Avrupa futbolunda finiş çizgisine yaklaşırken

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Avrupa’da futbol sezonunun yavaş yavaş sonuna geldik. Ligler bittikten hemen sonra Euro 2020 heyecanı bir yıl gecikmeli olarak başlayacak. Pandemiden dolayı boş tribünler önünde oynanan sezonun bonusu, az da olsa seyircinin statlardaki yerini alacağı Euro 2020 olacak. Sezon henüz bitmedi ama şimdiden unutulmaz başarı ve başarısızlıklar tarihteki yerini aldı.

Avrupa’nın 5 büyük liginden sadece Serie A’da şampiyon belli oldu. Son haftalardaki çıkışıyla ikinci sıraya tırmanan Atalanta’nın Sassuolo deplasmanda puan kaybetmesiyle Inter bitime 4 hafta kala 19. şampiyonluğunu resmen ilan etti. Milano ekibi 2009-10 sezonundan sonra ilk kez şampiyon oldu. Almanya’da Bayern Münih ve İngiltere’de Manchester City şampiyonluk için dakikaları sayıyor.

9 YILLIK JUVE HÂKİMİYETİ SON BULDU

Yılın büyük sürprizine Juventus ve Liverpool imza attı. Dile kolay tam 9 sezon üst üste şampiyonluğun tek adresi olan Juventus son dönemeçte Şampiyonlar Ligi biletini alamamakla karşı karşıya. 2011-12 sezonuyla başlayan Juve hegemonyasını yıkan bir anlamda kendi hataları oldu. Juventus yönetimi, “Hocanın adı ne olursa olsun şampiyon biziz” gururunun bedelini ağır ödedi. Cristiano Ronaldo başta olmak üzere yıldızlar topluluğu bir kadroya sahipti. Kenar yönetiminin Andrea Pirlo’ya teslim edilmesi, mutfakta iyi bir aşçının ne denli önemli olduğunu gösterdi.

Juventus’un şampiyonluk serisi Pirlo’nun Milan’dan transfer edilmesiyle başlamıştı. Milan’ı şampiyon yapıp, Juve’ye transfer olan Pirlo, yaşlandı söylentilerini boşa çıkaran bir performans ortaya koymuştu. Şikeden dolayı 2006’da ligden düşürülen Juventus, zirveye tekrar ancak 5 yıl sonra çıkacaktı. Oyuncu olarak Juve’nin şampiyonluk serisini başlatan Pirlo, teknik adam olarak ise seriyi bitiren isim oldu.

Tek suçlunun Andrea Pirlo olduğunu söylemek haksızlık olur. Bir başka ‘Brütüs’ daha var. Bu isim Antonio Conte. 2011-12 sezonunda Juventus’un serisi başlarken, kenar yönetiminde Antonio Conte var. 3 yıl üst üste Juve’yi zirveye çıkarıp, görevini başarıyla yapmıştı. Juve’ye veda ettikten sonra İtalya milli takımı ve Chelsea’yi çalıştıran Conte sezon başında yeniden Çizme’ye dönüp Inter’in başına geçti. Juve’nin serisini başlatan teknik adam olan Conte, seriyi bitiren en önemli unsurlardan biriydi.

LİVERPOOL SÜRPRİZİ DAMGA VURDU

Premier Lig’de sürprize elbette Liverpool imza attı. Geçen sezon haftalar öncesinden şampiyonluğunu ilan edip, 30 yıllık hasreti bitirmişti. Jürgen Klopp yönetiminde şampiyonluk serisinin başladığına inananların sayısı çoğunluktaydı. Guardiola faktörü elbette dikkatlerden kaçmıyordu. Yine de Liverpool fırtınasının bir yılda dineceğine hem de bu şekilde inanmak mümkün müydü? Olmazlar oldu. Aston Villa karşısında alınan 7-2’lik tarihi hezimete üst üste gelen sakatlıklar eklenince bütün çarklar kırıldı. Geçen yılın aksine haftalar öncesinden şampiyonluk yarışında havlu attı.

Hatta ilk 4 dışında kalıp, Şampiyonlar Ligi biletini bile mucizelere bıraktı. Çoğu maçta Jürgen Klopp, çaresizliği iliklerine kadar yaşadı. Liverpool fırtınası dururken, City lig ve Avrupa arenasında vites yükseltti. City şampiyonluk için dakika sayıyor. Şampiyonlar Ligi’nde ise PSG’yi deplasmanda geçip, finale doğru büyük bir adım attı. United’ın Ole Gunnar Solskjaer yönetiminde yeniden yükselişe geçmesi, West Ham’ın sürpriz şekilde Top 6 arasına girmesi, Jose Mourinho’nun kovulması ve Arsenal’in sıradanlaşmaya alışması sezonun akılda kalanları oldu.

BAYERN RAKİPSİZ, PSG ZORDA

Almanya’da Bayern Münih gerçeği bu yıl da devam etti. Üst üste 9. şampiyonluk için bir galibiyete ihtiyacı kaldı. Ancak geçen yıla kıyasla sönük bir sezon oldu. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalde evine döndü, Almanya Kupası’na ikinci turda veda etti. Hans-Dieter Flick’in Bayern’den ayrılacak olması da bir başka gelişme oldu. Flick’in yerine Julian Nagelsmann’la anlaşan Bayern yönetimi, son yıllarda şampiyonluk yarışında kendini zorlayan rakibinin en önemli kozunu elinden almış oldu. Göstergeler Bayern’in daha uzun süre rakipsiz olacağını ortaya koyuyor. Diğer 17 takım için sıralama hedefi ikinci basamaktan başlıyor.

Fransa Ligue 1 ve İspanya La Liga’da nefes kesen bir yarış devam ediyor. Fransa’da “bizim çocukların” takımı Lille, ligi yıllardır domine eden PSG’nin bir puan önünde son 3 haftaya girdi. Lille şampiyon olursa, İtalya’da Inter’in başardığını Fransa’da gerçekleştirecek. PSG’nin kaybı ise daha ağır olacak. Şampiyonlar Ligi’nde evinde City’ye 2-1 yenilerek final umutlarını pamuk ipliğine bağladı. Ligi de kaybederse, “zengin patron” çıldırıp takımda temizlik yapabilir.

HAK EDEN KUPAYA UZANABİLECEK Mİ?

La Liga’da yarışta Atletico Madrid iki puan önde son 4 haftaya girildi. Barcelona sahasında Granada’ya 2-1 yenilerek, şampiyonluk yolunda çok önemli 3 puan bıraktı. Granada’yı yenmiş olsa liderlik koltuğuna oturacaktı. Ancak sezonun geneline baktığımızda Atletico şampiyonluğu hak eden bir performans ortaya koydu. Altetico, Real ve Barça’nın iddiası birbirine yakın devam ediyor. Atletico şampiyon olursa, Real-Barça arasında el değiştiren şampiyonluk halkasını bir kez daha bozmuş olacak.

Süper Lig için de geniş yorumu ileriki günlere bırakıp, sadece “Beşiktaş şampiyoooo…” demekle yetineyim.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin