Yargıyı dizayn eden listeler ortaya çıktı: 103 ismi kendi elleriyle yazmışlar

Adalet Bakanlığı eski müsteşarı Birol Erdem

SEVİNÇ ÖZARSLAN | TR724 ÖZEL HABER

Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında hakkında ‘terör örgütü yöneticiliği’ gerekçesiyle dava açılan ve 2021 yılında beraat eden Adalet Bakanlığı eski Müsteşarı Birol Erdem’in, cemaat mensubu olmadığını kanıtlamak için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve HSYK’ya sunduğu listeler ortaya çıktı.

“Tersten fişleme” olarak adlandırabilecek listelerde, bir kısmı halen Yargıtay’da görev yapan hakim ve savcıların isimleri yer alıyor. Söz konusu isimlerin, bugünkü hukuk düzenini inşa eden, yıllardır yargıyı yönlendirip dizayn eden hukukçuklar olduğu öne sürülüyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanlığı’na gönderdiği 10 Haziran 2019 tarihli üst yazısına göre listeler, 2013 yılında Birol Erdem tarafından hazırlandı ve bazı “fetö” davalarına delil olarak sunuldu. Listelerle birlikte Erdem’in HSKY’ya yazdığı savunma da Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

Erdem’in savunmasında birçok yargı mensubu hakkında “etkin pişmanlık” bağlamında değerlendirilmek üzere beyanlarda bulunduğu biliniyor. Beraat eden Erdem’in bu listeleri kendini aklamak amacıyla sunduğu anlaşılıyor.

15 Temmuz’dan sonra tüm Yargıtay üyelerinin görevlerine son verildi. 25 Temmuz 2016’da HSYK, 267 kişiyi yeniden atadı. Atananlar arasında, bu listede yer alan 45 isim de bulunuyor.

LİSTELERDE FARKLI İŞARETLER KULLANILMIŞ

Erdem’in HSYK’ya sunduğu el yazısı listeler, toplam 15 sayfadan oluşuyor. Bir kısmı hâlen görevde olan hâkim ve savcıların isimlerinin karşısında “B”, “N”, “İ” ve “Ç” gibi harfler, 1’den 11’e kadar rakamlar, çarpı, artı, eksi ve onay işaretleri bulunuyor. Bazı isimlerin ise üzerinin çizildiği görülüyor.

Ancak hâkim ve savcıların hangi ölçütlere göre sınıflandırıldığı, rakamların ve işaretlerin ne anlama geldiği belgelerden açıkça anlaşılmıyor.

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI MUHSİN ŞENTÜRK DE LİSTEDE

Muhsin Şentürk

Toplam 103 kişinin adının yer aldığı listelerde, mevcut Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk başta olmak üzere Yargıtay ceza dairelerinde başkanlık yapan ve bir kısmı hâlen görevini sürdüren isimler var. O isimlerden bazıları şöyle:

Burhan Karaloğlu, Osman Atalay, Şerafettin İste Şakir Aktı, Bahri Demirel, Vuslat Dirim, Mehmet Mutlu, Memiş Selçuk Güney, Hüsnü Uğurlu, Seracettin Göktaş, Ahmet Er, İsmail Rüştü Cirit, Mehmet Akarca, Haydar Erol, Mehmet Berber, Sami Öztürk, Mustafa Kemal Semercioğlu, Abdülhalik Yıldız, Hüseyin Boyrazoğlu, Yüksel Kocamış (2024-devam), Hanefi Keskin (2023-devam).

Listede 23 Mart 2026’da emekliye ayrılan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, birkaç hafta önce emekliye ayrılan Yargıtay üyesi Abdullah Yaman da bulunuyor. Emekliye ayrıldığını sosyal medya hesaplarından duyuran Yaman, ihraç meslektaşlarına ‘haşere kolonisi’ diye hakaret ettikten sonra “hiçbir fişleme gündemli toplantılara iştirak etmediğini” belirtmişti. Bu listesi ise Yaman’ın doğru söylemediğini gösteriyor.

YÜKSEK YARGI MENSUPLARINI YARGILAYAN VE KARARLARI İNCELEYEN İSİMLER DE VAR

Terör ve örgütlü suçlar ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamalarına ilişkin dosyaları inceleyen eski Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil de listede adı bulunan isimler arasında.

Burhan Karaloğlu

Listede dikkat çeken bir diğer isim, 15 Temmuz’dan sonra ihraç edilen Yargıtay, Danıştay, AYM Başkan Vekili ve AYM üyelerini yargılayan 9. Ceza Dairesi Başkanı Burhan Karaloğlu.

Yüksek yargı mensupları hakkında verilen kararların temyiz incelemesine katılan Abdülhalik Yıldız ile 15 Temmuz’dan sonra görülen yüksek yargı mensuplarının davalarında tanık olarak dinlenen Ahmet Yener de listede.

Listede ayrıca, 15 Temmuz’dan sonra tutuklanan ve daha sonra beraat eden dönemin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanı Ali Sezgin, bir süre tutuklu kalan Feridun Aydın, Muhammet Güney, Ayşe Serpil Altıntaş ile 3 yıl 9 ay hapis cezası verilen Ekrem Ertuğrul gibi isimler de yer alıyor.

“BÖYLE BİR HUKUK DÜNYA TARİHİNDE YOK. ÜÇ ROLE BÜRÜNDÜLER: FİŞLEDİLER, YARGILADILAR, TEMYİZ İNCELEMESİNİ YAPTILAR”

Listeleri TR724’e değerlendiren ihraç savcı Hasan Dursun, belgelerin Birol Erdem’in mahkemelerdeki beyanlarını doğruladığını söyledi.

Birol Erdem’in Temmuz 2013’ten itibaren gruplar oluşturarak toplantılar yaptıklarını anlattıklarını belirten Dursun, “Bu listelerde isimleri bulunan Yargıtay üyeleri, kendi aralarında gruplar oluşturarak toplantılar yapmış ve yargı mensuplarını fişlemiş. Birol Erdem de listeleri hazırladığını mahkemede, sanki övünülecek bir şeymiş gibi anlattı. ‘Biz bunlardan değiliz, bunlarla mücadele etmek için toplantılar yapan kişileriz.’ diyerek kendilerini savundular. Daha ağır bir suçlamadan kurtulmak için kişisel verileri kaydederek fişleme yaptıklarını ikrar ettiler. Oysa kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi de Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur.” dedi.

Belgeler arasında bir toplu liste ile isimlerin gruplara ayrıldığı başka listelerin bulunduğunu aktaran Dursun bunların nihai değil, taslak listeler olduğunu vurguladı:

“Belgelerde 11 grup bulunuyor. Her grupta 8-10 kişi yer alıyor ve toplam sayı 120’ye kadar ulaşıyor. Bunlar, kendi el yazılarıyla hazırladıkları ve beyanlarını doğrulayan listeler. Listede yer alan Ali Sezgin, Muhammet Güney ve Feridun Aydın gibi bazı isimler 15 Temmuz’dan sonra tutuklandı ancak kısa süre içinde tahliye edildi. Bazıları hakkında takipsizlik kararı verildi. Bazıları ise avukatlık yapabilmeleri için aynı gün mesleğe kabul edildi ve yine aynı gün istifa dilekçeleri alındı.”

Dönemin Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı Burhan Karaloğlu’nun da listede bulunduğuna dikkat çeken Dursun açıklamasını şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz’dan üç yıl önce bizi fişlemeye başlayan hakim ve savcılar daha sonra bizleri yargıladı, Yargıtay üyeleri bu dosyaların temyizine baktılar. Yani bizleri fişleyenler üç ayrı role büründüler. Önce fişleme aşamasında “ajanlık” yaptılar, sonra bu fişleme notlarını baz alarak cübbe giyip “hakim ve savcı” kılığında bizleri yargıladılar, nihayetinde temyiz aşamasında verilen kurgu cezaları onaylayarak infazımızı tamamladılar.

Birol Erdem’in listesinde yer alan tüm üyelerin hepsi aynı derecede suçludur demek yanlış olur. Kimin hangi aşamada hukuk katliamlarında rolü olduğunu bilmiyoruz. Ama bildiğim bir şey var ki, iktidara biat etmeyen, mührünü ona teslim etmeyen, iktidar ve ortakları ile ideolojik ve siyasi bir angajmana girmeyen kimseyi Yargıtay’a veya Danıştay’a üye seçmediler. Zira burası iktidarın kurgusunda çok önemli “cephelerdir”. Ama bu cephelerde kimin ne görev aldığını, ileride yapılacak bağımsız soruşturma makamları tespit edecektir.

Ancak fişlemeyi yapan yargı mensuplarının sonraki aşamalarda hâkim, tanık ve temyiz mercii olarak görev alması kabul edilemez. Böyle bir adalet ve yargılama olabilir mi? Anlatsanız kimse inanmaz. Bu yargılamalar butlanla maluldür ve hukuken yok hükmündedir.”

İŞTE O LİSTELER 

1.⁠ ⁠Abdülkadir İlhan (1)

2.⁠ ⁠Mehmet Ekmekçi (1)

3.⁠ ⁠Mahmut Bilgen (1)

4.⁠ ⁠Nurettin Türkmen (2)

5.⁠ ⁠Öznur Kakillioğlu (3)

6.⁠ ⁠Kemalettin Yüksel (X)

7.⁠ ⁠Ahmet Can (4)

8.⁠ ⁠Gülderen Kahraman (3)

9.⁠ ⁠Kamil Kancabaş (1)

10.⁠ ⁠Sadık Demircioğlu (4)

11.⁠ ⁠Naci Başsorgun (1)

12.⁠ ⁠Özcan Avcı (4)

13.⁠ ⁠Lütfi Tombaloğlu (1)

14.⁠ ⁠Mustafa Aysal (5)

15.⁠ ⁠Eyüp Sarıcalar (6)

16.⁠ ⁠Veli Değirmenci (7)

17.⁠ ⁠Fahri Akçin (5)

18.⁠ ⁠Ali Çolak (8)

19.⁠ ⁠Nazmiye Beyazıt Kuşçuoğlu (3) – (Nazmiye Beyazıtoğlu Kuşçuoğlu)

20.⁠ ⁠Nevzat Karababa (6)

21.⁠ ⁠Ömer Faruk Herdem (7)

22.⁠ ⁠Nesrin Şengün (3)

23.⁠ ⁠Halil Özdemir (6)

24.⁠ ⁠Süleyman Caner (X)

26.⁠ ⁠Ayhan Tuncal (8)

27.⁠ ⁠Mete Duman (5)

28.⁠ ⁠Rahmi Ünal (1)

29.⁠ ⁠Ali Selman Erkuş (10)

30.⁠ ⁠Ali Sezgin – x – (1)

31.⁠ ⁠Nesrin Yılmazcan (3) (H. Nesrin Yılmazcan)

32.⁠ ⁠Ayşe Serpil Altıntaş (3)

33.⁠ ⁠Feridun Aydın (2)

35. Mehmet Kürtül (4)

36.⁠ ⁠Hüsamettin Makas (11)

37.⁠ ⁠Özcan Turan (10)

38.⁠ ⁠Ahmet Velioğlu (1)

39.⁠ ⁠Şehabettin Sertkaya (1)

40.⁠ ⁠Sadi Güven (1)

41.⁠ ⁠Leyla Elen Köksal (3)

42.⁠ ⁠Eyüp Sabri Baydar (4)

43.⁠ ⁠Mahmut Özcan (8)

44.⁠ ⁠Saliha Nuran Canpolat (3)

45.⁠ ⁠Arif Kellecioğlu (11)

46.⁠ ⁠Kadir Doğan x –

47.⁠ ⁠Abdullah Yaman – 2

48.⁠ ⁠Bahri Aydoğan (8)

49.⁠ ⁠Ahmet Yener (7)

50.⁠ ⁠Remzi Balta –

51.⁠ ⁠Sultan Namazcı (3)

52.⁠ ⁠Muharrem Akkaya (7)

53.⁠ ⁠Seracettin Göktaş (9)

54.⁠ ⁠Yusuf Ziyanettin Cenik (2) – (Yusuf Ziyaattin Cenik)

55.⁠ ⁠Hamit Dündar (4)

56.⁠ ⁠Faruk Gök (8)

57.⁠ ⁠Suna Türe (3)

58.⁠ ⁠Murat Kıyak (8)

59.⁠ ⁠Abdullah Ergin (8)

60.⁠ ⁠Şerafettin İste X

61. Dilaver Kahveci (11)

62.⁠ ⁠Haluk Kırca (10)

63.⁠ ⁠Eyüp Yeşil –

64.⁠ ⁠Muhsin Şentürk (2)

65.⁠ ⁠Şemsettin Tanrıseven (11)

66.⁠ ⁠Davut Telli (10)

67. Hakkı Manav (4)

68.⁠ ⁠Osman Atalay (9)

69.⁠ ⁠Emine Saba Yalçın Ertuğrul (3)

70.⁠ ⁠Hasan Tahsin Gökcan (9)

71. Mustafa Kemal Semercioğlu (9)

72.⁠ ⁠Sadullah Coş (9)

73.⁠ ⁠Bahri Demirel (9)

74.⁠ ⁠Mehmet Akarca (9)

75.⁠ ⁠Muhammet Güney (9)

76.⁠ ⁠Halil Adıgüzel (9)

77.⁠ ⁠Celal Altınkaynak X –

78.⁠ ⁠Mehmet Mutlu X –

79.⁠ ⁠Memiş Selçuk Güney (10) (2)

80.⁠ ⁠Seyfettin Tuncer (10)

82.⁠ Ekrem Ertuğrul (X) –

83.⁠ ⁠Hüseyin Ruhi Us (5)

84.⁠ ⁠Mustafa Kaya X –

85.⁠ ⁠Hüsnü Uğurlu (5)

86.⁠ ⁠Yüksel Kocamış – X – (5)

87.⁠ ⁠Hüseyin Poyrazoğlu (5)

88.⁠ ⁠Halit Dönmez (7)

89.⁠ Hanefi Keskin (6)

90.⁠ ⁠Mehmet Berber (11)

91.⁠ ⁠Ahmet Er (10)

92.⁠ ⁠Gürsel Yalvaç – X (9)

93.⁠ ⁠Sami Öztürk (6)

94.⁠ ⁠İsmail Rüştü Cirit (1)

95.⁠ ⁠Abdülhalik Yıldız (11)

96.⁠ ⁠Burhan Karaloğlu (10)

97.⁠ ⁠Vuslat Dirim (10)

98.⁠ ⁠Erdal Noyan (11)

99.⁠ ⁠İbrahim Özyurt (11)

100.⁠ ⁠Mustafa Demirdağ (11)

101.⁠ ⁠Alp Arslan (10)

102. Haydar Erol – X –

103. Şakir Aktı (11)

1 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Abdülkadir İlhan

2.⁠ ⁠Mehmet Ekmekçi

3.⁠ ⁠Mahmut Bilgen

4.⁠ ⁠Kamil Kancabaş ✓  Ç

5.⁠ ⁠Naci Başsorgun ✓  Ç

6.⁠ ⁠Lütfi Tombaloğlu ✓  Ç

7.⁠ ⁠Rahmi Ünal –

8.⁠ ⁠Ali Sezgin ✓  Ç

9.⁠ ⁠Ahmet Velioğlu ✓  Ç

10.⁠ ⁠Şehabettin Sertkaya ✓ Ç

11.⁠ ⁠İsmail Rüştü Cirit ✓ Ç

12.⁠ ⁠Hüseyin Ruhi Us (5)

2. GRUP

1.⁠ ⁠Abdullah Yaman ✓

2.⁠ ⁠Nurettin Türkmen ✓ +

3.⁠ ⁠Yusuf Z. Cenik ✓

4.⁠ ⁠Feridun Aydın ✓ +

5.⁠ ⁠Muhsin Şentürk ✓ +

7.⁠ ⁠Memiş Selçuk Güney ✓  + ?

8.⁠ ⁠Yüksel Kocamış (5)

9.⁠ ⁠Mete Duman (5)

3 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Öznur Kakillioğlu ✓ Hİ

2.⁠ ⁠Gülderen Kahraman ✓ … B

3.⁠ ⁠Nazmiye Beyazıt Kuşçuoğlu ✓ B (Nazmiye Beyazıtoğlu Kuşçuoğlu)

4.⁠ ⁠Nesrin Şengün ✓  İ

5. Nesrin Yılmazcan – (H. Nesrin Yılmazcan)

6.⁠ ⁠Ayşe Serpil Altıntaş ✓  N

7.⁠ ⁠Leyla Elen Köksal ✓ N

8.⁠ ⁠Saliha Nuran Canpolat ✓ N

9.⁠ ⁠Sultan Namazcı ✓ B

10.⁠ ⁠Suna Türe ✓ N

11.⁠ ⁠Emine Saba Yalçın –

4 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Ahmet Can ✓

2.⁠ ⁠Sadık Demircioğlu ✓ Ç

3.⁠ ⁠Özcan Avcı (Üzeri çizilmiş isim) ✓ + (9)

4.⁠ ⁠Mehmet Kürtül ✓ (Ç)

5.⁠ ⁠Sadi Güven ✓ Ç

6.⁠ ⁠Eyüp Sabri Baydar ✓ +

7.⁠ ⁠Hamit Dündar ✓ Ç

8.⁠ ⁠Hakkı Manav ✓ Ç

9.⁠ ⁠Eyüp Yeşil (5)

10.⁠ ⁠Hüsnü Uğurlu (5)

6- 7 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Eyüp Sarıcalar ✓ +

2.⁠ ⁠Nevzat Karababa ✓

3.⁠ ⁠Halil Özdemir ✓

4.⁠ ⁠Hanefi Keskin ✓

5.⁠ ⁠Sami Öztürk ✓ +

6.⁠ ⁠Veli Değirmenci ✓ +

7.⁠ ⁠Ömer Faruk Herdem ✓

8.⁠ ⁠Ahmet Yener (Üzeri çizilmiş isim) (8) +

9.⁠ ⁠Muharrem Akkaya ✓

10.⁠ ⁠Halit Dönmez –

8 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Ali Çolak ✓

2.⁠ ⁠Ayhan Tuncal ✓

3.⁠ ⁠Mahmut Özcan ✓ +

4.⁠ ⁠Bahri Aydoğan ✓ +

5.⁠ ⁠Faruk Gök –

6.⁠ ⁠Murat Kıyak ✓

7.⁠ ⁠Abdullah Ergin ✓

8.⁠ ⁠Özcan Turan (10)

9.⁠ ⁠Fahri Akçin (5)

10.⁠ ⁠Ahmet Yener (6-7)

11.⁠ ⁠Mustafa Aysal (5)

9 NUMARALI LİSTE

1.⁠ ⁠Osman Atalay ✓ +

2.⁠ ⁠Seracettin Göktaş ✓

3.⁠ ⁠Muhammet Güney ✓

4.⁠ ⁠Bahri Demirel ✓ Ç

5.⁠ ⁠Mustafa Kemal Semerli ✓

6.⁠ ⁠Hasan Tahsin Gökcan ✓  +

7.⁠ ⁠Abdullah Coş ✓ +

8.⁠ ⁠Mehmet Akarca ✓ Ç

9.⁠ ⁠Halil Adıgüzel ✓

10.⁠ ⁠Özcan Avcı

11.⁠ ⁠Gürsel Yalvaç

BU LİSTELER NE ANLAM İFADE EDİYOR? KİMLER ANKARA HAKİMEVİ’NDE “İKNA ODALARI” KURDU?

Hasan Dursun.

İhraç savcı Hasan Dursun, listelerin AKP’nin yargıyı denetim altına alma sürecinin ilk aşamalarını ortaya koyduğunu söyledi.

Dursun’a göre AKP, iktidara geldiği tarihten itibaren özellikle yüksek yargı organlarının kararlarından ve mensuplarının siyasi ve ideolojik yaklaşımlarından rahatsız oldu. Bu nedenle 2010 Anayasa değişikliği referandumunun ardından oluşturulan yeni Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine kendi denetiminde hareket edecek isimlerin seçilmesini istedi.

Ancak o dönemde doğrudan AKP çizgisinde yer alan yeterli sayıda yargı mensubu bulunmadığını belirten Dursun, yaşları, deneyimleri ve bilgi birikimleriyle öne çıkan muhafazakâr yargı mensuplarının yüksek yargı üyeliklerine seçilmesinin desteklendiğini anlattı.

Yeni Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile ilk derece mahkemelerine yapılan atamaların başlangıçta AKP tarafından olumlu karşılandığını kaydeden Dursun, iktidarın 2012’den sonra ortaya çıkan yapıdan memnun olmadığını söyledi:

“AKP, oluşan yargının bütünüyle kendisine biat edecek; hırsızlık ve yolsuzluklarını görmezden gelecek, anayasa ve kanunları kendi emirleri doğrultusunda yorumlayacak ideolojik bir yargı olmadığını özellikle 2012’den sonra fark etti.”

“ERDEM’İN AMACI HSK VE YARGITAY’I DİZAYN ETMEKTİ”

Hasan Dursun, Erdoğan’ın, kendisi ve arkadaşları tarafından “Hakyolcu” olduğu ifade edilen Birol Erdem’i Kasım 2011’de HSK üyeliğinden alarak Adalet Bakanlığı Müsteşarlığına getirdiğini hatırlattı.

O dönemde Hâkimler ve Savcılar Kurulunda tetkik hâkimi olarak görev yaptığını belirten Dursun, sürece bizzat tanıklık ettiğini söyledi:

“Birol Erdem’in temel amacı, Bakanlığın gücünü kullanarak HSK ve Yargıtayı Erdoğan’ın istediği şekilde dizayn etmek, kendileri gibi düşünmeyen yargı mensuplarını etkisiz hâle getirmekti. Erdem’in HSK’yi kontrol etme, kararlarını etkileme ve bunun için Erdoğan’ın doğrudan gücünü arkasına alma girişimlerini bizzat gördüm.”

Dursun’a göre Erdem’in yargıyı HSK üzerinden kontrol etme girişimleri 2012’den sonra hızlandı. 2013’e gelindiğinde ise HSK’nin AKP ile organik biçimde hareket etmeyen üyeleriyle diğer üyeler ve Birol Erdem arasındaki anlaşmazlık açık hâle geldi.

Çeşitli dinî gruplarla bağlantılı bazı yargı mensuplarının mevzuata ve teamüllere aykırı taleplerinin HSK tarafından kabul edilmemesinin de iktidarla Kurul arasındaki gerilimi artırdığını anlatan Dursun, Erdoğan’ın silahlı kuvvetler, emniyet ve yargıyı tamamen denetimi altına almak istediğini savundu.

“AKP’YLE ORGANİK BAĞI OLMAYANLAR ‘PARALELCİ’ İLAN EDİLDİ”

Dursun, Birol Erdem’in kendi ifadelerine göre, 2012’de yaşanan MİT krizinin ardından yargıyı “steril hâle getirme” ve “devletin âli menfaatlerine uygun hareket edecek şekilde dizayn etme” faaliyetlerini hızlandırdığını söyledi.

Bu süreçte AKP ve iktidarla doğrudan ya da dolaylı ittifak içindeki parti ve gruplarla organik bağı bulunmayan yargı mensuplarının “paralelci” olarak nitelendirildiğini belirten Dursun, şöyle devam etti:

“Birol Erdem, 2019’dan itibaren tanık, şüpheli ve sanık sıfatıyla verdiği ifadelerde ‘darbeci yargı mensuplarıyla’ mücadele ettiğini her fırsatta vurguladı. İktidarla uyumlu çalışacak yargı mensuplarını belirlemek amacıyla ‘tersten fişleme’ faaliyeti başlattığını anlattı. Yargıtay ve Danıştay üyeleri başta olmak üzere, ‘devletle çalışacak’ yargı mensuplarının listesini hazırladığını; bunları Erdoğan’a, bakanlara ve MİT’e bildirdiğini söyledi. Ancak hazırladığı listeler ilk kez gün yüzüne çıktı.”

Dursun, el yazısıyla hazırlanan belgeler incelendiğinde Erdem’in, iktidarın emir ve talimatları doğrultusunda hareket edecek ve onunla uyumlu çalışmayı kabul edecek Yargıtay üyelerini listelediğinin anlaşıldığını ifade etti.

“ANKARA HÂKİMEVİNDE İKNA ODALARI KURULDU”

Dursun’un değerlendirmesine göre Erdem, 17-25 Aralık 2013’teki yolsuzluk soruşturmalarından önce Yargıtay ve Danıştay üyelerini muhtemel aidiyetlerine göre gruplandırdı ve bu isimlerle Ankara Hâkimevinde toplantılar yaptı.

Bu görüşmelerin bir tür “ikna odası” işlevi gördüğünü söyleyen Dursun, toplantılarda 2014 HSK seçimleri için destek istendiğini ileri sürdü:

“Görüşülen üyelere ve yargı mensuplarına, yargıdaki ‘paralel’ olarak nitelendirilen hâkim ve savcıları tasfiye etmek amacıyla 2014 HSK seçimlerinde birlikte hareket etme planı anlatıldı. Destek vermeyenlerin de ‘paralelci’ ilan edileceği ve seçimlerden sonra tasfiye edileceği ima edilmiş olmalı.”

Toplantılar devam ederken 17-25 Aralık soruşturmalarının başladığını hatırlatan Dursun, bu süreçte Birol Erdem’in müsteşarlık görevinden alınarak Bakanlıkta başka bir göreve çekildiğini söyledi. Yerine, daha sert ve keskin ulusalcı-milliyetçi çizgisiyle bilinen Kenan İpek’in Adalet Bakanlığı Müsteşarlığına getirildiğini; Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yerini ise Bekir Bozdağ’a bıraktığını belirtti.

“LİSTELERDEKİ ÇEKİRDEK KADRO, YARGIDA BİRLİK PLATFORMU’NA DÖNÜŞTÜ”

Hasan Dursun, Erdem’in hazırladığı listeler ve yaptığı toplantılar sonucunda ortaya çıkan çekirdek kadronun, Kenan İpek döneminde daha geniş yetkilerle çalışmalarını hızlandırdığını söyledi. Dursun’a göre bu kadro, daha sonra Yargıda Birlik Platformu adıyla kamuoyunun karşısına çıktı.

Dursun, oluşturulan yapıyı şöyle anlattı:

“Her grup; ulusalcı, solcu, sağcı, milliyetçi, tarikat mensubu ve Alevi olarak nitelendirdiği kendi üyelerinin listesini hazırladı. Bu listeler bir ‘bilgi havuzunda’ toplandı ve istihbaratla paylaşıldı. Böylece Yargıda Birlik Platformunun ideolojisi ve hedefleri doğrultusunda tavizsiz hareket edecek bir yargı bloku oluşturuldu.”

Bu blokta yer alan isimlerin 2014 HSK seçimleri öncesinde il ve ilçe adliyelerini dolaşarak hâkim ve savcılarla tek tek ya da gruplar hâlinde görüştüğünü belirten Dursun, “Erdem’in Ankara Hâkimevinde kurduğu ‘ikna odaları’ bütün adliyelere yayıldı.” dedi.

“DESTEK VERMEYEN YARGI MENSUPLARI TEHDİT EDİLDİ”

Kenan İpek’in göreve gelmesinden sonra HSK içindeki kamplaşmanın belirginleştiğini söyleyen Dursun, İbrahim Okur ve bazı üyelerin desteğiyle atama ve yetkilendirmelere karar veren HSK Birinci Dairesindeki çoğunluğun iktidar yanlısı üyelerin eline geçtiğini kaydetti.

Bunun sonucunda, Ekim 2014’te yapılacak HSK seçimlerinden önce neredeyse bütün illerin başsavcıları, başsavcı vekilleri, adalet komisyonu başkanları ve ağır ceza mahkemesi başkanlarının değiştirildiğini belirten Dursun, şu değerlendirmede bulundu:

“Yeni atanan başsavcılar ve komisyon başkanları, illerde yetkilendirilen Yargıda Birlik Platformu temsilcileriyle heyetler oluşturdu. Kendi listeleri dışında kalan ve karşı cephede olduğu kesinleşmeyen yargı mensuplarıyla birebir görüşmeler yapıldı. Platformu desteklememeleri hâlinde bunun sonuçlarının kötü olacağı doğrudan veya dolaylı olarak ima edildi.”

Dursun, bu tehditlerle karşılaşan yargı mensuplarının o tarihte tutuklanabileceklerini, “terörist” ilan edileceklerini, mesleklerinden çıkarılarak mahkûm edileceklerini ve toplum önünde aşağılanacaklarını öngöremediklerini söyledi. Dursun’a göre bu kişilerin beklediği en ağır sonuç, görev yerlerinin değiştirilmesi veya meslekten ihraç edilmekti.

“FİŞLEMELERİN ARDINDAN YARGI İKTİDARIN DENETİMİNE GİRDİ”

Hasan Dursun, Birol Erdem’in başlattığını söylediği fişleme faaliyetlerinin ardından yargının tamamen iktidarın denetimine girdiğini savundu.

2014’ün başından 15 Temmuz 2016’ya kadar yargı yönetiminin iktidarın kontrolüne geçtiğini belirten Dursun, hazırlanan listeler sonucunda iktidara biat etmeyen, anayasa ve kanunları önceleyen, emir ve talimat almaktan rahatsızlık duyan binlerce yargı mensubunun tespit edildiğini söyledi.

Dursun, 2012’de başladığını ve 2013’ten sonra hızlandığını söylediği fişleme faaliyetlerinin Temmuz 2016’ya kadar tamamlandığını savunarak, 15 Temmuz’un ardından bu listeler üzerinden çok geniş çaplı ihraçların gerçekleştirildiğini ileri sürdü.

Yargıda Birlik Platformunun AKP, MHP, CHP ve Vatan Partili ortaklarının yargıdaki tasfiyelere destek verdiğini iddia eden Dursun, boşalan kadrolara kendi çevrelerinden isimlerin getirilmesi için çaba gösterildiğini söyledi.

“103 KİŞİDEN BİRÇOĞU YENİDEN ÜYE SEÇİLDİ”

Hasan Dursun, Erdem’in listesinde yer alan 103 kişiden çok azı dışında, birçoğunun 15 Temmuz’dan sonra yeniden Yargıtay üyeliğine seçildiğini ileri sürdü. Dursun’a göre listelerde bulunan Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile diğer yargı mensuplarının önemli bir kısmı da daha yüksek görevlere getirildi.

Dursun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu çekirdek kadro eliyle yargı, 15 Temmuz’dan sonra başta Gülen Hareketi mensupları olmak üzere bütün KHK’lılara ve ailelerine yönelik ağır bir tasfiye sürecinin aracı hâline getirildi. Saray’a eklemlenen yargı, Erdoğan’ın elinde toplumun, muhalefetin ve ekonominin şekillendirilmesinde kullanılan bir araca dönüştü.”

Hapiste kanaryasıyla hayata tutundu, hukuku kazandı ama okuyamıyor

1 Yorum

  1. Burada asıl soru şu bence: Birgün Türkiye’ye adalet geri gelirse, bu listelerdeki karakter yoksunu sözde hukukçulara ne olacak?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin