Biz amputenin başarılı olanını severiz!

YORUM | BÜLENT KORUCU

Avrupa sonuncusu olan Ampute Milli Futbol takımımız yurda dönüşünde coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Son maçı stadda seyreden Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, yarışmak ve mücadele etmenin önemini vurguladı, takımın her şeye rağmen hayata tutunma konusunda bütün topluma örnek olduğunu belirtti. Bakan, gazetecilerin önünde takım kaptanı ve sporcuları telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la da görüştürdü. Erdoğan, “Sizler bizim gönlümüzün şampiyonusunuz. Sizinle gurur duyuyoruz. Sporun birleştiriciliğine katkınızdan dolayı kutluyorum. Sizin ve bütün engellilerin spor yapabileceği ve hayata katılabileceği imkanları hazırlamak üzere elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Bu haberin gerçek olmasını çok isterdim ama değil. Maalesef tam tersi yaşandı. Ampute milli takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Cumhurbaşkanı’ndan en ücradaki bürokrata, ondan sosyal medya trollerine kadar kutlama kuyruğu oluştu. Başarıyı putlaştıran bir toplum olmanın bütün gereklerini yerine getirdik. Siz hiç başarısız sporcuyu arayıp teselli eden yetkili gördünüz mü? Başarıperestliğimizin en somut göstergesi ise aldığımız doping cezaları. Atletizm ve halter başta olmak üzere bir çok madalyamız geri alındı. Ülke olarak ambargo yediğimiz branşlar var. Sahte zaferlerden başına taç yapanlar skandallarda da ortada görünmüyor.

EN UCUZ REKLAM BAŞARILININ SIRTINA ÇIKMAK!

Engellileri sadece gün kutlamaları çerçevesinde yılda bir kez anan medya, engelsiz başlıklarla destanlar yazıyor. Herkes başarılı sporcuları ödüllendirmek üzere sıraya girdi. Hoş çoğunun kuru sıkı olduğunu önceki örneklerden biliyoruz. Ama bir kısmı bile gerçek olsa epey ödül toplanacak. Bu aslında ucuz reklam taktiği. Ali Ağaoğlu hiç fırsat kaçırmaz: Hepsine daire… bugüne kadar söz verdiği daireleri doğuysa ülkenin yarısı ev sahibi olurdu(!). Kimse dönüp “Ucuz Hazine arazileri üzerine kondurduğun o kadar sitede engellilerin asgari ihtiyacı olan hangi standardı uyguladın?” diye sormuyor. Hakeza 200’er bin lira vaat eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek 23 yıldır yönettiği Başkenti ne kadar engelli dostu bir şehir yaptı? Keşke bunları anlatsa. Sadece o değil bütün başkanlar verse bu hesabı. Duvar ya da ağaçla bölünen kabartmalı kaldırımları izah etseler..

Ya şirketler? Engelliyi ucuz iş gücü olarak sömürenler; kanuni zorunluluğa bile uymayıp ceza ödemeyi göze alanlar… şimdi ödül verip gündeme gelmek için birbirlerini ezecekler!

Sosyal medyada duyarlı vatandaş pozlarıyla en fazla RT alan sözü yazmak adına klavye paralayan bizler… Onların haklarına ne kadar saygılıyız. Asansörünü, toplu taşıma araçlarında koltuğunu işgal ettiğimiz için yüzümüz kızardı mı? Ötelediğimiz, engelini ayıp gibi yüzüne vurmaya çalıştığımız insanlara karşı mahcubiyet duyduk mu? Bir örnek vereyim. Çok değil iki ay önce engellilerin araçlarına uygulanan ÖTV indirimini parmağına dolayan bir profesör vardı, hatırladınız mı? Hiç alakası olmadığı halde iletişim fakültesine dekan yapıldı. Her akşam televizyonlarda AKP’yi savunuyor. Şarkı söyleyenlerin gözaltına alınmasını “ya sesiyle şiddet üretiyorsa” sözleriyle normalleştiren deha(!) Prof. Dr. Ergün Yıldırım aynen şu tweet’i attı: “Avrupa Şampiyonu olan ampute futbol milli takımımız hepimize mücadeleyi , başarıyı ve ülkeyi temsil etmeyi gösterdi. Tebrikler…” Yok hocam, asıl biz sizi tebrik ederiz, manevra yeteceğiniz müthiş.

KHK’LI AMPUTE

Peki toplum Veli Saçılık’ı tanıyor mu? Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) işini kaybeden mağdurlardan. Hakkını, işini geri alabilmek için direnen bir avuç emekçiyle birlikte her gün Ankara sokaklarında polisten dayak yiyor. Plastik mermi yağmuruna tutuluyor. Bilhassa ampute koluna vuruyorlar, postalla basıyorlar.

Bir de mayına basan kahraman futbolcu edebiyatı var. Ona minnettarız ama ya iki yüzlüler… 2009’da bombalı saldırıda yüzde 98 özürlü hale gelen Gazi polis Bilal Konakçı 15 gün FETÖ’den tutuklu kaldı. Yetmedi, iki elini kullanamadığı ve gözleri görmediği için bakımına muhtaç olduğu eşini gözaltına alıp günlerce tuttular. Beş arkadaşının şehit olduğu saldırıda ağır yaralanan Gazi astsubay Aziz Demir de KHK ile atıldı ve tedavi olamıyor. Böyle sayısız örnek var.

Keşke galibiyetlere destan yazdığımız kadar bu gerçeklere duyarlı olabilseydik. Başarıyı değil insanlığı önceleyebilseydik. Her engeli aşmak mümkün ama vicdan eksikliğinin çaresi yok maalesef.

1 YORUM

  1. “İslam ,müslüman milletlerin mücadele parolası veya istiklal doktirini değil,dünyayı,öncesi ve sonrasıyla ıslah etme ve güzelleştirme projesi olarak anlaşılmalı ,böylece tebliğ ve teklif edilmelidir.” ***

    *** Yatağına Kırgın Irmaklar/ A.T.Alkan

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin