Bülent Korucu, Tr724 TV’ye yorumladı: ‘Tarih, Ergenekon kararını temyiz edecektir’

Ergenekon davasıyla ilgili alınan beraat kararlarını yzarlarımız Hasan Cücük ve Bülent Korucu, Tr724 TV’de değerlendirdi.

Ergenekon davasıyla ilgili verilen beratların herşeyin bittiği anlamına gelmediğini aktaran Bülent Korucu, “Sadece ilk derece mahkemesindeki ayak sonuçlandı. Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı itiraz edebilir. Balyoz’da da benzer bir süreç yaşanmış, bozma talebinde bulunulmuştu. 16. Ağır Ceza Dairesinde o dava bekliyor. Ergenekon davasında da böyle bir süreç beklenebilir” dedi.

Ergenekon davası öncesinde ‘devletin içinde devlet’ olarak Ergenekon örgütünün konuşulduğunu hatırlatan Korucu, Can Dündar, Celal Kazlı’nın yazdığı kitap, Erol Mütercimler’in ifadelerine dikkat çekti. Ergenekon davası başladıktan sonra külliyat yazan, kitaplar yazan gazetecileri, davanın siyasi savunmasında savcısıyım diyenlerin unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Korucu, şu tespitlerde bulundu:

“Bütün NATO ülkelerinde kendi içindeki Gladyo, Gal gibi yapılarla yüzleşti. Soğuk savaş döneminde kurulan bu örgütleri, devlet içindeki devlet, milis yapılanmaları, deşifre oldu. Birçok ülke üstüne gitti. İtalya’da başbakan bile ceza aldı. Türkiye bunu gecikmiş olarak yaşadı. Türkiye, Gladyo’nun varlığını 1970’lerde rahmetli başbakan Bülent Ecevit döneminde öğrendi. Susurluk’ta bununla yüz yüze geldi. Türk toplumunun devlet içindeki çetelerle yüzyüze geldiği, çarpıştığı bir kazaydı. Türkiye fırsatların hepsini elinin tersi ile itti. Ta ki Ergenekon yargılamalarına kadar. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ın ‘ben bunların avukatıyım’ sözlerine karşı ‘Ben de savcısıyım’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, Erdoğan bu davaların savcısı değil, yargıcıymış. Onun sözleriyle davalar ortadan kaldırılıyor. Ta ki Erdoğan ve yakın çevresi 17 Aralık’ta bir yolsuzlukta yakalanmamış olsa, biz bugün Ergenekon’un hala bir çete olduğunu, derin devlet olgusunu konuşuyor olacaktık. Ahmet Altan’ın güzel benzetmesiyle ‘katillerle hırsızlar kolkala girdi ve birbirlerini akladılar’, tarih bize bunu da gösterecek. Belirli zorlama ve dayatmalarla verilen mahkeme kararları tarih değildir, tarih bunları temyiz eder. İtalya derin devletiyle yüzleşti, temiz eller operasyonu yaptı. Türkiye’ye geldi, övgü dolu beyanatlarda bulundu. Bazı sanıklar AİHM’e gitti. AİHM davaların hukuk kurulları içinde cerayan ettiği kararları verdi. Erdoğan’ın kendisine kurturmak için kirli bir ortağa ihtiyacı vardı. Bu ortak da hala devlet içinde uzantıları yaşayan Ergenekon’du ve bir koalisyona gittiler.”

 

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin