Az sabret, geçer!

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Krizin kalıcı tesirleri biraz geriden ve yavaş gelir.

Saray, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) şapkadan çıkardığı “enflasyon düştü” manşetleri ile gülüp oynarken 2019’un yarısı geride kaldı.

Senenin 6 aylık karnesi ne yazık ki hiç iç açıcı değil.

EKONOMİ YÜZDE 3 CİVARINDA DARALACAK

Milî gelir (gayri safi yurt içi hasıla/GSYH) ilk üç ayda olduğu gibi 2’nci üç ayda da daralmaya devam edecek.

1 Ocak-31 Mart arasında GSYH, 2018’in aynı döneme kıyasla yüzde 2,6 küçülmüştü. 2018 sonunda 9 bin 346 Amerikan Doları olan fert başına gelir 8 bin 507 dolara gerilemişti.

Sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, otomotiv ve dayanıklı tüketim mamülleri satışları ve perakende ciro endeksleri gibi öncü verilerden derlediğim rakamlar 2019’un 2’nci çeyreğinde ekonominin yüzde 3 civarında küçüleceğine işaret ediyor.

YEP YENİ PROGRAMDA FİYASKO

Hazine Bakanı Berat Albayrak, Ali Babacan döneminden beri kullanılan üç senelik döneme dair hedefleri gösteren Orta Vadeli Program’ın (OVP) ismini Yeni Ekonomik Program (YEP) şeklinde değiştirmişti. Hedefler isim değişikliği mahdut kalacak.

YEP’te 2019 büyümesi satırında “yüzde 2,3” yazıyor olsa da Türkiye 2019 senesini yüzde 2,6 ila yüzde 3,5 arasında bir küçülme ile kapatacak.

Gerçi Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Recep Tayyip Erdoğan’a göre fazla endişeye mahal yok. Türkiye eksi büyüyecek o kadar!

Ekonomi yüzde 3,1 küçülse bile bunun cevabı hazır: “Eksi 3,1 büyüdük!” diyecekler hep birlikte.

Zam, güncelleme oluyor da küçülme niye “eksi büyüme” olmasın!

Tüketim malı ithalatı yüzde 11,5; Özel Tüketim Vergisi gelirleri yüzde 4,8 azalmışken Albayrak üretemeyen Türkiye’nin nasıl büyüyeceğini zannediyor?

KAMU HARCAMALARI DA DEVRE DIŞI

İlk üç ayda har vurup harman savuran hükûmet, Merkez Bankası’ndan gelen 38 milyar TL takviyeye rağmen bütçe açığı olarak belirlenmiş 80 milyar TL’nin 66,5 milyar TL’sine 6 ayda ulaştı.

Hazine borçlanma kotasının yüzde 92’sini şu ana dek doldurdu. Kalan aylarda mecburen borçlanma limiti aşılacak. Kamu harcamaları ile ekonomiye gaz verme imkân ve kabiliyeti kalmadı.

Bu sene bittiğinde tüketim malları ithalatı yüzde 35, ÖTV gelirleri ise yüzde 20’den fazla gerileyecek.

Konut kredileri ile tüketici kredileri ve kredi kartlarında daralma yüzde 20’yi bulabilir.

Masa başında hesap oyunları ile düşen enflasyonun vatandaşın cebine bir faydası yok. Krizin temelinde Erdoğan’ın inşâ ettiği otoriter rejim yatıyor.

AKP KIRINTILARA RAZI

Türkiye parlamenter sisteme, kuvvetler ayrılığına dönecek ya da Erdoğan’ın iki dudağı arasında sıkışıp kalmaya devam edecek.

Amerika’da faiz artışına mola verilmesi ile kısa vadeli sıcak para girişine aldananlar yaz bittiğinde “Eyvah!” dese de iş işten geçmiş olacak.

AKP lideri Erdoğan’ın elinde demokrasi ve hukuktan mahrum bırakılan Türkiye gelişmekte olan piyasalara akın akın giden dolar göçünde geride kalan kırıntılara razı oluyor.

Hekimler çok ağır hastalarında müşahede edilen muvakkat iyileşmeleri nasıl tarif ediyor, bilmiyorum.

“Ekonomi çok iyiye gidiyor. Ben de kendimi iyi hissediyorum.” diyenlere ben şu cevabı veriyorum: “Az sabret, geçer!”

Yolun sonu görünüyor… Görmek isteyene…

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin