Can Ataklı’ya kızmayın ne olur

HABER-ANALİZ | M. AHMET KARABAY

15 Temmuz’da iddiaların aksine oturmayan o kadar çok çelişki var ki, düşünen ve sorgulayan beyinler için o gün yaşananlara bir darbe girişimi demek akılla alay etmek olarak görüldü. Bu yıl iktidarın bütün soğuk savaş ekipmanlarını kullanarak giriştiği propagandaya rağmen istediği köpürtmeyi yapamayınca bazı kişiler bazı doğru soruları kamuoyu önünde sorabileceğini sandı. Gazeteci Can Ataklı da bunlardan birisi oldu. Ya sonrası…

Medya sektörünü bir miktar takip edenler Can Ataklı’yı bilir. Elindeki verilerle konuşur. Yanlış yaptığında yanlışını bir şekilde düzeltme yoluna gider. Medya sektöründe en uzun süre tutunmaya çalışan isimlerden biri.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bugün 65 yaşında olan Ataklı, 20 yaşından önce sektöre adım attı. Yeni Ortam ve Vatan gazetelerinde başlayan meslek hayatında 45 yılı geride bıraktı. 1990’lı yıllardan sonra gazeteciliği ve televizyonculuğu birlikte yürütüyor.

Bugün de hem Korkusuz gazetesinde yazı yazıyor hem de Tele 1 ve Halk TV’de program yapıyor. Oralarda rahat söyleyemediğini de medyanın özgür mecrası YouTube’daki kendi kanalında dile getiriyor.

Amacım Can Ataklı biyografisi yazmak, ya da onun hakkında önünüze bilgi yığmak değil. Bu duayen gazetecinin içine sürüklendiği psikolojik travmayı paylaşmak.

Can Ataklı ile kişisel bir hukukumuz hiç olmadı. Birbirimizi bir tanır, biliriz hepsi o kadar.

Bu dönem iktidar partisinin en çok hışmına uğrayan isimlerinden biri olduğuna kuşku yok. Biat etmiş olsaydı, çok iyi imkanlara sahip olacağını söylemeye gerek yok. Buna rağmen muhalif çizgisini kendi üslubunca sürdürdü.

Bu yıl 4 Ocak’ta yine darbe iddiaları ile ilgili yaptığı bir video, Yeni Şafak tarafından kesip biçip montajlanarak trollerin hedefi haline getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı darbe çağrısı yaptığı iddiasıyla başı derde girdi.

Mahkemede orijinali 14 dakika olan videodan 5 ayrı bölümden kesip biçip 59 saniyelik yeni bir video yapıldığının ispat edilmesi üzerine ceza almadan yakasını kurtarabildi.

ATAKLI, BU KEZ İŞİNİN ÇOK ZOR OLDUĞUNU GÖRÜNCE

Can Ataklı’nın son videosunu izlemişsinizdir. Tr724.com’daki “Can Ataklı: 5 yıldır konuşamadık, ‘fetö’ diye bir şey yok; 15 Temmuz darbe değil” başlıklı haberi gözden kaçırmışsanız mutlaka okumalı ve videoyu izlemelisiniz. 

Ataklı, kendi bakış açısından 15 Temmuz gecesini yorumluyor. AK Parti’nin beyni konumundaki Erol Olçok gibi bir insanın oğlunu alıp o zamanki adı Boğaziçi Köprüsü olan olay yerine gidiyorsa her şeyin kontrol altında olduğundan emin olduğu için buna giriştiğini anlatıyor. 

Daha sonra Erdoğan’ın Marmaris’te yaşadığı ve adına baskın girişimi denilen olaydaki mantıksızlık ve tutarsızlıkları irdeliyor. Sonrasında ise bütün bu yapılanların Cemaat mensuplarını kamudan uzaklaştırmak için fiili bir durum yaratıldığı sonucuna varıyor.

İşte ne oluyor ise bu konuşmanın yayınlanması ve iktidarın trol ordusunun harekete geçmesinden sonra oluyor.

Can Ataklı ikinci bir video daha yayınlamak durumunda kalıyor. Bu ikinci videosunu yayınlarken de tanıtımını şöyle yaptı:

En yeni YouTube sohbetimi sunuyorum. 15 temmuz konuşmam nedeniyle sarayın linç ekibi harekete geçti. Bu konuşmamda cevap veriyorum ama öğleden sonra bir kısa sohbetle ne söylediğimi tekrar kayda geçireceğim.”

Önce bu notu yayınladı. Sonrasında ise yayın yapacağı saati takipçilerine duyurdu:

“Kayda geçmesi için; 15 temmuz sohbetim nedeniyle hakkımda linç kampanyası açanlara saat 16.40’da Youtube’dan yapacağım canlı yayınla kısa bir cevap vereceğim. Sizlerin de hafızasında bulunsun istedim.”

Can Ataklı birinci videoyu yayınladıktan sonra kendisi ile görüşmedim. Birinci video ile ikinci video arasında neler yaşadığını kendisine sorma imkânım olmadı. 

Sistemin nasıl çalıştığını iyi bildiğim için başka birçok olayda yaşananların copy paste’ini Can Ataklı’nın yaşadığından emin olduğum için neler olduğunu sizinle paylaşmak istiyorum.

Trol ordusu harekete geçtikten sonra yakın dostları, gerçekten ne demiş diye acele ile videoyu izlediler. Kendi kanalından orijinalini izleyenler hemen Ataklı’yı aradılar. Genel özeti şöyle:

“Sen ne yapıyorsun! Üstelik tam da 15 Temmuz’un yıldönümünde bunları söylüyorsun. Olacak iş mi? Bu adamları aklamak sana mı düştü? Sen kendi işine bak. 4 Ocak’ta yaşadıkların sana ders olmadı mı? O olayda işin kolaydı. Kesip biçip montajlayıp yayınlamışlardı. Ya şimdi? Doğrudan her şeyi sen kendi kanalında yayınlıyorsun.”

Biraz hukuk bilen dostlarının söyledikleri ise daha farklı olmalı:

“Devletin FETÖ diye adlandırdığı bir yapıya senin terör örgütü değil demen doğrudan suç teşkil eder. Sana TCK madde 314’ü uygulayıp terör örgütü üyeliği isnat edemezler. Böyle ceza verseler 314/1’e göre 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verirler. Ama terör örgütüne yardımdan hiç değilse suç ve suçluyu övmekten ceza verirler. Bunun tartışmasız cezası ise 2 yıl 3 ay. 

Bırak kahramanlık yapmayı. Yeni bir video çek ve yayınla bunu. Ya da çık canlı yayında söylediklerinin maksadını aşan ifadeler olduğunu ifade et. Bu yapının silahlı terör örgütü olduğunu açıkça söyle. Yoksa seni bulunduğun mecralardan birkaç gün içinde atarlar. Sonrasında da gideceğin yer Silivri olur.”

Belki mot a mot böyle olmayabilir. Ama konuşmaların içeriğinin bundan daha farklı olduğunu sanmıyorum. Bu dönemde insanlardan bükük kahramanlıklar beklemeyin. Hele Türkiye’de yaşıyorlarsa… 

İşte yakın dostlarının bu uyarı ve hukukçularının kesin ceza hatırlatmalarından sonra Can Ataklı ikinci videoyu yayınlamak durumunda kaldı.

Bu dönemde kimseden kahramanlık yapmasını beklemeyin. Hele Türkiye’de yaşıyorsa… Ben bu dönemde dostluğun tek ölçüsünü şöyle görüyorum. Bir kimse size açık ve net ağır hakaretler yağdırmıyorsa o kişi sizi gerçekten seviyor demektir.

3 YORUMLAR

  1. Can Atakli´nin videolarini izlemedim, ne ilkini, ne ikincisini. Sadece yukaridaki yaziyi okudum. Yazarin yazisinin sonundaki tezine katilmiyorum. “Bu dönemde kimseden kahramanlik yapmasini beklemeyin. Hele Türkiye´de yasiyorsa…” diyor. Neden?
    Can Atakli´nin bahse konu sözleri illa da cemaat savunmasi olmak zorunda degil. Bunlar baskici, zalim bir rejimin söylemlerini sorgulama, ona itiraz olarak da okunabilir. Türkiye´de yasayan insanlar su an vahim bir tablo karsisinda ve – eger hala kaldiysa – akillari ile, vicdanlari basbasalar. Rejimin söylemlerine katilabilirler de, katilmayabilirler de. Ancak bu karari verecek olan onlar. Isteyen rejimin söylemine teslim olur, isteyen olmaz.
    Simdi yazara sormak istiyorum:
    Bu dönemde Türkiye´de yasayanlardan kahramanlik beklemeyecegiz de kimden bekleyecegiz? Hayatini artik veya coktandir yurtdisinda kuranlardan, uzun zamandir hayatinin merkezi, bugünü ve gelecegi Türkiye disinda baska bir ülkede olanlardan mi bekleyecegiz? Türkiye´dekiler rahatini bozmayacak, ama hayati baska bir ülkede olanlar “Caliyor ama calisiyor” diyenlerin insanca bir hayat yasamasi icin mi mücadele edecek?
    Kusura bakilmasin ama, Can Atakli dediginin arkasinda durmak zorunda, öyle olmasi gerekir. Cemaat icin degil, yasadigi ülkede herkesin esit olarak yasayabilmesi icin. Mesela Avrupa ülkelerinde Müslümanlarin haklari savunulur. Savunanlar Müslümanlarin demokrasi kültürüne cok hayran oldugu icin savunmaz. Kanunlar, etik öyle gerektirdigi icin savunur. Eger o haklar birileri icin bugün cignenirse yarin baskalari icin de cignenecegi icin savunur. “Bir kerecikten” bir sey olacagi icin savunur.
    Belli dogrulari söylemek, zulme karsi cikmak kahramanlik gerektiriyorsa ve Türkiye´deki insanlardan da bu beklenemez ise, o zaman dükkani kapatmak lazim. Disardan yirtinmanin da pek bir faydasi yok demektir artik. Herkes hak ettigi hayati yasasin, kime ne?

  2. Kizdigimiz yok da mesele su: Tarih Can Atakliyi bir Ahmet Altan liginde anmayacak. Onun ligi farkli olacak. Aslinda tarih belirledigi bu liglerle Türk toplumunu da degerlendirecek. Su ülkenin toplumu söyle yazarlar cikardi derken Türkiye de böyle yazarlar cikarabildi diyecek

  3. Aklım almıyor ya.. Ahmet Bey şaka mısnız? adam evet bu darbe değil diyor ama cemaat denen olgu CAI tarafından kurulan ve yönetilmekte olan her türlü pisligi ahlaksızlıgı kötü işleri yapan iktidardakilerden tek farkının biraz daha eğitimli versiyonu diyor.. sanırım tam dinlemediniz ya da işinize gelmeyen bölümleri yazmamışsınız.. kesin artık sizin hoşunuza g,den ıkı cümle söyledi diye ınsanları övmeyi.. kişisel tanışıklığınız olabilr bu bizi ilgilendirmez.. bizi ilgilendiren bunların hizmet hareketine karşı ezeli düşman olduğu gerçegidir.. bunların zihniyeti değişmez ve değişmeyecektir.. ağzınızla kuş tutsanız Amerika sayesinde der bu tipler.. o kadar şey yaşadık hala mı anlamakta zorluk çekiyosunuz?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin