Bize ne kardeşim?

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın pir-u pak edildiği Ahmet Hakan ile yaptığı program hakkında çok şey yazıldı çizildi. Hürriyet’in artık bir medya organı olmaktan çoktan çıktığının teyidinden bakanın jest ve mimiklerinden ruh sağlığının yerinde olmadığına kadar yığınla tespit yapıldı. 

Ama bence bir konu “es” geçildi. 

Hem de söyleşinin en meşhur kısmındaki bir nokta ıskalandı diye düşünüyorum. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Şöyle sormuştu Hakan;

“Kur yükselince telaşlanıyorum, endişelenmeli miyiz?”

Cevabı hatırlayacaksınız: 

“Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Tabi Türkiye 80’li yıllardan itibaren serbest piyasa ekonomisine geçtiğinden beri, kur algısıyla ekonomiyi ölçmeye yönelik bir psikolojiye girmiş.”

Soruyu kamu adına sorması gereken bir gazeteci cevabın kişiselleştirilmesine belki de refleks olarak “hayır” dedi ama bu aslında AKP iktidarının ve mevcut Türk halkının durumu açısından muazzam bir durumun net şekilde su yüzüne çıkmasıydı. 

Şunu demek istiyor sayın bakan:

“Tamam da size ne oluyor ki?”

Öyle ya, bu anlayışa göre kendilerine dokunmadıkça hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktu olan bitenin. 

Hani bir maliye bakanının aklımızla alay edercesine hele hele bizim gibi gırtlağına kadar döviz borçlu olan bir ülke için dolar ile işiniz yoksa sizi ilgilendirmez gibisinden bir defans yapmasının tuhaflığı bir yana aslında mevcut Türk halkının ruh halini ve mevcut iktidarın bu psikolojiye sırtını yaslayarak daha epeyce yol alabileceğinin kanıtı gibi bu cümleler. 

Hatırlar mısınız İş Bankası müdürü bir ara söylemişti; “Dövizden Ayşe teyzeye ne ki?”

Sokağa çıkıp yüz kişiye sorsanız 80’den fazlası “Benim dolarla işim olmaz, dolayısıyla bana ne” diyecektir emin olun. 

Hani şimdi kalkıp aslında sizinle öyle bir ilgisi var ki, diyerek art arda örnekler vermek mümkün. 

Köprülerin geçiş garantisini bile dolarla garanti eden bir iktidarın döviz ile halkın işi olmaz gibi bir algıda muvaffak olması Türk milletinin bana dokunmayan yılan bin yaşasın psikolojisini şahane olarak kullanmasıdır sevgili okur. 

Ahmet Altan’ın meşhur Ey Kavmim şiirini hatırlayalım: 

“Ey Kavmim… Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Korkarsın kendinden olmayan herkesten. Ve sen kendinden bile korkarsın.

Hazreti İbrahim olsan sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın.

Hazreti İsa’yı gözünün önünde çarmıha gerseler sen başka şeylere ağlarsın.

Gündüzleri Maria Magdelena’yı fahişe diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çalışırsın.

Ey Kavmim… Sen ki peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Dönüp de bakmazsın ölülerine

Lut Kavmi’nden de değilsin, hazdan olmayacak mahvın.

Ama sen kendi acına da yabancısın. Kadınların siyah giyer kederle solar tenleri ama onları görmezsin.

Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın.

Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin. Ve nefret edersin dilencilerden.

Utancı bilir ama utanmazsın. Tanrı’ya inanır ama firavunlara taparsın.

Bütün seslerin arasında yalnızca kırbaç sesini dinlersin sen…

Ey Kavmim… Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin…”

Diyeceğim o ki sadece döviz, dolar, enflasyon filan değil kavmimizin umursamadığı. 

Yapılan zulümlerin ucu kendilerine dokunmadıkça suskunlukla beraber desteklememizin de itirafıydı bu cümleler. 

Haksızlıkların, hukuksuzlukların, aptallıkların hepsine kendisine dokunmadıkça “sıkıntı yok” dercesine rıza gösteren bir milletin bakanıydı ekranda konuşan. 

Her kuytuluğunda bin bir zulüm, günah, adaletsizlik işlenirken umursamayan bir milletin dolarla ne işi olabilir ki!

KHK ile hayatları paramparça edilen yüzbinler bu sebeple kimsenin umurunda değil. 

Korona denilen bir virüs tüm dünyayı kasıp kavuruyor. 

Virüsten ziyade algıyla uğraşan ilgililer ise rakamları gizlemeyi marifet sayıyorlar. 

Kendimize yakın kimse ölmedikçe inanıyoruz bu rakamlara. 

Korona testinin en çok yapıldığı yerler ise Saray ve AKP teşkilatı. 

Üç günde bir test yapmak zorunluymuş buralarda. 

Semptomlar baş gösterdikçe hastaneye koşup, test olmak yerine “eve git dışarı çıkma” nasihati ile yetinen kitle elbette doları umursamayacaktır. 

Peki ne zamana kadar?

Galiba ateşin herkese dokunacağı güne kadar beklemek zorunda zulmü haykıranlar. 

O zaman geriye ne kalırsa artık!

2 YORUMLAR

  1. Geçen sene yine dolar euro zirve yaptığında tayyibin dolara yatırım yapan yaya kalır dediği günlerde bi haberde esnaf dolar 10lira olsa da bize dokunmaz demesi üzerine spikerin aldığınız ürünlerin fiyatı artmıyor mu dediğinde artıyor ama bizde fiyatı artırıyoruz şeklinde cevap vermesi ile aynıydı ahmet hakanın durumu. Milleti soymaya alışmış olanlara birşey olmaz.Onlar milletin sırtından geçinir çünkü. Millet cebindeki son kuruşu da zengine kaptırınca anlayacak sananlar boşuna beklemesin çünkü zengin onu ölmeyecek kadar yemlemeye devam edecek. O da buna minnettar olacak 🙂

  2. Sayın Bakanın, Sayın Ahmet Hakan’la yaptığı söyleşinin 8.30 bir kısmının verildiği https://www.youtube.com/watch?v=ZrSdS7fPuww adresindeki videoyu 1/4 hızla izlemeye çalıştım.
    İlk 1.11 sn içinde Sayın Bakanın yüzünün kaç sn göründüğünü ölçmedim ama görünen kısımda gözlerini 100 defanın üstünde kırptı. 71 saniyede 100 defa…
    Gerisini saymaktan sıkıldım, saymadım.

    Ya bu adam kripto F..cü falan olmasın kardeşim; işkillendim ben.
    Böyle kaş göz oynatmalar, bu işaretler, işmam, işmizaz göz kırpmayla birilerine sinyal, mesaj gönderiyor falan olmasın.
    Zaten doları arttırıp duruyor.
    Reis dikkatli olsun bence…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin