Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Barış Akademisyenlerinden Cavidan Soykan, dokuz yıl sonra görevine iade edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, ağır bir hastalıkla mücadele ettiği yıllarda yalnız bırakıldığını söyledi.
Soykan, 11 Ocak 2016’da 1128 akademisyenin imzasıyla yayımlanan “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı gerekçesiyle 2017 yılında Ankara Üniversitesi’ndeki görevinden Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmişti.
9 Ocak 2026’da görevine yeni iade edilen Soykan, bu süreçte nadir görülen ve “Céline Dion hastalığı” olarak da bilinen bir tür kas hastalığı olan Katı İnsan Sendromu’na (Stiff Person Sendromu) yakalandığını açıkladı.
Sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajlarında yaşadıklarını anlatan Soykan, ağır hastalığı nedeniyle yıllarca evden çıkamaz hale geldiğini ve dostları tarafından yalnız bırakıldığını söyledi.
Barış Bildirisi’nin 10. yılında bir bildiri yayınlayan Barış Akademisyenlerine de tepki gösteren Soykan, “Bir de sakat ihraç işsiz kadınlar var/dı.Sakat olunca ölmüş sayıldığımız için bana laf düşmez tabii. Bir de büyük kurtarıcı avukatınızdan şiddet gördüm ama bana yalancı demek herkesin işine geldi. Biz sakatların da yazacak mecraları var artık.” dedi.
9 yıl sonra bu hafta göreve iade oldum.
Bu video hukukla ilgili. Peki ama arada bize ne oldu? 7 yıldır ağır hastayım. Süper nadir hastalığa geç tanıdan sakat kaldım. Arayıp yardım sorduğum sevgili ihraç doktorlarımız dalga geçti, inanmadı. Kadınlar zayıftır, ağlaktır çünkü!
+ https://t.co/US62sXCUJO— Dr. Cavidan Soykan/ cavidan@bsky.social (@cavidansoykan) January 11, 2026
“Yedi yıldır ağır hastayım. Süper nadir bir hastalığa geç tanı konulduğu için sakat kaldım. Yardım istediğim doktor arkadaşlarım bana inanmadı, dalga geçti” diyen Soykan, kadınların hastalıklarının ciddiye alınmadığını vurguladı.
2018 yılında açılan davalar sırasında yatağa bağımlı hale geldiğini anlatan Soykan, “Çağlayan Adliyesi’ne nasıl gideceğim diye kaygıdan felç oldum. Yakalama kararı çıkar dediler ama ben zaten yatağa mahkûmdum” ifadelerini kullandı.
“NEFES ALAMIYORDUM, KASKATI KESİLMİŞTİM”

2019 yılında nihayet tanı aldığını söyleyen Soykan, yaşadığı tabloyu şöyle aktardı:
“Nefes alamıyordum, altıma yapıyordum, kaskatı olmuştum. Gelen giden yoktu. Babam 80 yaşındaydı. Akrabalarımız ‘terörist’ damgası yüzünden yüzümüze bakmıyordu.”
Tedavi sürecinin pandemi nedeniyle kesintiye uğradığını belirten Soykan, Almanya’ya giden bazı Barış Akademisyenlerinin gönderdiği yardımlarla bir süre bakıcı tutabildiklerini söyledi. Ancak asıl ağır olanın yalnızlık olduğunu vurguladı.
“AKP DEĞİL, YILLARCA DOST BİLDİKLERİMİZ…”
“Aylarca kimseyi görmeden yaşadım. Apartmanda kimse selam vermezdi. Hastaneye giderken kapının önünde düşerdim, komşular bakar geçerdi” diyen Soykan, en büyük yükü 87 yaşına gelen babasının taşıdığını belirtti.
Göreve iadesine sevindiklerini ancak yaşanan yalnızlığın unutulmadığını söyleyen Soykan, “Babam ‘AKP değil, yıllarca dost bildiklerimiz bizi bu hale bıraktı’ diyor” ifadelerini kullandı.
Soykan’ın açıklamaları, KHK’lerle ihraç edilen akademisyenlerin yaşadığı sosyal dışlanma ve sağlık sorunlarının yarattığı yıkımı bir kez daha gündeme getirdi.
