AP’den çok sert Türkiye raporu; 17 Mayıs’tan önce TR724’te

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’nun taslağı, Dış İlişkiler Komitesi’nde yapılan müzakereler ve oylamayla ilk haline göre bazı değişiklikler yapılarak daha sertleştirildi. Türkiye Raporu’nun nihai hali, 17 Mayıs’ta Strasburg’daki genel kurulda yapılacak oylamadan sonra yayınlanacak.

AP Raporu’nun taslağında 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrasında alınan bazı olağanüstü tedbirlerin anlaşılabileceği, ancak tehlikenin ortadan kalkmasına rağmen temel hak ve özgürlüklerde derin sorunlar yaşandığı, OHAL’in 2018 yılında kalkmasına rağmen baskıcı uygulamalarının halen devam ettiği vurgulanıyor.


Nöbetçi Editör’de Abdülhamit Bilici, gündemi Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman ile değerlendiriyor. KHK’lı Dışişleri diplomatı Rumi Ünal, AP raporunu Nöbetçi Editör’de yorumladı.

 


İşkence, adam kaçırmalar, Demirtaş, Kavala, HDP’yi kapatma girişim, Gergerlioğlu’nun hapse atılması gibi husularda çok sert ifadelerin kullanıldığı Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi 2019-2020 Türkiye Raporu’nda öne çıkan hususlar şöyle:

-Terörle mücadele mevzuatı, suçun şahsiliği esasını aştı ve genel geçer suçlamalarla toplu cezalandırmalar yapıldı. Terör örgütü üyeliği iddialarıyla memurlar görevden alınageldi, uzun tutukluluklar devam ediyor ve yargılama sürecinde kısıtlamalar yaşandı. (madde 12)

-Hakim ve savcıların yüzde 30’unun görevden alınmış olması yargı bağımsızlığını zedeledi. (madde 13)

-Tutuklu gazeteciler Hanım Büşra Erdal’ın ve Ahmet Altan’ın AİHM başvurularında 2017 yılından bu yana ilerleme kaydedilmedi. (madde 14)

-Öğretmenler, doktorlar, akademisyenler de dahil olmak üzere 152 binden fazla memurun bulunduğu geniş çaplı işten çıkarmalar oldu. Buna çare bulunmaması üzüntü verici. Görevden alınanların hem kamuda çalışmaları kalıcı olarak yasaklandı hem de özel sektörde önlerine engel çıkarıldı.

-Çok sayıda insan, kendilerinin yanı sıra aileleri üzerinden de kalıcı bir sosyal ve mesleki damgalama yedi. Stigmatize edildi ve bunun yıkıcı etkileri olmaya devam ediyor.

-Olağanüstü Hal Tedbirleri Araştırma Komisyonu, bağımsızlık, tarafsızlık veya verimlilikten yoksun. Bu nedenle de etkin işleyiş hakkında güçlü şüpheler bulunuyor. Keyfi pasaport iptalleri yaşandı, ilgili kişilere dolaşım özgürlüğü kısıtlaması konuldu. Türk makamları, ihraç edilenlerin savunma haklarına saygı göstermeye ve uluslararası standartlara uygun bir değerlendirme prosedürü sağlamaya davet edildi. (madde 14)

– HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve ardından tutuklanması insan hakları faaliyetleri nedeniyledir. Özellikle çıplak arama konusunu Meclis gündemine taşıdığı için bu muameleye maruz kaldı. (madde 17)

-Ahmet Altan’ın 3 yıldan fazla zamandır tutuklu olması ve serbest kalıp ardından tekrar tutuklanması kınandı. (madde 18)

-Hamile ve yeni doğum yapmış kadınlar tutuklanıyor. İfadeyle, bunların bir an önce salınmaları çağrısında bulunuldu ve bu uygulamaya son verilmesi talep edildi. (madde 18b)

-Yusuf Bilge Tunç’un 2019 yılından bu yana kayıp olmasına dikkat çekildi. (madde 18b)

-Kadınlara yönelik çıplak arama uygulamalarından endişe duyulduğu kaydedildi. (madde 18b)

-2020 Mayıs ayında Covid 19 salgını kapsamında cezaevlerinden 90 bin mahpusun salındığı, ancak avukat, gazeteci, siyasetçi ve insan hakları savunucularından oluşan terör suçlularının, ayrımcı bir şekilde bu uygulamanın dışında tutulduğu ifade edildi. (madde 18d)

-Türkiye dışındaki muhaliflere yönelik kaçırma ve zorla sınır dışı ettirme faaliyetleri kınandı, AB’nin bu konuya eğilmesi gerektiği belirtildi. (madde 18e)

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin