Bazı insanlar niçin inandırıcı olamıyor biliyor musunuz?

HABER-ANALİZ | MUHSİN AHMET KARABAY

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasında haftalardır gündemde olan görüşme nihayet gerçekleşti. Sonuca ilişkin detaylardan çok bir kare fotoğraf iki liderin görüşmesine damga vurdu.

Brüksel’deki NATO zirvesi sonrası yapılan 46 dakikalık Erdoğan-Biden görüşmesine ilişkin önce görseller kamuoyu ile paylaşıldı. Birkaç kare fotoğraf arasında birisi vardı ki hayli tartışılır oldu.

Görüşme esas itibariyle baktığınızda Türkiye açısından bir fiyasko niteliğinde idi. ABD’nin Türkiye’nin önüne koyduğu ev ödevi hayli ağır. S-400’ler konusunda karşı tarafın duruşunda milim kıpırdama yok. Türkiye’nin F-35 programından atılmasından sonra el konulan 1.5 milyar doları ile ilgili hiçbir ilerleme yok. Suriye’de YPG’ye destek konusunda değişme söz konusu değil.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Hadi bunlar ABD’nin duruşu diyelim. Diyelim ki Erdoğan bu konuları gündeme getirip Türkiye’nin görüşlerini ortaya koydu ve bunları tek tek savundu, Biden da kendi tezlerinin arkasında durdu. Sonunda hiçbir ilerleme sağlanamadı. Bu duruş şu aşamada anlaşılabilir.

Erdoğan, NATO zirvesi için 13 Haziran’da Brüksel’e giderken yaptığı basın toplantısında kendi gündemindeki konuların neler olduğuna ilişkin bilgiler paylaştı. Kendi ailesinin medyası sayılan Sabah Gazetesinin manşetine yansıyan ifadeye bakarsanız Erdoğan’ın gündemindeki en önemli konu, Biden’ın 1915 olayları ile ilgili 24 Nisan’da yaptığı “soykırım” konuşması idi. Bu konuda muhatabından bir düzeltme yapmasını isteyecekti.

ERDOĞAN’IN GÜNDEMİNDEKİ EN ÖNEMLİ KONU 24 NİSAN İDİ

Erdoğan, “Biden’a 24 Nisan’ı soracağım” diyordu. 13 Haziran’da söylenen şu sözler Erdoğan’a ait:

“24 Nisan bizler için çok çok olumsuz bir süreç oldu. Böyle bir yaklaşım beklemezdik. Bu yaklaşım bizleri ciddi manada üzmüştür. Bunu gündeme getirmeden geçmeyi doğru bulmamız mümkün değil.”

Zirve sonrası basın toplantısında neler konuşulduğuna ilişkin kendi açıklamalarından sonra bir gazeteci Erdoğan’a, Brüksel’e giderken söylediği o kesin sözlerden hareketle bir soru sordu. Gazeteci, bu soruyu Biden ile görüşmede 24 Nisan açıklamalarının mutlaka gündeme getirilmiş olacağından emin olarak sordu. Muhtemelen Erdoğan’ın içerikle ilgili unuttuğunu düşünerek bu konuyu sormuştu. Belki “unuttu” diye düşünmese sormaya cesaret bile edemezdi. Emin değilim.

Erdoğan’ın yöneltilen soruya cevabı ise, “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” oldu. Daha acısı, gülümseyerek gündeme gelmemesini diplomatik bir başarı elde etmiş gibi sunmaya çalıştı.

Biden 24 Nisan’da söyleyeceğini söylemişti zaten. Konuyu Erdoğan’ın gündeme getirmesi gerekiyordu. Dahası bir gün önce bunu kendisi söylemişti. Giderken söylenenlere bakılırsa Erdoğan bunu Biden’ın yüzüne söyleyecekti.

Görüşme Türkiye tarafından öteki konuları bir kenara bıraktığımızda bile sadece 24 Nisan açısından ele alındığında tam bir fiyasko idi.

ELEŞTİRECEK O KADAR KONU VARKEN ERDOĞAN’A CAN SİMİDİ UZATILDI

Görüşmede Biden ile poz verme dışında hiçbir sonuç alınamamış, fiyasko değilse bile içi boş bir zirve olmuşken bir kare fotoğraf üzerinden Erdoğan’a yüklenilmeye çalışıldı. Erdoğan-Biden selamlaşırken sanki Erdoğan muhatabının elini öpmeye çalışılıyormuş gibi gösteren o kareden söz ediyorum.

Bu fotoğraf üzerinden yüklenmek, Erdoğan’ı yıpratmaz. Tam tersine ikili görüşmeye “zirve fiyasko” diye yaklaşılsa hayli haklı sayılabilecek bir tablo orta yerde dururken bu Erdoğan’a uzatılan bir can simidi oldu, oluyor.

Şunun altını çizeyim. Tartışılan kare fotoğrafçılık açısından başarılı bir görüntü. Ona şapka çıkarıyorum. Ben bir yayın kuruluşunun başında olsam bu fotoğrafı kullanırım. Ama alt yazısında işin aslının ne olduğunu da ayrıntısı ile mutlaka yazılmasını isterdim. Erdoğan’ın Biden’ın elini öpüyormuş algısı üzerinden hareket edip, “Yok dana neler?”, “İkili arasında ilk sıcak temas” Erdoğan’ın Biden’ın elini öpmeye kalktı şeklindeki algının içini kendince doldurmaya çalışmak zordaki lidere bu zirvede yapılacak en büyük iyilik oluyor.

Birleşik Krallık’ın güçlü ekonomi gazetesi Financial Times’ın bu fotoğrafı manşete taşıması da söylediklerimi nakzetmez. Bu da kendi ülkesinde önemli isimler tarafından hayli yadırganarak tartışılıyor zaten. Yukarıda dediğim gibi bu fotoğraf olarak başarılı bir kare. Ama bununla algı yaratmaya çalışmak yanlış.

PEKİ EL ÖPME GİBİ GÖRÜNEN KARENİN ASLI NE?

NATO zirvesi sırasında Erdoğan kendine ayrılan görüşme bölümünde duruyor. Bu sırada Biden, Erdoğan’ı görüyor ve samimi bir şekilde selamlaşmak için yanına ilerliyor. Erdoğan, muhatabının kendisine geldiğinden bir tereddüt yaşıyor olmalı. Bundan dolayı da son ana kadar bekliyor.

Biden gelip pandemi döneminin yeni selamlaşma şekillerinden biri olan yumrukla tokalaşmak için elini uzatıyor. Muhatabının kendisi ayağa kalkmadan elini uzatacağını beklememiş olacak ki tam tokalaşma sırasında ayağa kalkıyor.

İşte meşhur “aşağılama” fotoğrafı bu anı yansıtıyor. Bu kare Erdoğan için eleştiri değil, olsa olsa övgü içeren bir fotoğraf olabilir.

Görüşmeye ilişkin eleştirecek onlarca nokta varken bunu kullanmak hem stratejik açıdan yanlış, hem de bir tür belden aşağı vurmaktır. Dahası geri tepecek bir silahı kullanmayı da akıl dışı bir hareket olarak görüyorum.

Bir kare fotoğraftan kıyameti koparanlar, iğne ile kuyu kazıp adım adım geldikleri güveni bir paylaşımla yıkıp deviriyorlar demektir. Her buldukları aleti silah diye karşıya atanlar, maalesef inandırıcılıklarını sorgular hale getiriyorlar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin