İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, danışmanı Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında açılan “siyasal casusluk” davasının ilk duruşması bugün Silivri’de görülüyor. Dört sanık için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede, İBB veri tabanına ait olduğu öne sürülen veriler ve 2019 İstanbul seçimleri üzerinden “siyasal casusluk” suçlaması yöneltiliyor. Savunma tarafı ise dosyanın somut delile değil, etkin pişmanlık beyanı, yorum ve varsayıma dayandığını savunuyor.
“Casusluk” suçlamasıyla açılan davada ilk duruşma bugün Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülüyor. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün tutuklu sanık olarak yargılanıyor. Duruşmada dört ismin savunma yapması bekleniyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede suç tarihi 2019-2025 arası olarak gösterildi. Savcılık, Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İBB veri tabanına ait olduğu belirtilen verilerin bulunduğunu, bu veriler üzerinden çok sayıda yurttaşın kişisel bilgisine erişildiğini öne sürüyor. İddianamede ayrıca bu verilerin dolaylı olarak Necati Özkan tarafından temin edildiği, belediyeye ait e-posta adresleri ve şifrelerin “Ostin” adlı dijital ortama aktarıldığı iddia ediliyor.
Dosyanın siyasi ağırlığı, suçlamanın 2019 İstanbul seçimleriyle ilişkilendirilmesinden kaynaklanıyor. Savcılık, “siyasal casusluk” suçunun 2019 yerel seçimlerini manipüle etme amacıyla işlendiğini, bu yolla İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye siyasetinde etkili olmasının hedeflendiğini ileri sürüyor. İddianamede, dört sanığın “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
TCK 328’de düzenlenen “siyasal veya askerî casusluk” suçu, devletin güvenliği veya iç-dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerin casusluk maksadıyla temin edilmesini kapsıyor. Bu nedenle davanın merkezinde, iddianamede yer alan verilerin niteliği, bu verilerin gerçekten “gizli kalması gereken bilgi” sayılıp sayılamayacağı, yabancı devlet ya da istihbarat bağlantısı iddiasının nasıl delillendirildiği ve sanıkların kastının ne olduğu bulunuyor.
Soruşturmanın kilit ismi Hüseyin Gün. Gün, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek ifade verdi. İfadesinde Necati Özkan’la 2019 seçimlerinin iptali sonrası tanıştığını, sosyal medya analizi ve açık kaynak istihbaratı üzerinden seçim kampanyasına destek konularının gündeme geldiğini anlattı. Gün ayrıca, “Ben herhangi bir yerden İBB veri tabanını hacklemedim” diyerek verilerin “OSINT Dark Web” içinde aranmasına ilişkin süreci tarif etti.
Necati Özkan ise Gün’le tanışıklığını kabul etmekle birlikte, teklifin ciddiye alınmadığını ve çalışmaya dönüşmediğini savundu. Özkan’ın ifadesine göre Gün, kendisini teknoloji alanında çalışan bir iş insanı olarak tanıttı, medya takip sistemi için destek önermeye çalıştı; ancak sunum yetersiz bulundu ve talep edilen yüksek bedel nedeniyle teklif reddedildi.
Ekrem İmamoğlu cephesi de iddiaları reddediyor. Daha önceki ifadelerde İmamoğlu, Hüseyin Gün’ü tanımadığını, yazışmalarla ilgili bilgisi olmadığını ve kendisine yöneltilen kullanıcı adı, mesajlaşma programı ve görüşme içeriklerine ilişkin iddiaları kabul etmediğini belirtti.
Gazeteci Merdan Yanardağ ise duruşma öncesi yaptığı açıklamada iddianamenin “yorum ve varsayıma dayalı” olduğunu söyledi. Yanardağ, “Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz.” çağrısı yaptı.
