PKK’nın kongresini toplayarak feshini kararlaştırması, kanlı silahların teslimini bir an evvel yapması ertelenemez ve geciktirilemez bir gündem konusudur” demişti. Gelişmelerin ardından Cemil Bayık’tan bugün yeni bir açıklama geldi.
27 Şubat tarihinde Öcalan’ın yaptığı çağrının ardından yaşanan gelişmeler ve siyasal süreç konusunda değerlendirmelerde bulunan Cemil Bayık, ANF’de yayımlanan açıklamasında, PKK’nin bu süreçte bir kongre toplaması için ateşkes koşullarının sağlanması ve Öcalan’ın bizzat kongreyi yönetmesi gerektiğini ifade etti. Cemil Bayık, “Önder Apo dışında kimse Kongre’yi toplayamaz, Kongre’de o kararları çıkaramaz. Bunun herkesçe bilinmesi gerekir. Çünkü bu hareketi kuran, geliştiren Önder Apo’dur. Ancak Önder Apo Kongre’yi toplayabilir, Kongre’nin kararlar almasını sağlayabilir, doğrultu verebilir. Başka hiçbirimiz, PKK yönetimi veya PKK’nin kadroları bunu sağlayamaz.” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün ve özgür çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini de ifade eden Cemil Bayık, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin komisyon kurup anayasa ve yasalardaki bazı yasaları değiştirmesi ve İmralı sisteminin tasfiye edilmesi gerektiğini belirtti. Öcalan’ın özgür çalışır koşullarının ortaya çıkmaması durumunda geliştirilmek istenen sürecin işlemeyeceğini söyleyen Cemil Bayık, yaratılan tarihi fırsatın heba edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Türk devleti mecbur kaldı, önder Apo’nun yanına gitti”
Cemil Bayık’ın değerlendirmelerindan bazı bölümler şu şekilde:
- Önder Apo’nun geliştirdiği sürecin başarısı, elbette ki Türk devletinin de kendi görevi ve sorumluluklarını yerine getirmesiyle mümkündür. Önder Apo’nun özgür çalışır koşulları ortaya çıkarılmazsa, elbette ki Önder Apo’nun geliştirmek istediği süreç gelişmez. Bu çok nettir. Bunu herkes dile getiriyor. Tarihi bir fırsat yaratılmıştır. Bu heba edilmemeli. Türk devleti adım atmalı” diyor.
- Atacağı adım nedir? Önder Apo’nun özgür çalışır koşullarını yaratmadır. Bunun için gerekli yasal değişiklikleri yapmadır. İmralı sisteminin tasfiyesidir. Bu herkesin çıkarınadır. Kürt halkı elbette ki bunu bekliyor, bunu istiyor.
- Eğer Türk devleti inkar-imhadan Önder Apo’yu, Kürt’ü kabul etmeye vardıysa, elbette ki yürüttüğümüz mücadele, yine uluslararası olarak başlatılan özgürlük hamlesinin, Ortadoğu’daki gelişmelerin yarattığı bir sonuçtur. Bütün bunlar birleşti. Onun için Türk devleti mecbur kaldı Önder Apo’nun yanına gitti.
- Önder Apo’yu unutturacaklardı. Süleyman Soylu ne dedi? Bu sadece onun söylemi değildi. Türkiye’nin, hükümetin yürüttüğü bir politikaydı. “Bir yıla kadar ne Önder Apo’nun ne yürüttüğü mücadelelerin adı alınmayacak” dedi. Yani “tümüyle tasfiye edeceğiz” dedi. Şimdi o noktadan “parlamentoya gelsin, konuşsun” noktasına gelindi. Bu çok önemli bir gelişmedir. Önder Apo buna değer biçti. O nedenle tarihi sorumluluk üstlendi.
- Fırsat heba edilmemelidir. Herkes bunu bekliyor, bunu istiyor. Bunun gerçekleşmesi için de herkesin üstüne düşen görevi daha fazlasıyla yerine getirmesi gerekir. Eğer şimdiye kadarki mücadele bu sonucu yarattıysa, “İşte Apo gelsin, mecliste konuşsun” dedilerse, demek ki daha fazla mücadele yükseltilirse, bundan daha fazla sonuçların elde edileceği ortaya çıkıyor.
Türkiye çıkmazda!
- Kullanılan olumsuz dil süreci sabote ediyor. Bunun önünün alınması gerekir. Hala terörizmden, terörist örgütlenmeden, terörizmin başından sözler ediliyor. Yine işte “PKK’nin yapacağı bir şey kalmadı. Artık teslim olmak zorunda, silahları teslim etmek zorunda. Başka yapacağı herhangi bir şey kalmadı. İşte bizim yapacağımız herhangi bir şey kalmadı” biçiminde konuşmalar oluyor. Özellikle bazılarının yarattığı hava şudur: “Biz PKK ile mücadele ettik, PKK’yi yendik. PKK’nin teslim olması gerekir.” Böyle bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Bununla aslında içinde bulundukları zayıflığı, çıkmazı örtbas etmek istiyorlar. Bir amaçları budur.
- Gerçeğin anlaşılmasını istemiyorlar. Türkiye’nin nasıl bir çıkmazda olduğunu, nasıl tehlikelerle yüze geldiğini göstermek istemiyorlar. Üstünü örtmeye çalışıyorlar. Habire milliyetçiliği, şovenizmi, faşist anlayışı tırmandırmaya çalışıyorlar.
- Hareket tecrübelidir. Birçok şeyi yaşamıştır. Onun için kimse oyun oynayamaz. Önder Apo, PKK’ye çağrı yaptı. PKK’nin Merkez Komitesi de bu çağrıya cevap verdi. Bunu kamuoyuna da duyurdu. “Önder Apo’nun çalışma koşullarının özgürleşmesi gerekir. Kongre’yi toplaması, Kongre’yi yönetmesi, yönlendirmesi gerekir” dediler. “O zaman Kongre toplanabilir, silahlı mücadelelerin durumunu, PKK’nin durumunu tartışıp karara bağlayabilir” dediler.
Silahların konuştuğu bir ortamda kongre toplanamaz
- Silahların konuştuğu, uçakların bombaladığı, keşif uçaklarının dolaştığı, tank toplarının işlediği bir ortamda Kongre’nin toplanamayacağını, Önder Apo’nun belirttiği silahlı mücadelenin durdurulması ve PKK’nin tasfiyesinin görüşülemeyeceğini açıkladılar. Onun için ateşkes koşullarının sağlanması gerekir. O zaman işte kongre toplanabilir, Önder Apo’nun çağrılarını yerine getirebilir. Çünkü Kongre’yi bizzat Önder Apo’nun toplaması, yönlendirmesi ve yönetmesi gerekiyor. Önder Apo dışında kimse Kongre’yi toplayamaz, Kongre’de o kararları çıkaramaz. Bunun herkesçe bilinmesi gerekir.
- Çünkü bu hareketi kuran, geliştiren Önder Apo’dur. Ancak Önder Apo Kongre’yi toplayabilir, Kongre’nin kararlar almasını sağlayabilir, doğrultu verebilir. Başka hiçbirimiz, PKK yönetimi veya PKK’nin kadroları bunu sağlayamaz. Bunun herkesçe netçe bilinmesi gerekir.

Tayyip ve Bahçeli top çeviriyor..Yüzbinlerce Mahkûmu insanlık dışı koşullarda hapishanelerde tutan zihniyetin Öcalan ve PKK için kalıcı çözüm üretip silahları susturarak birlikleri geri çekeceğine inanmak esaslı ,,tedavisi mümkün olmayan bir zihinsel sorunun varlığını gösterir….
olay bitti