Biz gideriz savaşa hey savaşa!

YORUM | M.NEDİM HAZAR

“Bana şuursuz bir medya verin size bir bataklık vereyim!”

Hayır, kimse söylememiş bu sözü önceden. Muhtemelen Hitler’in ünlü propaganda bakanı J. Goebbels’in “Bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir toplum vereyim” cümlesini akla getirdiği için kafanız karışmış olabilir.

Vicdansızlık çıkarcılığı doğuruyor bir süre sonra. Çıkarcılık ise menfaat dışındaki her şeyi önemsizleştiriyor. Bilinç, muhakeme kabiliyeti, idrak filan hak getire durumu oluyor.

Bugün havuz medyasının durumu tam da böyle bir şey…

Düşünün; Suriye’ye giriyorsunuz ve danışmanlarınızdan biri, “Eğer bulunduğumuz noktaya Suriye ordusu gelirse kötü şeyler olabilir” diyor.

Adamların ülkesine girip, kendi ordularının orada olamayacağını savunmak için sanırım Erdoğan iktidarının danışmanı olabilecek kadar şuursuz olmak lazım!

Bir gazeteci asker değildir, hele hele fanatik bir militan hiç değildir. O sebeple atarlanıp “biz burdayız alıyınız gelsin” içerikli paylaşımda bulunmaz, bulunmamalı. Bunu yaparsa gazeteci filan değil, militan olur.

Düşünün Suriye’de siyaset yapan bir kadını silahlı milislerinize yol ortasında infaz ettiriyorsunuz, bunun apaçık savaş suçu olduğunun farkında bile değilsiniz ve medyanıza şöyle bir sirkatli haber yaptırıyorsunuz:

Sonradan apar topar sildiler bu haberleri ama sanırım iş işten geçti Soylu, Akar ve Erdoğan bu haberlerden dolayı yargılanacaktır uluslararası mahkemelerde.

Daha önce Suriye medyasında örneklerini görür ve “iptidailiğin, mürailiğin bu kadarına pes” filan derdik hatırlarsınız. Esad ile evlenmeyi hayal eden spiker mi istersiniz, eline roketatar alıp sınıra çarpışmaya giden yalaka muhabir mi ararsınız, tekmili birden vardı Suriye’de..

Hayat hakikaten çok garip…

O dönemler “Şam’da Emevi camiinde namaz kılma’yı vadeden bir Başbakan vardı. Hani sonra kendi partisi hain ilan etti de şimdilerde ülkenin çivisinin çıktığını söylüyor sağda solda. Ülkede iktidarın ortağı olduğunu her fırsatta dile getiren Perinçek’in partisi o dönem şöyle açıklama yapmıştı örneğin:

Yok,  mesele Ergenekoncular ya da Perinçek’in namaza başlaması filan değil. Ülkeyi batırmak için gerekirse imam bile olurlar ondan eminim, aynı güruhun CHP’deki elemanları da olmak üzere hepsinin bugünlerde azılı bir savaş taraftarı olması bana ilginç geliyor.

Bakın bu da Ergenekon’un CHP içindeki elemanlarından birinin görüşleri:

Türkiye ve Suriye, aslında kaderleri tuhaf şekilde birbirine bağlı iki toplum. Ancak şu anda enteresan bir kavşakta her ikisi de. Esat rejimi bir yandan ülkesini birlik beraberlik içinde tutmaya çabalarken batı dünyasına demokratikleşme sözü veriyor. Türkiye ise koşar adım bir Baas rejiminin tam göbeğine doğru yol alıyor.

Endişem o ki, bu işlerin sonunda Suriye Türkiye’yeşirken, ülkemizin 20 yıl öncenin Suriye’sine dönüşmesi.

Hatta belki dönüştük bile…

Ahaber’i izlemek yeterli bu kanaati edinmek için.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin