Avrupa Konseyi için “Türkiye’deki anti-demokratik gidişat” sorun değil

Mehmet Dinç – Strasbourg

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) bugün aldığı kararla “Türkiye‘deki demokratik kurumların işleyişi”   konusunu acil gündeme almadı. Parlamentoda yapılan oylamaya çoğunluk “görüşülmeli” dedi fakat kural gereği 3’te 2’lik çoğunluk sağlanmadığı için gündem dışı kaldı. Parlamenterler bu kuralın, demokrasinin bekçisi olan Konseye yakışmadığını dile getirse de görüşme Nisan ayına ertelendi. AKPM bu kararıyla Türkiye’ye yardımcı olmak yerine, sorunu 3 ay daha ertelemekle yetindi.

Türkiye gündemi için iki raportör, izleme komitesi, siyasi denetim komitesi görüşülmesi yönünde görüş bildirmesine rağmen, pazartesi günü sabah toplanan AKPM büro toplantısında 13’e karşı 14 olumsuz oyla ertelendi. Bunun üzerine genel kurulun ilk toplantısında  tekrar başkan seçilen Pedro Agramunt kararı parlamenterlerin oyuna sundu. Salondan 68 hayır oyuna karşı 94 “görüşülsün” oyu çıkmasına rağmen kural gereği Türkiye konusu gündem dışı kaldı. Kurallar gereği oylamada salondan en az 3’te 2 oy çokluğu çıkması lazım.

Eski başkan Brasseur: İnsan hakları ayaklar altında

AKPM eski başkanı Anne Brasseur, Türkiye gündeminin görüşülmemesine tepki gösterdi. “Yangına körükle gidiyoruz, kendi akranlarımızla buradan karar çıkaramayız. Mutlaka dışarıdan uzamana ihtiyacımız var. Eğer belli şeylere göz yumarsak, kimseye faydamız olmaz. İnsan hakları ayaklar altında çiğnenenlere yarımımız dokunmaz. Güvenirliliğimiz tehlikede, risk altında. Konsey, yarasız faydasız algısı oluşuyor. Bu yolda ilerlersek ateşe körük gitmiş oluruz.” ifadeleriyle alınan kararı sert dille eleştirdi.

Oturum yapılsa Türkiye siyasi denetime tabi tutulabilirdi

Eğer toplantı düzenlense, Türkiye’nin  siyasi denetime alınacağına kesin gözüyle bakılıyordu. 1996’da denetim sürecine alınan Türkiye, 2004 yılına kadar denetim surecinde kalmıştı. 2004 yılında yaptığı reformlar ve demokratik ilerlemeler sebebiyle denetim sonrası sürece çıkarıldı. 13 yıl sonra ülkedeki anti-demokratik isleyiş sebebiyle tekrar 2004 öncesi duruma düşme pozisyonuyla karşı karşıya.

“AKPM’deki kural da anti-demokratik”

Oylamadan sonra söz alan bakanlar komitesi üyesi Hollandalı parlamenter Tony Kox demokrasinin kalesi olduğunu iddia edilen Avrupa Konseyi’nin (3’te 2) çoğunluk sağlanması kuralının artık eski model olduğunu söyledi. Çoğunluğun aldığı karara uyulması gerektiği ifade ederek eleştirilerde bulundu. Tony Kox “yeni yıla başlarken 3 olumsuz haberle başladık. Asamblede yaşandığı iddia edilen ve araştırılan yolsuzluk iddiaları. Rusya’nın yeni yılda da AKPM’ye heyet göndermemesi, Türkiye konusunun komitelerin ve parlamentonun isteğine rağmen görüşülmemesi. Her şeye rağmen yeni yılın olumlu geçmesini ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkenin hızla otoriterliğe sürüklenmesi, işkenceler ve yüzbinlerce tasfiye olmasına rağmen Ekim ayında acil gündem olarak görüşülmemiş Ocak ayına ertelenmişti. Ekim ayındaki ertelenme bir bakıma 3 aylık mühlet ve anti-demokratik uygulamaların son bulması için zaman tanıma şeklinde yorumlanmıştı. Fakat 3 aylık zaman dilimde iyi gidiş olmadığı gibi ülkedeki sorunlar artarak devam etti. İnsan hakları komitesi, Venedik komisyonu gibi bağımsız uluslararası kurumlar Türkiye’nin kötü gidişi hakkında defalarca rapor yayınladı. Fakat AKPM ilk etapta Nisan ayında görüşmek üzere gündemi erteledi. Nisan ayında da aynı durumla karşılaşır mıyız  bilemiyoruz. Artık AKPM bu konuda güven vermiyor.

Avrupa Konseyi tehdit altında

AKPM başkanı Pedro Agramunt’un başkanlık oylamasından önce konuşan Fransız vekil Josette Durrieu, AKPM’nin tehdit altında olduğunu ifade etti. Bu tehditler arasında Rusya’nın heyet göndermemesi, AİHM kararlarını nihai karar olarak tanımaması. Bunun dışında  idam cezasını geri getirme düşüncesi olan Türkiye gibi ülkeler de tehdit ediyor. İnsan hakları ve ifade özgürlüğü gibi temel hakları hiçe sayan ülkelerin olması ve konseydeki yolsuzluk söylentileri de sıkıcı konular arasında yer alıyor. Dışarıdan gelen baskıların konseyin itibarını zedelediğini söyleyen Durrieu, Türkiye’yi mi işaret etmiş olabilir. Avrupa Konseyinin gücünün siyasi değil ahlaki olduğunu, kurduğu hukuk birliği olağanüstü olduğunu söyledi.

Başkan seçildikten sonra konuşma yapan Pedro Agramunt Rusya’nın heyet göndermemesini eleştirirken , Türkiye ile alakalı demokrasi çerçevesinde temel hak ve hürriyetlere saygılı davranarak uluslararası taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Siyasi tutuklular, nefret suçları, ifade özgürlüğü gibi konulara dikkat çekti.

AKPM’nin kararından sonra Türkiye’deki STK’lar ve siyasiler şaşırmıştır

Oylamadan sonra söz alan sosyalist guruptan Michelle Nicoletti, Türkye’nin hala zor dönemlerden geçtiğini bildiklerini, diyaloğun mutlaka devam etmesi gerektiğini söyledi. Fakat konseyin ve AİHM’in zayıflatılmasına karşı çıkılması ve insan haklarına saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Parlamentodan çıkan bu   karardan sonra Türkiye’deki siyasiler, insan hakları temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının şaşkınlık yaşayacaklarını söyledi.

Komite Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyor

Kıbrıs dönem başkanı ve bakanlar komitesi başkanı. İOANNİS Kasoulides komitenin Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Darbe teşebbüsünde bulunanların adalete temsil edilmesi gerektiğini fakat adil yargılamanın ve suçsuz insanların masumiyet karinesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Bununla birlikte idam cezası getirilerse bakanlar komitesinin nasıl bir karar vereceği henüz belli değil.

AKPM hükümetler üstü bir kurul, hükümetlerin çıkarlarından ziyade, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve özgürlüklerin koruyucusu olduğunun bilinciyle hareket etmeli. Parlamentodan oy çokluğuyla çıkan “görüşülsün” kararına rağmen, Türkiye gündeminin Nisan ayına ertelenmesi kuşkusuz AKPM’nin bağlayıcılığına ve kendi içindeki demokrasi işleyişine  gölge düşürüyor. Mutlaka Türkiye ile diyaloğun devam etmesi lazım. Aksi takdirde Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına sürüklenmesi hız kazanacak ve önü alınmaz bir duruma sokacak. Denetim surecine almak Türkiye için çözüm olmadığı gibi ,kendi haline bırakmak da etkili bir çözüm yolu değil. İnsan hakları ayaklar altından çiğnenirken AKPM’nin bu kayıtsızlığı bundan sonra alacağı kararlarda daha da zora sokacaktır. Artık varlığı sorgulanacaktır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin