‘Bolluk’ kuyrukları uzuyor; halkın ‘kurtuluş’ savaşı!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ

AKP rejiminin ekonomide denediği yeni ‘yöntem’ kur ve enflasyonun fırlamasına neden oldu. Dolayısıyla girdi maliyetleri de katlandı. Türk Lirası’ndaki kasıtlı ‘değersizleştirmeye’ bağlı olarak alın gücü eriyen halk artık daha fakir. Recep Tayyip Erdoğan, kalıcı hale gelen yoksulluğun üzerini ‘ekonomik kurtuluş’ savaşı söylemleriyle örtmeye çalışıyor. Ancak Türkiye’de asıl kurtuluş savaşını ekmeği 50 kuruş daha ucuza alabilmek için Halk Ekmek büfelerinin önünde uzun kuyruklar oluşturan halk ile çiftçi ve esnaflar veriyor.

İktidar temsilcilerinin açıklamalarına göre ekonomide hiç bir sıkıntı yok. Türkiye’yi dünyanın en büyük 3. ekonomisine sahip olan Japonya ile kıyaslayan AKP temsilcileri bile var. Onlara göre her zam öncesinde yaşanan benzin kuyruklarını ‘araç’ bolluğundan kaynaklanıyor. Bir baka AKP’li vekil, ekonomik krizin çaresini şöyle açıklıyor: “Ayda iki kilo et yemeyin, yarım kilo alın. Domatesi kiloyla değil iki tane alın.”

‘BOLLUK’ KUYRUKLARI UZADIKÇA UZUYOR!

Ekmeğim fiyatının 2,5 liraya çıkması, iki yıl önce 35 lira olan 5 litrelik ayçiçek yağının bugün 110 liradan satılması, insanların 50 kuruş daha az ödeyerek ekmek alabilmek için saatlerce Halk Ekmek büfelerinin önünde kuyrukta beklemesi, 50 kiloluk ekmeklik unun fiyatının iki ayda 180 liradan 400 liraya çıkması bile sorun değil!

Aylardır yazılıyor ancak iktidar temsilcileri görmemekte ısrar ediyor; Türkiye çiftçisi perişan. Artan tohum, mazot, ilaç ve özellikle gübre maliyetleri nedeniyle çiftçiler üretim yapamaz hale geldi. Geçtiğimiz haziran ayından bu yana gübre 37 kez zamlandı.

ÜRE GÜBRENİN TONU 13 BİN LİRA OLDU!

Geçtiğimiz yıl tonu 2 bin 100 lira olan DAP gübre, 30 Ekim’de 7 bin 400 liraydı. Şu anda 11 bin liradan satılıyor. Üre gübrenin fiyatı ise 1 yılda 1.800 liradan 13 bin liraya çıktı. Tonu 1.000 TL olan Can gübresi ise son zamlarla birlikte 8 bin liraya yükseldi. Gübresiz tarım seçenek olmaktan çıktı, zorunluluk haline geldi. Ancak bu durumda da verimlilik yüzde 50 civarında azalıyor. Dolayısıyla ekim yapmak manasız bir hale geliyor.

1 DEKAR BUĞDAY İÇİN GÜBRE MALİYETİ 1.000 LİRA!

Buğday üretiminde 1 dekar için sulu tarımda gübre masrafı 1.000 lirayı aştı. Devletin verdiği gübre desteği artmış haliyle sadece 20 lira! Sulu tarımda çiftçi, 1 dekar buğday üretimi için toplam 2 bin 100 lira civarında masraf yapıyor. Peki devlet ne kadar destek veriyor; 76 TL! Devede kulak bile değil.

1 KİLO BUĞDAYIN ÜRETİM MALİYETİ 5 TL’Yİ AŞTI

Türkiye’nin önünde cidd bir ‘kıtlık’ tehlikesi var. Resmi rakamlara göre Türkiye’de, 10 yıllık buğday verim ortalaması dekara 275 kg. Sulu tarımda herşey yolunda giderse çiftçi bir dekar alandan 350-400 kilo arasında buğday alıyor. Toplam 2 bin 100 lira masraf eden çiftçinin en iyi ihtimalle 400 kilo buğday aldığını varsayarsanız, 1 kilo buğdayın üretim maliyeti 5 lira 25 kuruş oluyor. TMO geçtiğimiz yıl çiftçden ürününü 2 lira 25 kuruştan almıştı! Gelecek yıl kaçtan alacak belli değil. En iyi ihtimalle 4 liradan bile alsa çiftçi zarar edecek.

Ziraat mühendisi ve çiftçi Faik Toy da benzer bir rakamı veriyor. Toy, “Maliyet kalemlerinin şu anki mevcut fiyatlarıyla yaptığım hesaplamaya göre 1 kilogram buğdayın üretim maliyeti 5,45 TL’ye çıkmış oldu.” diyor.

6 AY SONRA 1 KİLO UN 15 TL’Yİ BULABİLİR

Peki bütün bunlar ne anlama geliyor?

Bugünden itibaren çiftçinin hiç bir girdisinin artmadığını varsaysanız bile çiftçinin kazanması için ürününü kilosu 6,5-7 liradan vermek zorunda. 1 kilo buğdaydan 1 kilo un çıkmıyor, yüzde 25-30 civarında firesi var. Buğdayı 7 liradan alan un fabrikası bunu un haline getirdiğinde kendisine maliyeti 10-11 lira olacak. Bunu üzerine kar koyarak toptancılara, marketlere; onlar da vatandaşa satacak. Dolayısıyla 6 ay sonra 1 kilo unun kilosu 15 lirayı bulabilir.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

1 YORUM

  1. Ihtimal bu kuyruklar “çaliyor am calisiyor” zihniyetine tokat gibi cevap. Yazin çalan kisin oynar,..mi demisti karinca agustos bocegine?

    Ama sakin karistirmayin. Daha milyonlarca insanin terorist ilan edilmesine, yuzbinlerin hapislere atilmasina, hala da devam etmesine, zulmu ney gibi dinlemesine suskun kalmalarinin yansimasi daha da baska olacak gibi, bu hafif kalir.

    Ha birde ordusunu lagvedip onbinlerce subayini, onbinlerce polisini, yuzbinlerce egitimli akademisynini, burokratini, egitmenini harcamanin da bir bedeli var ki iste onu soylemeye dilim var miyor.

    Ey Multeci kampinda sabahin korunde kahvalti icin siraya girdigimde o sessiz icerlemelerimi duyan Allahim. Ben buna sebep olanlara da aynisini yasat demistim bunlar mi sebep oldu aceba?

    Devre bak, Taş kupe vurmuş küp kirilmiş, kup kizmiş taşa vurmuş yine küp kirilmiş .. sozundeki gibi oldum. Yine biz uzuluyoruz bu manzaralara.

    Uzuluyorum cunku sapı bizden.

    Allahim zalim baltalarin sapina degil demirine, kupe degil taşa cektir aynilarini. Yoksa donup yine biz uzuluyoruz. Bunlar bizim konumuz komsumuz.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin