BM’nin korumasındaki yurt müdürü üç çocuğuyla birlikte Ruanda’dan Türkiye’ye iade edildi

2011-2016 yılları arasında Pakistan’daki Türk okullarında yurt müdürü olarak görev yapan Orhan Artar, 11, 9 ve 5 yaşlarındaki üç çocuğuyla birlikte önceki gün (31 Mayıs 2025) Ruanda’dan Türkiye’ye sınır dışı edildi.

Stockholm Center for Freedom’un haberine göre, Artar ailesi, Belçika ve ardından Almanya’ya sığınma umuduyla Ruanda’nın başkenti Kigali’ye ulaşmıştı. Ancak Ruandalı yetkililer, pasaportlarının sahte olduğunu iddia ederek aileyi dört gün havaalanında tuttuktan sonra Türkiye’ye iade etti.

ZORLU BİR SIĞINMA SÜRECİ

Orhan Artar, Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında Türkiye’de aranıyordu. 2016’daki darbe girişiminin ardından Pakistan İçişleri Bakanlığı, Ankara’nın talebi üzerine aralarında Artar ailesinin de bulunduğu 108 Türk aileye ülkeyi terk etmeleri için üç gün süre tanımıştı. Aile, 2017’de İslamabad’da Birleşmiş Milletler’e (BM) sığınma başvurusunda bulundu ve resmi koruma statüsü aldı. Ancak, BM koruması altında olmalarına rağmen, yakın arkadaşları Kaçmaz ailesinin 2017’de Pakistan’da kaçırılarak Türkiye’ye iade edilmesi, Artar ailesini korkuya sürükledi. Bu olaydan sonra, Mayıs 2018’de Kenya’ya sığındılar.

2023’te Fatma Artar, bir çocuğuyla Almanya’ya sığınma başvurusu yapmak için Kenya’dan ayrıldı. Ancak Orhan Artar, süresi dolmuş Türk pasaportu nedeniyle onlara katılamadı. Aile, Ruanda’ya, Almanya’daki aile birleşimi süreci için bir umut olarak gitti. Ne yazık ki, Alman yetkililer Mayıs 2024’te Fatma Artar’ın sığınma başvurusunu reddetti.

“MİT BASKI YAPTI”

Fatma Artar, sınır dışı işleminin Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) baskısıyla gerçekleştiğini iddia etti. 15 Temmuz 2016’dan bu yana MİT, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen 100’den fazla kişinin zorla iadesi için operasyonlar düzenledi. Orhan Artar, Türkiye’ye iade edildikten sonra tutuklandı, çocukları ise akrabalarına teslim edildi. Ailesi, Artar’ın gözaltında kötü muameleye maruz kalmasından endişe ediyor.

TÜRKİYE ULUSÖTESİ BASKIDA İKİNCİ SIRADA

Bu olay, Türkiye’nin yurtdışındaki muhaliflere yönelik artan ulusötesi baskı politikalarının son örneği olarak görülüyor. Freedom House’un 2023 raporuna göre, Türkiye, dünyanın en aktif ikinci ulusötesi baskı uygulayıcı ülkesi konumunda. Türk hükümeti, diplomatik misyonlar, diaspora örgütleri, casusluk, konsolosluk hizmetlerinin reddi ve yasadışı iadeler gibi yöntemlerle muhalifleri hedef alıyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), mültecilerin zulümle karşı karşıya kalabilecekleri ülkelere geri gönderilmesinin, geri göndermeme ilkesini ihlal ettiğini belirtmişti. Ancak Artar ailesinin iadesi, bu ilkenin ihlal edildiğine dair ciddi endişeler doğurdu. Türk ve Ruanda hükümetleri olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

KENYA’DAN 4 KİŞİ KAÇIRILMIŞTI

Artar’ın iadesi, son dönemde yaşanan benzer olayları akıllara getirdi. 2024’te Kenya’da, Gülen hareketiyle bağlantılı dört mülteci, maskeli kişilerce kaçırılarak Türkiye’ye iade edildi. Eylül 2023’te Tacikistan’da kaybolan Türk işadamı Koray Vural ve Emsal Koç da Türkiye’de gözaltına alındı. Bu vakalar, Türkiye’nin yurtdışındaki muhaliflere yönelik baskılarının sistematik bir hal aldığını gösteriyor.

Orhan Artar, şu an Türkiye’de yargılanmak üzere gözaltında tutuluyor. Ailesi ve insan hakları örgütleri, onun güvenliği için uluslararası toplumdan destek bekliyor.

5 YORUMLAR

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin